Buluşma Yeri

03 Temmuz of 2011 by

Pokhara, 14 Aralık’06

Yürürken Lumbini Restaurant adında bir yer dikkatimi çekti. Durdum ve içeriye girdim. Etrafta kimse yok, ev sıcaklığında ve havasında bir yer. Oturdum bir masaya ve beklemeye başladım. Derken bir adam geldi ve menüyü uzattı. Canım momo yemek istiyordu, özlemiştim ve ondan sipariş verdim.

Yemeği yedikten sonra üstüne çay içerken kapıdan Fuji girdi. Hiç beklemediğim bir karşılaşmaydı doğrusu. Onun Kathmandu’da olduğunu sanıyordum. Son anda karar değişikliği yapıp Pokhara’ya gelmiş. Sarıldık, sevindik birbirimizi yeniden gördüğümüze…

Fuji konuşmayı çok seviyor, onun konuşmasını dinlemek ve kendimi onu anlamak üzere zorlarken bulmak İngilizcemi de ilerletiyor. Durumdan gayet memnunum. Onu tekrar görmek havanın birden değişmesine neden oldu doğrusu. Birden bir süre önceki yalnız halim yerini bir dostla sohbet eden halime terk etti.

Shambala’dan, Teozofi’den, Budizm’den, Şamanizm’den, Hindistan’dan ve Nepal’den konuştuk uzunca bir süre. Sohbet güzel, çay da var. Derken kaldığım yeri sordu. Nehir kıyısında güzel bir yerde kalıyormuş. Oraya gelmemi söyledi. Olur dedim. Birlikte çıktık, kaldığı yeri gösterdi bana. Güzeldi ama benim kaldığım yer daha uygundu fiyat olarak. Onun yakınlarında birkaç yer daha baktık birlikte ve birinde karar kıldım, eşyalarımı almak üzere otelime giderken, akşam yemeğinde aynı yerde buluşmak üzere sözleşip ayrıldık…

Nehir kenarına yakın bir yerde kalacağım için sevinçliyim. Çantamı yeni odama bırakıp renkli dükkânların arasına attım kendimi yeniden. Ortalık kalabalık, inanılmaz sırt çantalı var. Çoğunun üzerinde geleneksel kıyafetler, renkli desenli kumaştan şalvarlar, takılar. Ortalık şenlik yeri gibi. Nehrin diğer tarafını takip etmeye karar verdim ve yönümü değiştirip yol boyu nehir kenarından yürümeye başladım. Gölün üzerine düşen enfes Himalaya manzaralarına baka baka yürürken, yol gitgide daralarak bir ormana çıkardı beni. Enfes bir manzaranın eşliğinde tepeye doğru kıvrılan yolu takip ettim. Ve biraz yukarda konumlanmış nehre bakan bir yer gördüm. Orada oturup nehri izleyerek bir şeyler yemek iyi bir fikir gibi geldi. Bu arada iştahım yerinde. Geleneksel yemeklerin, sebze çorbalarının ve tadı değişik ekmeklerin arasında bazen kaçırıyorum Ama kimin umurunda…

Derken nehir üzerindeki kayıklardan biriyle küçük bir adaya giderken buldum kendimi. Kayıktan inip adaya ayak bastığımda kuzular, kuşlar ve güvercinlerin varlığı, varlığımı şenlendirdi. Adada bulunan sunak yerini ziyaret eden insanların arasına ben de karıştım ve etrafından nehir geçen bu yerde geçireceğim her bir an olabildiğince donsun istedim. Kayıkçı işaret verdiğinde istemeye istemeye bindim kayığa yeniden. Ve suyun sakinliğinin içinden küçük dalgalar oluşturarak kıyıya vardık…

Sonrasında Pokhara müzesine gitmek üzere bir minibüse bindim. Kasabanın merkezinde indiğimde kaldığım yerle burası arasındaki bariz farka şaşakaldım. Trafik, gürültü, kalabalık. İşte o anda müzeyi gezip bir an önce geri dönmek arzusuyla yanıp kavruldum.

Pokhara; Himalayaların Annapurna eteklerinde, Nepal’in ikinci büyük gölü olan Fewa Gölü’nün kenarında kurulan huzurlu bir kasaba. Pokhara Vadisi’nin büyüleyici güzelliği ve sessizliğinde konumlandırılmış, büyük Himalaya ve Mahabaratta Bölgesi arasında Nepal’in en merkezi konumunda yer alan yerleşim yeri. Dünya üzerinde yüksekliği 8 bin metrenin üzerinde olan dağların zirvelerinin yakın bir mesafeden seyredilebildiği tek yer olması da burayı özel kılan önemli bir özellik Bunun yanı sıra Himalayalara giden trekking rotaları da Pokhara’dan başlıyor. O nedenle de burası bir kapı gibi…

 

 

Previous:

Shambala

Next:

Kathmandu

You may also like

Post a new comment