Aliağa, Dikili, Foça

27 Aralık of 2010 by

Aylardan Ağustos, hava çok sıcak. Ama içimde hep tamamlanması gereken projem için çekemediğim fenerlerim var. Hafta sonunda arkadaşlar Ören’e gideceklermiş ama otobüste yer bulamamışlar. Amanın benim için bulunmaz fırsat. Benim kahrımı çeken ve bu yol güncesinde en iyi dostum olan arabam 2000 model Uno S’im devreye girdi yine ve arkadaşları biz götürdük keyifle. Niyetim hem yol arkadaşlığı hem de o civarda çekmediğim fenerleri çekmek.

Ayvalık iskele çakarlarını daha önce çekmiştim zaten. Keyifli yolculuğun ardından arkadaşları evlerine bırakıp hazırlanan nefis yemekleri yedikten sonra, ben de Ayvalık’ta kalacağım otele vardım. Ertesi sabah büyük heyecanla yola koyulduk. Bana yolda eşlik eden arkadaşıma da buradan teşekkürlerimi iletiyorum…

Önce Dikili’ye vardık ama Dikili limanda fener olmadığını görünce üzüldüm, araçla değil de kayıkla gidebileceğimiz bir ada da var olduğu söylendi ama onu şimdilik pas geçtik. Bademli Koyu’nu aramaya başladık. Limanda balıkçıların bu tür yerleri iyi bileceğini düşünerek balıkçıya sordum. Bana yeri tarif ettikten sonra dediği sözü hiç unutamam: ”iyi de bu saatte (saat 12.00) fotoğraf çekemezsin ki, ışık çok sert, güneş tam tepede.” Bademli Koyu’nu bulduk, çakarını çektik ama çok uzaktık ve benim ‘tele’m yoktu.

Aliağa’ya doğru yola çıktık. Vardığımızda genelde gördüğüm o şirin manzaraya rastladım; balıkçılar barınağa tekneleri ile girerlerken çakarlar onlara yol gösteriyordu. Etrafında eski dostlar oturmuş sohbet edip denizin tadını çıkarıyorlardı. Kim bilir ne sohbetler dönüyordu o çakarın etrafında? Kim bilir ne âşıklara kucak açtı o çakarlar? Efkârdan içip içip offf çeken kim bilir kaç kişi oldu?

Ardından Foça’ya doğru giderken Azaplar (Venedik) Kayalığı ışıldağını gördük yolda giderken. Hemen içeri girip değişik açılardan fotoğrafladım ama içimden bir ses, burada gün batımının mükemmel olacağı idi. Dönüşte mutlaka çekim yapmalıydım.

Foça’ya varınca bize uzaktan göz kırpan Değirmen Burnu Feneri’ni gördüm. Gün batımında Değirmen Burnu’nda olup Foça Limanı ve kıyılarını, giriş çıkış yapan tekneleri, seyretmeye doyum olmuyor. Özellikle kıyılara veya burun da yer alan deniz feneri çevresine kadar araçla gidilebilen geniş toprak alandan, Beş Kapılar’ın seyri büyük zevk veriyor. Girişteki tepeye tırmananlar yel değirmenleri kalıntılarından daha panoramik fotoğraf çekim imkânına kavuşuyorlar. 1887 yapım tarihli, denizden 20 metre yüksekte ki tepede yer alan kule yüksekliği 12 metre. Işığın görünme mesafesi 8 deniz mili olan Değirmen Burnu Feneri, çevrede dolaşan martıların üssü konumunda.

Dönüşte de hemen Azaplar (Venedik) Kayalığı’na yol aldık ve gerçekten inanılmaz güzel bir günbatımı ile bir günü ve bir fener gezisini daha devirdim. İçim kıpır kıpırdı. Hiç ayrılmak istemiyordum ama vakit tamamdı ve terk ediyordum yine hüsranla feneri.

Previous:

İnceburun Feneri

Next:

Zonguldak Feneri

You may also like

Post a new comment