Balon

25 Eylül of 2011 by

Balon olsam en şişirilmişinden, kırmızı mı kırmızı, tombul bir balon. Görenler patlamak üzere olduğumu zannetseler ama bilmeseler aslında o kadar tombulken mutlu olduğumu.

Beneklerim de olsa; siyah, düzgün yuvarlak benekler. Üstümde,altımda, yanımda her yerimde olsa. Dokunabilsem keşke onlara  sivilcesiyle oynayan ergen kız çocuklarına özendiğim gibi. Ama sivilcelerim de olsa ayrıca.

Hiç kokulu balon duydunuz mu?  Bende duymadım. Duymadım ama ben bir kokulu balon olmak istiyorum. Yasemin, lavanta, gül koksam. 60’lık kokanalar gibi değil de, 20’lik çıtırlar gibi olsam. Belki daha çok seversiniz beni.  Kim bilir belki umudunuz olurum.

Parıl parıl parlasam aslında göz kamaştırsam. Ama korkmuyor da değilim hani, sümüklü bir çocuğun elinden umudumun uçmasından. Hoş, olsun razıyım saflık içinde tüyü bitmemiş bir yetimin elinde olmaya. Dayanamadığım, korkum; hayvanlardan, insandan, yani insan hayvanından. Sönüklüğünü benim parlaklığımı yok ederek tatmin eden insanlardan. Onlar boğulmuşlukları içinde o kadar yorgun ki, umudu olanlara dahi umutsuzlar. Uzak durun onlardan, umutsuzlardan, umutla beslenenlerden, sahtelerden, yalanlardan…

Bazen boğaz semalarında uçarken duyuyorum sizi. Sağımda hüzün, solumda neşe buluyorum. Hüznü görünce çekip gidesim geliyor gökkuşağına. Mahrum bırakasım geliyor. Ama biliyorum herşeyi ve çaresizce işte ‘insanlık’ bu diyorum…

Özeniyorum, üzülüyorum. Özgür olmak istiyorum ama değilim zannedilenin aksine. Asi rüzgar düşmanımken nasıl giderim gökkuşağına…

Yağmurlu havaları hatırlıyorum küçüklüğümden kalan. Şanslı veletlerin yediği Osmanlı macununun ve horoz şekerlerinin tadını merak ettim ben hep o yağmurlu havalarda. Rengarenk oluşu çekti beni. Bilmem belki de tadını hiç bilemeyecek oluşum. Eğer bir gün karar verirsem bu iş umutsuz insanların elinden değil de kendi elimden sonlasın. Sizden daha yukarda daha uzakta bitsin. Kim bilir asi arkadaşım olmazsa gökkuşağına bile giderim. Belki orda Osmanlı macunu ve horoz şekeri de vardır…

Fotoğraf: İsmail Şahinbaş

Previous:

Avlanamayan Karabatak Halit

Next:

Geçmiş Bir Saplantıdır

You may also like

Post a new comment