Başka Yola Doğru

16 Şubat of 2011 by

12 Aralık 2008, Hama

Sabah 6.25 treniyle Halep’e geri dönüyorum, sırf tren yolculuğu yapmış olmak için. Zira yol ve etraf çok güzel. Tren yolları güzeldir. Ormanların içinden, nehirlerin üstünden, yaşamların içinden geçer. Yemyeşil tarlaların içinde otlayan inekleri, atları, eşekleri, koyunları görmek, ekili tarlaları izlemek, sarıdan kırmızıya, pembeden lilaya doğru karışan çiçeklere bakmak benim için bir hediyedir. Yaşama, yolculuklara bir trenden bakmak başkadır, çok başkadır.

Bir yeri bırakıp bir başka yere doğru yol almak; içimde bir parça hüzünle bir parça sevinç kucaklaşır; giden geride bırakan yanımla hesaplaşır. Ben hep böyle giderim, yarı hüzünlü, yarı mutlu…

Trenin hayallere daldıran yolculuğu biter bitmez, soluğu otogarda aldım. Oradan hemen su değirmenleriyle ünlü Hama’ya doğru geçme niyetindeyim. Bir otobüs bileti alıp yerime oturdum; bir başka yola doğru.

Şehir içi otobüslerden birine binip şehir merkezinde indim. Bir otel bulup yerleştim. Otel görevlisi tek kelime İngilizce bilmiyor, hiç konuşmadan anlaşabilmek ne güzel bir şey. Kesinlikle biliyorum ki evrensel bir dil var ve beden dili ile her şey anlatılabilir. Bir bardak gösterip çay içer miyim diye sordular. Kafamı eğdim. Ortada bir soba var; otel değil de ev gibi. Burayı sevdim.

Çaydan sonra dışarı çıktım. Sokaklardaki satıcılar dikkatimi çekti. Onların da ben. Alışveriş yapmayı düşünmediğimden adımlarımı bir başka yöne doğru çevirdim. Zira yolum uzun ve ağırlık yapan hiçbir şey taşımamam gerek…

Hama, Asi Nehri kıyısında bulunuyor. Ve nehir boyunca aralıklı olarak su değirmenleri görüyorum; Naure’ler. Naureler; Asi Nehri boyunca uzanan su dolapları. Naure ‘dilber’ anlamına da geliyor aynı zamanda. Tahtadan yapılmışlar. Çok eskiden şehre su dağıtırlarmış. Çark kendi etrafında dönerken suyun sesini dinlemek çok hoş oluyor ancak Asi Nehri artik çağıl çağıl akmadığı için naureler de çalışmıyor. Ve eskiden elliyi aşkın naure olduğu şimdilerde sadece 17 tane kaldığı söyleniyor. Her birinin bir adı var. Ben bir parkta küçük bir havuzun içindeki sembolik olarak yapılmış naureyi dinleme imkânı bulabildim.

Previous:

Otel Odalarından, Yeşil Yollara

Next:

Tudmor Yolunda

You may also like

Post a new comment