Bukalemun Puki

01 Ağustos of 2011 by

Puki ormanda yürüyüşüne devam ederken günlerden bir gün içinde ağaç, çiçek, böcek olmayan bir yer gördü ve birden otların bitmesine bir anlam veremeden yürümeye devam etti. Sıcaktı, topraktan daha sıcaktı. Ağır adımlarla ilerliyor, arada bir durup etrafı kolaçan ediyordu. Birden duyduğu bir sese kulak kesildi. Kocaman hızla ona doğru gelen bu devasa şey dibinde durdu. İçinden bir ‘insan’ indi. Uzun zamandır buralarda olduğu için insanları biliyordu. Garip olan şeyse bu insan ona doğru geliyordu.

Korkmadı, korku duygusunu tanımıyordu. Bekledi. İnsan ona elini uzattı, elini uzatırken de ondan gelen değişik sesler duydu. Kendisine uzanan parmağa o da elini uzattı, kuyruğunu diğer parmağına doladı ve hep birlikte yolun aşağısına indiler.

Bir an önce ve bir an sonra…

Puki, bir insanın kendisine ilk defa yakınlık gösterdiğine şahit oluyordu. Bir de ona seslenirlerken hep aynı tonla sesleniyorlardı;`Puki.` Derken başka insanlar da geldi. Puki, bu kadar insanı bir arada daha önce görmemişti. Kendisini sevmişlerdi, herkes onunla ilgileniyor, oynuyordu. Bu güzeldi güzel olmasına ama kendi istediği hiçbir şeyi yapamadığını fark etti bir süre sonra. Ormandaki hayatını özlemeye başladı. İnsanlardan onu anlamalarını bekledi, bekledi, bekledi…

Bir şey olmuyordu, onu sevmeye devam ediyorlardı ama ormana geri bırakmıyorlardı.

Puki’nin yaşamı bir yol ayrımından geçmişti. Daha önce arkadaşlarını bir daha göremediği zamanlar olmuştu ve bir daha hiç geri dönmeyen arkadaşlarının bir araba altında ezilip öldüklerini bilmiyordu. Belki bu insan onu almasaydı başka bir arabanın altında onun da sonu diğerleri gibi olacaktı. O anda belki de ölümden başka bir yaşama zıpladığını bilmiyordu…

Onu eline alan insan ‘iyi’ biriydi. Hayatında ilk defa bir bukalemun gördüğü için çok mutluydu ve bukalemundaki çok ağır hareket etme, korkusuzluk ve sakinlik gibi kalitelerin kendisinde hissettirdiği etkiden çok memnun kalmıştı. Aralarında bir köprü kurulmuştu artık. Birlikte geçirecekleri bir zaman..

Ölmektense yaşam…

Özgür ölmek mi, tutsak yaşamak mı?

Özgürlüğün ve tutsaklığın anlamını bilmiyordu Puki. O ana dek bilmeden ama doğal bir şekilde zaten özgür yaşamıştı.

Şimdi ise hayatına bir ‘insan’ girmişti. Bilmiyordu ki insan zaten doğasında var olan şeyi sanki yokmuş gibi arayan tek canlı varlıktı. Belki de Puki orda bunu hatırlatmak için vardı…

 

 

 

 

 

 

Previous:

Yaşamın Bilgisi

Next:

Hüzün Ve Sevinç Üzerine

You may also like

Post a new comment