28 Aralık’09 Pazartesi

08 Aralık of 2010 by

Sabah ilk uçak ile Brezilya’nın Parana Eyaleti’nde bulunan Foz de İguaçu Kasabası’na hareket ediyorum. Aklımda hep o devasa büyüklükteki İguazu Şelalesi var. Masmavi bir gökyüzü, bembeyaz bulutlar arasından geçerek yemyeşil bir coğrafya’nın tam yakınına iniyoruz.

Havaalanındaki turizm ofislerinden ve tur firmalarından bölge hakkında harita ve daha detaylı bilgileri alıyorum. Keşifçi ruhum bu kez havanında çok sıcak olmasından dolayı daha rahat etmek istedi ve 2 günlük paket bir tur almak en mantıklısı geldi. Ne de olsa bölge o kadar geniş ki şelalelerin bir bölümü Brezilya’nın Parana Eyaleti’nde Foz de İguaçu Şehri sınırlarında ve diğer kısmı Arjantin’in Misiones Eyaleti’ndeki Puerto Iguazu şehirlerinde bulunmakta. Şelaleleri gezmek için Brezilya bölümüne yarım gün, Arjantin bölümünü gezmek tam bir gün gerektiği için 2 gece burada konaklama yapmayı uygun buluyorum.

Öğlen saatlerine kadar tropik bir bölge olan harika İguazu Milli Parkında ilk fotoğraflarımı çekmeye başlıyorum. Bölgeye özgü birçok bitki, ağaç ile birlikte rengârenk kelebekler, kuş ve diğer hayvanlar bana eşlik ediyor. Özellikle tukan kuşunun ve kelebeklerin renkleri buradan ayrılmayı hiç istememe sebep oluyor. Ama şelalelerin o gürültülü coşku ile akmasını görmek ve bol bol fotoğraf çekmek için özel olarak hazırlanmış yürüyüş platformuna geçmem gerekiyor. Bu yürüyüş parkurunda bile fare ile sincap benzeri rakun olarak tahmin ettiğim hayvanlar ayaklarınızın arasında dolanıyorlar. Bölgeye gelen insanlara o kadar alışmışlar ki hiç kaçmıyor tam tersine sizlere arkadaşlık etmek istiyor sanki. Sesi çok uzaklardan duyulan devasa büyüklükteki İguazu Şelalesi, bölgeye özgü birçok endemik hayvan eşliğinde bir bölümünü gösteremeye başlıyor. 275 şelaleden oluşan İguazu Şaleleri’nin büyük bir bölümü Arjantin bölümünde olduğundan şuan bulunduğum alandan daha geniş bir bölümü görmek ve panoramik olarak fotoğraflar çekme imkânı bulabiliyorum.

Tam bir şelaleler vadisi olan İguazu, dünyanın şelalelerine baktığımızda 979 metre ile en yüksekten akan Angel, en geniş şelaleler olan Niagara ve Victoria ile birlikte dünyanın en büyük şelalelerinden biridir. Bölge 1934 yılında milli park ve 1984 yılından beride UNESCO tarafından koruma altına alınmıştır. Tropik bir orman içinde bulunan İguazu Şelaleleri çevresinde 2000’den fazla bitki türü, 500 çeşit kuş ve memelinin yaşadığı, 70.000 hektara yayılmış tam bir doğa harikası. Yerli dilinde ‘büyük su’ anlamındaki şelaleler, 2,7 kilometre uzunluğunda birçoğu 60 – 70 metreden aşağıya dökülmekte ve tam olarak ziyaretçilerine görsel bir şölen sunmakta.

Bölgeye gelen turistlerin gün geçtikçe artmasından dolayı şelalelerin neredeyse tümüne yürüyüş platformları oluşturulmuş. Haritalar yardımıyla çok kolay bir şekilde bir şekilde parkurlar gezilebilmekte. Şelalelerin en büyüğü olan ‘Şeytan Gırtlağı’ ise 150 metre genişliğinde ve 700 metre uzunluğunda. Buraya geldiğinizde ıslanmamak mümkün değil. Tropik yağmurlar yerine devasa şelalelerin suyunda sırılsıklam olmak da ayrı bir keyif veriyor. Platforma oluşturulmuş son noktada asansör ile çıkarak bu kez ‘Şeytan Boğazı’ diye tabire edilen bölüm ayaklarımızın altında kalıyor.

Arjantin tarafında şelalelerin % 70’lik büyük bir bölümünü gezeceğimi düşünerek otele dönerek bu harika günü noktalıyorum. Brezilya tarafından gördüğümüz geniş alanı bugüne göre daha çok yürüyüş yaparak ertesi gün daha yakından görme imkanı bulacağım…

Previous:

27 Aralık’09 Pazar

Next:

29 Aralık’09 Salı

You may also like

Post a new comment