Bir Hint Masalı Gibi Düğün

27 Şubat of 2011 by

4 – 5 – 6 Mart 2009

Madhvi’nin düğünü iki değişik yörenin geleneklerine göre yapıldı. Kocası Pratik Maharastirali, kendisi de Madya Pradeshli. Gelenekler ve görenekler oldukça farklı. Pratik’in ailesi et yiyebiliyorken, Madhvi’nin ailesi yumurtaya bile dokunmayacak kadar vejetaryen.

Pratik’ler Hindu, Madhviler’se jenist (karıncayı bile incitmeyecek kadar uysallar, yasayan her canlıya sonsuz saygıları var ve öldürmek en büyük günah). Ruhun, insan vücuduna erişinceye kadar 4 asamadan geçtiğine inanıyorlar. Önce hava ölüyor, sonra toprak, su ve ateş. Ardından da 5. aşamaya: akla ulaşıyorlar. Sadece düşünen varlık olarak insan, varoluşu sorgulayabiliyor ve tanrıyı buluyor.

Dolayısıyla, insanın ona erişebilmesi için yükünü hafifletmesi gerekiyor. Daha önce hava ölmüş, bitkiyle su ölmüş, böcekle ateş ölmüş, hayvanla toprak ölmüş şimdiyse akılla insan bedenine erişmiş. Alkol, sigara ve et: aklın, ruhun ve bedenin bir arada dengede olmasına izin vermiyor o yüzden Jenism inancına göre yaşayan hiç bir varlığı öldürmemek ve o kısa döngünün içine girmemek çok mühim.

Bir hayvanı öldürdüğümüzde ve ya öldürttüğümüzde, korkularını ve saldığı adrenalini yani toksin dolu etini yiyor ve vücudumuzu negatif enerjiyle dolduruyoruz. Sindirim sistemine aşırı yüklemede bulunuyoruz ve organların daha fazla çalışmasına sebep oluyoruz. Oysa az yemek ve vejetaryen olarak beslenmek ruhu ve vücudu daha zinde kılıyor ve aklı ve dolayısıyla düşüncelerimizi berraklaştırıyor. Yoganın ve meditasyonun da tüm amacı bu zaten. Düşüncelerimizi kontrol edebildiğimiz sürece vücut ve ruh arasında denge kurabiliriz. Bana çok inandırıcı geldi, dolayısıyla bugün yani 4 Mart’tan beri vejetaryenliği denemeye karar verdim.

Pratik’in aşkı o kadar derin ki, Madhvi’nin Ortodoks vejetaryen ailesine katılmaya razı oluyor ve et merakını geride bırakıyor…

Evlilik seremonisi tam iki gün surdu. Madhvi geleceğimi bilmiyordu o yüzden büyük bir sürpriz oldu ona. Trenden iner inmez otellerimize yerleştik, temizlendik giyindik ve Madhvilerin güzel evine gittik. Çok büyük ve ferah bir mekânları var. Çok eskiden ailesi bu yörede (Ujjain, Madhya Pradesh) ilaçlara katılmak üzere afyon yetiştiriciliği yapıyormuş (burası zaten afyon çekip kafa bulan rastali sadhularıyla meşhur). Bu işler illegal olunca bir sürü değirmen satın alıp, tarımla ilgilenmişler, sanayileşme gelince de ticarete başlamışlar fakat Hindistan’ın devamlı değişen politikalarına ayak uyduramayıp en sonunda batmışlar. Şu anda şehirde birkaç okula sahipler ve eğitim alanında çalışıyorlar. Tüm aile çok kültürlü ve entelektüel, zaten asil bir soydan geliyorlar.

Madhvi’nin hazırlanıp yanımıza gelmesi neredeyse iki saati buluyor. Neyse ki, muhteşem sarisıyla ve aksesuarlarıyla salona süzülürken bir anda beni fark ediyor ve çiğlik çığlığa üzerime doğru koşmaya başlıyor. Hiç unutamayacağım, duygu yüklü bir andı. Madhviyle ISB’nin kampusunda aynı dairede 8 ay boyunca beraber yasamıştık ve muhteşem bir arkadaşlık kurmuştuk tam bir yıl aradan sonra birbirimizi tekrar görmek tabi ki muhteşem bir duyguydu. Çok örnek aldığım, her yönüyle harika bir insan. Bana yogayı ve spirutuelliği öğreten kişi, öz ablam gibi görüyorum onu. Tabi gözyaşlarını tutamadık.

Neyse sonra düğün başladı. Madhvi, kız evindeki son dakikalarını yaşadı ve ardından akşama kadar süren bir eğlence hali. Tüm kızlara Hint kınaları yapıldı ve akşam yemeğine otele geçildi. Fakat erkek tarafı gelince Madhvi’yi eve yolladılar çünkü geleneklere göre damatla gelin birbirlerini evlenmeden önce göremezler.

Ertesi gün sabah 10.00 da gelinle damadı bahçede bağdaş kurdurarak oturttular ve çeşitli ritüellerle evlilik seremonisine başladılar. Ateşe pirinç dökmek, pirinç dolu bir kaba isimlerini yazmak, etraflarında yedi kere el ele dolanmak, sular ve çiçekler fırlatmak, tarif edilemeyecek kadar enteresandı.

Hemen sonrasında öğle yemeği için acık büfeye geçildi. Arada derede Madhvi tekrar sari değiştirip misafirlerle ve aile bireyleriyle fotoğraflar çektirdi. Aksam üzeri, bir yemek daha ve ardından kız tarafının Bolywood film sahnelerini aratmayacak dans gösterilerini izledik, hatta bazı kısımlarına bende dâhil oldum. Gecenin sonuna doğru da oyunlara başlandı. Kazanan taraf, evlilikte daha sözü geçer ve baskın olacaktı. Unutulmayacak kadar güzel bir gündü.

Ertesi sabah Madhvi’yi oğlan tarafı aldı ve oturdu. Derin bir sessizlik, tıpkı Türk ailelerindeki gibi, aramızda hiç bir fark yok, gözyaşları ve buruk bir sevinç…

Previous:

Ujjain’e Doğru

Next:

Kalidasa’nın Memleketi Ujjain

You may also like

Post a new comment