Avlanamayan Karabatak Halit

24 Eylül of 2011 by

Avlanamayan bir karabatak…  Dışarıdan bakıldığında çok gülünç değil mi? Gülünç mülünç evet ama biriniz de çıkıp bu adam niye avlanamıyor bir derdi mi var acaba -illa ki vardır – diye sormadınız.

Sorsaydınız bilirdiniz ki ben karabatak olmaktan artık çok sıkıldım. Öylesine sıkıldım ki artık böyle boş beleş tehlikeler içinde yüzüp bir cengâver avcı gelse de avlasa beni diye bekliyorum. Yok, ama nerde o babayiğit bir türlü çıkmıyor karşıma. Çıksa vallahi bırakacağım kendimi, suyumu salıcam ona.  Arkadaş her gün bir rekabet,  aynı öğün, aynı balıklar, aynı sıkıcı karabataklar görmeyi kaldıramıyorum artık. Uça uça, yüze yüze bir hal oldum. Hele mevsim bir de kışsa o soğukta dona dona balık avlamak…  Sonra yok sen asi oldun, efenime söyliyim ben mi karabatağım avlayacaksın tabiler, bir hor görmeler, yukarıdan bakmalar…

Gak gak, cik cik diye diye ömrümü yiyen kaynanamın dırdırından kaçıp gençliğimin en güzel çağında göç ettim geldim. Geldim gelmesine de gele gele bu pisboğaza geldim. Burada da öyle bir çıkmaza girdik ki işte görüyorsunuz elalemin maskarası oldum. Gidiyim diyorum ‘yok’ diyorlar. Aman Halit Abi biz sensiz ne yaparız ‘ık’, ‘bık.’ Yahu bakınca da arkamdan denmeyen kalmıyor. Balıkta yemiyoruz. Yani ne yapayım bu yaştan sonra çöpe mi sardırayım. Çöpçü kuş mu olayım?

Sıkıldım işte bu rutinden, sıkıldım daha ötesi var mı? İçimden bir dişi karabatağa kur yapmak bile gelmiyor; uç, kanat çırp, etrafından dön, güçlü sesler çıkar, neymiş kuvvetli olacakmışım, neymiş paşalar benim DNA’larımı beğeneceklermiş. Açıkçası benim balık avlamaya bile mecalim yokken, kusura bakmasınlar ama uğraşamam böyle şımarık, fingirdek karabataklarla.  Ayrıca karabatak camiasından da özür dilerim. Onların çok çocukluluk politikasını yerine getiremeyeceğim. Başka bir açıdan bakarsak bir bakıma ben soyumuzu devam ettirecek genç arkadaşların önünü açıyorum, fena mı?  Zaten iki kere baba oldum. Dalyan gibi delikanlı oldular. Bu yeter bana.

Velhasıl böyle dostlar. Siz siz olun benim gibi olmayın. Ben bu rutinin, hayat keşmekeşinin, bana dayatılanın kurbanı oldum. Siz zincirlerinizi kırın ve rutininizi bozun. Yoksa bir bakmışsınız yıllar geçmiş, her şey aynı, siz aynı, onlar aynı…

Fotoğraf: İsmail Şahinbaş

 

Next:

Balon

You may also like

Post a new comment