Bafra Feneri

23 Aralık of 2010 by

Tarihteki ilk deniz fenerleri, gemilere yol göstermek için ve rahat görünmeleri için tepelerde, yamaçlarda yapılmıştır. İlk deniz feneri antik şehir olan Alexandria’da MÖ 285 yılında kuruldu. Amerika kıtasında ise ilk deniz feneri Boston Limanı’nda 1716 yılında faaliyete geçti.

Deniz fenerleri genelde tepeler, denizdeki sığlıklar gibi güzel yerlere kurulur ve kuruldukları yerlere uyum sağlayarak çok güzel manzaralar oluştururlar. Genelde yüksek yerlere kurulmalarının sebebi, en uzak mesafeden bile rahatça görülmelerini sağlamaktır. Dünyamızın yuvarlaklığı yüzünden alçak yerler yavaşça gözden ilk kaybolan yerler oldukları için yüksek yerlerin avantajı büyüktür. Deniz fenerleri çok farklı şekillerde, boyutlarda, renklerde olabilirler. Sisli havalarda fenerler sesli uyarı vererek yerlerini belli ederler.

Her ne kadar yön bulmak için gps gibi teknolojik gelişmeler ilerlese de deniz fenerleri her zaman varlığını sürdürecektir ve bulunduğu ülkenin kültürel mirasını temsil edeceklerdir.

Sevdamla Karadeniz yollarına düştüğümde beni en çok etkileyen fenerlerden biri de Bafra feneri ve bekçisi oldu.

Bafra Feneri

Deniz feneri bekçiliği babadan oğla geçen nadir mesleklerden biri – idi -. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün almış olduğu bir karar ile artık yurdumuzun en güzel seyirlik yerlerin de bulunan deniz fenerleri maalesef ekonomik koşullardan kiraya verilmeye başlandı. Ama hala içinde bekçisi bulunan nadir fenerlerden biri olan Bafra Feneri’nin bekçisi Sürmene – Trabzon doğumlu Fersat Özkan, Karadeniz gezimizde bizi sımsıcak bir gülümseme ile karşıladı. İzin belgemizi gösterdikten sonra sıcak bir dostlukla içeri davet etti. Ailesi Deniz, Hakkı ve Bilge adında üç çocuğu ve eşi ile beraber, tadilat olan fenerde vakit geçiriyorlardı. Oradan buradan sohbet derken bu gelenekte bu fenerde kimlerin gelip geçtiğini sordum;

1. Dönem: Dede Recep Özkan

2. Dönem: Amcalar Hasan – Hamit – Mehmet – Fikri Özkan

3. Dönem: Baba ve Amca Hakkı – Selahattin Özkan

4. Dönem: Amca ve kendisi Selahattin – Ferşat Özkan

5. Dönem: Kardeşler Ferşat – Fikri Özkan 1984’ten beri görevi devralmışlar.

Ferşat Bey, 1880’de gemiyle Fransa’dan bir bütün halinde gelen bu ilginç fenerin dünyada üç örneği olduğunu söyledi O zamanlar denizde olan bu fener 1919 yılında denizden 500 metre içeri alınmış.

1980 yılına kadar yolu bulunmayan fenerde yaşamak bir hayli zormuş. Daha sonra o zamanın albayı yolu yapınca rahatlamışlar. Sonra da Samsun Valisi Erdoğan Cebeci’nin yola çakıl atmasıyla ulaşım rahatlıkla sağlanır olmuş. Harita da aslında ‘Halisiye Burnu’ olarak geçtiğini belirtti. Her mevsim her tür rüzgârı alan bir yer olduğu için orada yaşamın çok zor olduğunu belirtti. Aslında ne anılar vardı daha anlatacak ama bizim yolumuz uzundu. Onun da işi çoktu çünkü fener yine tadilattaydı. Eşi ve çocukları ile birlikte bizi uğurlarken tekrar görüşmek ve uzun uzun anıları dinlemek isteyerek içim buruk ayrıldım Bafra Feneri ve bekçisinden:

Gece sessiz, gece soğuk…
Deniz fırtınalı tenim donuk…
Bir deniz feneri ararım,
Hani kaybettiğim yılları aydınlatan,
Hani fırtınalarda yolumu bulduran,
Hani kurtarıcı derler ya
İşte ondan… Bulamam…
Ama alıştım bu yalnızlıkla yaşamaya
Deniz fenerim olmadan da bu fırtınayla savaşmaya… Selçuk Baki

Teknik özellikler: Osmanlı İmparatorluğu Dönemi’nde 1880 yılında Fransız müteahhitler tarafından Kızılırmak’ın denize döküldüğü yerdeki delta üzerinde Halisburnu Mevki’ine inşa edilmiştir.

Karadeniz’de bu mevkide seyreden gemiler için çok önemli bir rota feneridir. Bulunduğu arazinin delta olması nedeniyle demir boru kazıklar çakılarak üzerine yapılmıştır. 22 metre silindirik çelik kule çevresinde çelik çatma profillerle tamamen çelik konstrüksiyon olarak inşa edilmiştir.

Fenerin kulesinin denizden yüksekliği 25 metre, kule yüksekliği ise 22 metredir.

Çakma karakteri Fl.W.5 saniye olan fenerin görünüş mesafesi ise 20 deniz milidir.

Fener ilk olarak gaz yağı ile çalıştırılmış daha sonra asetilen gazına çevrilmiş olup şu anda elektrik enerjisi ile çalışmaktadır. Yedek enerji olarak hale asetilen kullanılmaktadır. Halen 500 W’lık elektrik lambası ile aydınlatma sağlanmaktadır.

Işık kaynağını kuvvetlendirecek uzaktan görünmesini teminen odak uzaklığı 250 mm olan dört adet kotodiyoptrik panel kullanılmaktadır.

Söz konusu optik paneller cıva banyosu üzerinde dönebilen dairesel platform üzerine dörtgen teşkil edecek şekilde yerleştirilmiş bulunmaktadır. Işık kaynağı odakta sabit olarak yakılmakta ve platform üzerindeki optik panellerin döndürülmesi suretiyle fenerin çakar ışık vermesi sağlanmaktadır.

Kuledeki çelik tellerle aşağıya dik olarak hareket eden ağırlıklara sahiptir. Ağırlık inerken saat harekete geçer ve yolda ağırlık yukarı doğru geriye kurulmadığı takdirde ağırlık dibe ulaştığı zaman saat durur. Fener bekçileri, Optik sistemin hemen altında yer alan mekanizmaya bağlı geniş kurma kolu ile deniz feneri optik saatini kurmaktaydılar. Bu sistem evlerdeki saat mekanizmasına benzemektedir. Fener bekçisi hala her üç saatte bir mekanizmayı kurmaktadır.

Söz konusu makine ve optik paneller koruma altına alınmış olup halen kullanılmaktadır. Fener ve gardiyan binası ulusal miras olarak Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünce koruma altındadır.

Previous:

İğneada

Next:

İnceburun Feneri

You may also like

Post a new comment