Antalya’da Şarabi Akşamlar

15 Aralık of 2010 by

Fethiye’ye 88 kilometre uzaklıktaki İncealiler Köyü yakınlarında bulunan Oenanda, yakın zamanda kazı çalışmalarının başlatıldığı bir Likya kenti. Oenanda, bir yerleşim adı olarak, ilk kez Hitit metinlerinde geçiyor.

Yüzyıllar, yüzyıllar önce taa Hititler zamanında bağlarından bereket fışkıran, halkının huzur içinde ve mutlu yaşadığı adına Wiyana Wanda (şarap şehri / şarabı bol yer) denen bir yer varmış. Yıllar geçmiş, Wiyana Wanda adı Luwi dilinde Oenoanda adını almış ki ‘Oino’ şarap anlamına gelirmiş. Bağlarından toplanan üzümlerden yapılan şaraplarının güneşle aynı renk olduğundan mı yoksa bugün bile örnek alınan demokrasi anlayışlarından mı bilinmez, Oenoandalıların da içinde olduğu bu birliğe ‘Işık Ülkesi’ denirmiş. Işık Ülkesi (Likya, Lukka) öyle çok ışık yaymış ki etrafına barbarlar çok kıskanmışlar Ön Asya’nın yani Anadolu’nun Işık Ülkesi’ni.

Tez elden ordular yola koyulmuş Işık Ülkesi’ni işgal etmek için. Bizim ışık saçan dostlar, dedeler, nineler mecburen savaşa girmişler. Ama onların savaşmak değil kendi hallerinde yaşamakmış ilkeleri. Toprağı oya gibi işlemeyi, dost sohbetlerinde şarap içmeyi, şiirler yazmayı çok severlermiş. Bu nedenle savaşmak onlara çok saçma, vahşi, insanlık dışı gelirmiş. Sonunda, savaş gelmiş kapıya dayanmış. Ne yapsınlar, ülkelerini korumak için savaşmaya başlamışlar. Ama düşman çok güçlü, çok vahşi, acımasız. Saldırdıkça saldırıyor. Yardıma gelen de yok Işık Ülkesi’nin insanlarına. Günlerce kan dökmüşler, can vermişler. Bakmışlar yine de durum kötüye gidiyor, eli silah tutanlar savaşa tutuşmuş, savaşamayacak durumda olan yaşlı, çoluk çocuk herkesi toplamışlar şehrin kalesine, vermişler kaleyi ateşe bir çok Likya şehri. Ateşte onurlarını kurtarmışlar ve esir düşmemişler barbarlara. Külleri uçmuş gökyüzüne, güneşin kızılında ışık ışık parlarlar bu gün bile.

Oenoanda, şarap bilimi olan’ oenology’e isim babalığı yaparak bugün bile birçok ülkede kendini hatırlatır Antalya’nın bu gün Kışlaköy, Yapraklı, Girdev Yaylası’nı içine alan toprakları. Şarapla ilgili birçok firma ve kurum onun adıyla anılır. Örneğin; Fransa, Rusya, İtalya, İngiltere, İsviçre, Yeni Zelanda da Oeno Tourismo, Oeno File, Oeno Gastronomy, Oeno Yeast, Oeno-Tech. Oeno Bacteria, Oeno Lab. Hatta Belçika’daki Oeno Institute’de.

Antalya’da bir sonbahar (başka yerlerde kışken) günü yürürken ormanda çınar, keçiboynuzu, zeytin, sakız, çam ağaçlarının arasında sarıyı, bir yandan kırmızıyla bir yandan yeşille cilveleşir bulursunuz. Öyle vazgeçilmezdir ki iki aşkı da, arada kalakalmıştır sarı. Güneş denizin üzerinde ağır ağır raks ederken tüm renkleri kendine boyar. Oenoanda’dan yansıyan kızıllıkla elinizde güneş rengi şarabınız saygınızı sunarsınız güneşe ve Oenandalılara.

Peki, şimdi soruyorum sizlere, Kaç Türk vatandaşı biliyor böyle bir antik kentimizin olduğunu ve şarap tarihinde böylesine önemli bir yeri olduğunu?

Sorumun alanını biraz daha daraltayım en iyisi. Kaç turizm organizasyonu yapan firma bu özel kent için turlar düzenliyor. Üstelik artık aynı bölgede şarap üretilmeye başlandı. Elimizdeki değerleri iyi değerlendirelim dostlar. Artık 12 aya yayılan kültür turizmini bölgemizde uygulamanın zamanı gelmedi mi sizce? 

Fotoğraf: İsmail Şahinbaş

Previous:

Cadı Mıyım? Neyim?

Next:

Dünyanın ilk kayıtlı – belgeli hayırseveri: Opramoas

You may also like

Post a new comment