3 Ekim 2009 – Bangkok

24 Aralık of 2010 by

İstanbul’dan 1,5 saat kadar gecikme ile havalandıktan sonra, yaklaşık 8,5 saatlik bir uçuş ile yağışlı bir havada Bangkok’un oldukça büyük olan İnternational Swanahum Havaalanı’na indik. Bizi burada rehberimiz Teerechai karşıladı. 

Pasaport kontrolünden geçtikten sonra, bu seyahatimizi organize eden The Meek Tours’ un özel midibüsü ile kalacağımız otele doğru hareket ettik. Hareket etmesine hareket ettik ama otele varmamız çok uzun sürdü. Bu kentte öyle bir trafik var ki İstanbul’da trafik olduğu dahi söylenemez. Havaalanından şehir merkezindeki otele gitmemiz yaklaşık 3 saat sürdü.
 

Trafikte adım adım ilerlerken hemen her köşe başında açık hava lokantaları dikkatimi çekti. Yemekler sokakta pişiriliyor, sokakta yeniyor ve bulaşıklar sokakta yıkanıyor. Bu sokak lokantalarında ne yağı kullanılıyorsa inanılmaz kötü kokuyor. Önlerinden geçerken nefesimizi tutmak zorunda kaldık.

Otelimize bir kaç saat dinlendikten sonra kısa bir şehir turu yaptık. Bangkok’un rengârenk ışıklarla süslü gecesinde kalabalığa karıştık. Taylandlılar oldukça sakin ve barışçıl insanlar her şeyleri yavaş. Hiç acele etmiyorlar. Dolayısıyla stres yok.
 
Yeri gelmişken size Tayland hakkında kısa bilgiler vereyim. Ülke krallıkla yönetiliyor. Halk arasında kral ve kraliyet ailesi çok sevilip sayılıyor. Kral ve ailesiyle dalga geçemezsiniz. Örneğin paralarını yere atamaz, yırtamazsınız çünkü üzerinde kralın resmi var. Bu hareket krala hakaret sayılıyor. Böyle bir şey yapıldığı zaman o barışçı insanlar bir anda agresif olabiliyorlarmış. Ülke para birimi Baht. 1 Amerikan Doları, yaklaşık 33 Baht civarında. Hemen her yerde döviz bürolarına rastlamak mümkün. Burada ülke parasını üzerinizde taşımak gerekiyor. Alışverişlerinizde Baht dışında ki bir para birimini kabul etmiyorlar. Ama kredi kartı yaygın olarak kullanılıyor. Ülkenin resmi dili Tai’ce. Burada farklı kültür ve ırktan insanlar yaşıyor. Ülke nüfusunun % 95’i Budist, % 2,5 kadarı ise Müslüman. Kalanı da diğer dinlerden. Ülkedeki elektrik 220 volt. Şehirde her bütçeye uygun oteller mevcut. Pasaport ve diğer değerli eşyalarınızı mutlaka otel odanızda bulunan kasalara koyun. Hırsızlık, kapkaç pek yok ama bürokrasi çok yavaş işlediğinden pasaportunuzu kaybederseniz uzunca bir süre zorunlu olarak beklemeniz gerekebilir. Adli bir olay olmadıkça dışarıda size kimse pasaport sormuyor. Tapınak ve mabetlerini ziyaret ettiğinizde sizden saygı bekliyorlar. Bu ziyaretlerde sessiz olmak gerekli.
 

Dünyanın en yüksek oteli olan 84 katlı Baiyoke Sky Oteli bu kentte. Otelin yüksekliğiyle orantılı olarak fiyatları da yüksek olduğu söylendi.

Buradan Türkiye ile cep telefonu ile konuşmanın dakikası 6 TL. Oysa yerel bir sim kart alınırsa dakikası 1 TL ye konuşabilirsiniz. Son olarak da Tayland’ın, Türkiye’den 4 saat ileride olduğunu belirteyim.
 

Taylandlılar genellikle tek odalı evlerde yaşıyorlar ve evlerinde mutfak yok. Yukarıda belirttiğim gibi sokakta yemek yiyorlar. Sanırım evlerinde gardropta yok. Herkes giysilerini ve çamaşırlarını balkona asıyor. Hemen her balkon askılara asılmış rengârenk giysilerle dolu. Bu odaların aylık kiraları 100 – 150 USD civarında. Bangkok ta az sayıda ikamet eden batılılar ise modern apartman dairelerinde oturuyorlar. Bu dairelerin kiraları da semtine göre değişmekle birlikte 500 – 5000 USD arasındaymış. Ülkede 150 kadar Türk’te yaşıyor. Burada yaşayan Türklerin çoğu KORDSA fabrikasında çalışanlar. Diğer vatandaşlarımız ise değerli taş, gümüş ticareti ve turizm ile uğraşıyorlar. Bazıları da bar ve restaurant işletiyorlar. Bunlardan bir kaç tanesiyle tanışmak imkânı bulduk.

 

Next:

4 Ekim 2009 – Bangkok

You may also like

Post a new comment