Altın Tapınak

20 Mayıs of 2011 by

Amritsar, 02 Kasım’06

Hava kararmaya yüz tuttuğunda tekrar Altın tapınak’ın yolunu tuttum. Karşı tarafta yakınlarda kalınacak bir yer olabilir düşüncesiyle dikkatimi çeken bir aralığa girdim. Ve o zaman öğrendim. Sikhler Altın Tapınak’a gelen her yabancıya 3 gün herhangi bir ücret talep etmeden yatacak yer veriyorlardı.


Her bölümün girişinde bir Sikh nöbet tutuyor ve değişimleri organize ediyordu. Odalara baktım. Yan yana yerleştirilmiş yataklar vardı. Bazıları büyük bazıları küçüktü. Şu anda hiç boş yer olmadığını öğrendim. Ertesi gün gelip tekrar sormamı söylediler. İçerde kendi evleriymiş gibi rahat eden bir sürü insan kâh oturuyor, kâh müzik yapıyor, kâh uyuyordu. Hepsi de yatak komşusuydu ve sıcak bir ortam vardı burada. Sihkler bunu ‘insanların kardeşliği’ ve ‘sevginin paylaşımı’ adına yapıyordu ve doğrusu bu onlara daha çok saygı duymama neden oldu.

Altın Tapınak’a girmek üzere ayakkabılarımı çıkardım ve çıplak ayakla suların içinden üşüye üşüye yürüdüm. Hava biraz serinlemişti. Suyun kenarında inanılmaz bir kalabalık kâh oturuyor, kâh ayakta duruyordu. Sunak yerleri mumlarla doluydu. Çocuklar mumların başına oturmuş dünyadan kopmuş bir durumda yalnız ve yalnız mumlara kibrit çakmakla ilgileniyorlardı. Gözlerim, ruhum bayram etti ve gördüğüm bu manzara karşısında hissettiğim duygu yoğunluğu, gözlerimden birkaç damla yaşın akmasına kadar gitti. Renkler, mumlar, ay ışığında parıldayan yakamoz, Altın tapınağın suya vuran sapsarı aksi, her şey muhteşem bir ortamın oluşmasına bir puzzle gibi yardım etmiş gibiydi. Oturup saatlerce, bıkmadan izlenecek büyülü bir şeydi.

Önümde oturan bir aile yere oturmayayım diye bana bir minder verdi. Gülümsedik birbirimize. Adamın çocuğu ile ilgilenişi ve ona olan şefkati çok yumuşaktı. Sikhlerin aileye ne kadar çok önem verdiklerini, hatta dışarıya belli sınırlarla kapalı olduklarını, her şeye rağmen aile birliğini koruduklarını biliyordum. Gördüğüm tablo da bunu doğruluyordu.

Sikhlerin önem verdikleri bazı temel noktalar daha vardı; Altın Tapınak’ta yıkanmak, birbirlerine ‘Singh’ diye hitab etmek, traş olmamak, kama veya kılıç taşımak gibi. İnançlarına göre; kişi yaptıklarının sonraki hayatına/hayatlarına ve öteki âlemdeki hayatına etkisini deneyimler – karma -. Anlaşılmaz dua ve ayinler yerine basit ibadet ve ritüelleri tercih ederler. Tek ibadetgâhları Altın Tapınak’tır. İbadet niyetiyle havuzda yıkanırlar. Ata binmeye, askerliğe, eğitim ve öğretime çok önem verirler.

Okuduğum şeyleri burada görmekte keyifliydi benim için. Yolculuğumun en keyifli yanlarından biri de buydu aslında. Okuduklarımı yaşamak, hayatın içine taşımak ve uygulamak. Yaşanmayan, uygulanmayan her şey gibi bilginin de yük olması kaçınılmazdır diğer türlü. İnsana faydadan çok zarar verir. Deneyimler bu açıdan benim için çok daha önemliydi. Okuduğum satırlardan, izlediğim filmlerden ve duyduğum tavsiye ve nasihatlerden daha çok. İlgilendiğim tek şey; dünyayı kendi gözlerimle görmekti…

Yerimden kalktım. Altın Tapınak’a girmek üzere sırada duran insanların arasına ben de katıldım. Sırada alkollü olduğunu anladığım birinin, Sikh bir görevli tarafından yaka paça dışarı atıldığını gördüm. Adam bir de tokat yemişti. Sonradan öğrendiğim üzere Altın Tapınak’a alkollü girmek büyük, çok büyük bir saygısızlıktı…

Yavaş yavaş içeriye giren insanların arasından sıramı bekledim. İçerden müzik sesi geliyordu. Ve içeriye girdiğimde ortada bir yerde müzik yapan bir grubu izlemek üzere oracıkta bir yer bulup oturdum. Gözlerim altın tozu kaplı tavana bakarken, kulaklarım geleneksel bir ezginin tınlamalarıyla coştu. Her şey çok güzeldi. İçerdeki insanların, sessizce, hiç konuşmaksızın müziği dinlediklerini ve saygılı hareketlerini izledim. En güzeli de her inançtan herkes buraya gelebiliyordu. Önemli olan içerdeki kurallara saygılı olmak ve saygıda kusur etmemekti…

Müzik bitene dek oturdum. Giden insanların yerineyenileri geliyordu. Renklilik başımı döndürmüştü. Hayatımda böylesi bir renk cümbüşü içinde olduğumu hatırlamıyorum. Bu anda burada olmak gerçekten de benim için büyülü ve anlamlıydı…

Dışarıya çıktım bir süre sonra. Dışarısı da çok hoştu. Sadece Altın Tapınak ışıklandırılmıştı ve sudaki görüntü, yakılan mumların ışığı, yıldızların ışığı ve insanların ışığı hep bir aradaydı…


 

Previous:

Renkler Ülkesi Hindistan

Next:

Sudaki Dilekler

You may also like

Post a new comment