Çarşamba’dan Seben’e

04 Eylül of 2017 by

İlk bakışta yazının başlığı ilginç gelebilir. Ama yazı okunduğunda yazının başlığı normal gelecektir. Bir de en sonda yazacağımı en başta yazayım istedim: Ben Seben’in fahri hemşerisiyim ve Seben ile ilgili her konu beni ilgilendirir.

Seben’in eski bir yerleşim alanı olduğu, çevresinde bulunan kaya evlerinden anlaşılmaktadır. Bölge, 1324 yılında Bolu’nun fethiyle Osmanlı yönetimine geçmiştir. 1911 yılında, şimdiki Keskinli Mahallesi’nde, Mudurnu İlçesi’ne bağlı ‘Çarşamba’ isimli bucak kurulmuş, 1946 yılında ‘Seben’ adını alarak ilçe olmuştur. Bu gün, ilçeye bağlı 2 mahalle ve 29 köy bulunmaktadır. İlçe, ismini kuzeyinde bulunan Seben Dağları’ndan almıştır. Seben; ‘yüce dağ’, ‘ulu dağ’ anlamına gelmektedir. Bu şekilde bir kanı var en azından. İlçe Bolu’ya 54 km uzaklıkta bulunmasına karşın, Bolu iklimi dışında karasal bir iklim bölgede hâkimdir.

Seben Gölü, Kartalkaya Kayak Merkezi, Pavlu Kaplıcaları, Fosil Ormanı ve kaya evlerini bünyesinde barındıran, Seben elması, Seben domatesi, Seben karpuzu, Seben üzümü, Seben pekmezi, Seben Iza bulguru, Seben Çeltikdere pirinci ve Seben Korucuk fındığı gibi organik olarak markalaşmış ürünler üreten Seben, yakın bir gelecekte tarım ve turizm kenti olarak adından sıkça bahsettirecektir.

Karadeniz’in en büyük göledi
Seben-Bolu Yolu üzerinde, ilçeye 24 km mesafede bulunan Seben Göledi, Karadeniz Bölgesi’nin en büyük göledi olup, çevresinin uzunluğu 22 km, yüksekliği 14 metre, kapladığı alan 8,3 km2 ve su toplama kapasitesi 50 milyon m3 dür. Seben ilçe sınırları içerisinde bulunan Kartalkaya Kayak ve Snowboard Merkezi, Türkiye’nin en gözde kayak merkezlerinden biridir. Burada her türlü kış sporları yapılmakta ayrıca; tatil ve dinlenme amaçlıda kullanılmaktadır.

Pavlu Kaplıcası, Seben ilçe merkezine 14 km uzaklıkta, Kesenözü Köyü sınırları içerisinde, 70-80 °C sıcaklığa sahip 2 termal kaplıca işletmesi bulunmaktadır. Romatizma, kireçlenme, bronşit, sinir boyunca yayılan iltihaplanma, eklem kireçlenmesi, baş ağrısı, cilt, böbrek taşı dökülmesi, doğum ve güneş lekesi, bel ve boyun fıtığı ve kadın hastalıkları gibi hastalıklara faydalı olması nedeniyle, bölgedeki il ve ilçelerden birçok hasta, tedavi amacıyla Seben Pavlu Kaplıcaları’na gelmektedir.

Kaya evleri ve Mehmet Çelebi
Solaklar Kayaevleri, Solaklar Köyü sınırları içinde olup, ilçe merkezine 4 km uzaklıktadır. Bu evler 4-5 katlı kaya evi şeklinde ve her kat birbirine baca merdivenlerle bağlıdır. Kaya evlerinin yanı başında alabalık tesisi bulunmaktadır.

Muslar Kayaevleri, Kaşbıyıklar Köyü sınırları içerisinde olup, ilçeye 7 km uzaklıkta bulunmaktadır. 1402 yılında yapılan Ankara Savaşı’nda Timur’a yenilen ve Moğollara yenik düşen Yıldırım Beyazıt’ın oğlu Mehmet Çelebi, birçok odadan oluşan bu kaya evlerinde saklanmış, daha sonra Seben’den yola çıkıp Osmanlı Devleti’ni yeniden kurmuştur. Yuva Köyü Sendik Kayaevleri, ilçeye 55 km uzaklıktadır. Yuva Köyü yakınında, Çeltikdere Köyü, Kınıkçı Kanyonu’nun kuzeyinde bulunmaktadır. Ulaşım Yuva Köyü ve Kınıkçı Kanyonu’ndan sağlanmaktadır. Kayaevleri, 3-4 katlı küp şeklindeki odalardan oluşmaktadır.

Fosil ormanı
Hoçaş Köyü Fosil Ormanı, ilçeye 16 km uzaklıktadır. Muhtelif ebat ve mesafelerdeki taşlaşmış ağaç gövdelerinden meydana gelen fosillerden oluşmaktadır. Fosil Ormanı, dünyanın tarihi ve üzerinde yaşanılan toprakların geçirmiş olduğu değişimleri öğrenmek açısından taşıdığı bilimsel öneme ek olarak, eko turizm ve doğa temelli yaygın eğitim fırsatları açısından da önem arz etmektedir.

Seben’in en önemli gelir ve geçim kaynağı meyvecilik ve hayvancılık olduğundan, ilçede her yıl Ekim ayı içerisinde Elma festivali, Hasat şenliği ile Hayvan ve Emtia Panayırı düzenlenmektedir. Ayrıca hacet ve yayla bayramları da ilçenin önemli etkinlikleri arasındadır. Bu bayramların başlıcalar, Cuma bayramı, Gökyar bayramı, Hamam bayramı ve Kızık Yayla bayramıdır. Ayrıca; bu bayramların dışında, köylerde ve köylere ait yaylaların büyük bir kısmında hacet ve yayla bayramları yapılır.

Seben Nevruzu
İlçeye bağlı Alpağut Köyü’nde, her yıl ‘Nevruz Günü’ kutlamaları yapılmaktadır. Köklü bir Türk geleneği olan Nevruz gününde, Nevruz Tepesi olarak adlandırılan alanda büyük bir Nevruz ateşi yakılmaktadır. Baharın müjdecisi olan Nevruz, aynı zamanda yörede, köylerden yaylalara göçünde bir habercisidir.

Bolu’da çalışmaya başladığım zaman içerisinde (2010-2013) ilçede çok sayıda yürüyüş ve bisiklet parkuru (1500 km) yaptım. Kınıkçı ve Guzderesi kanyonları çok popüler oldu. Ortaya çıkardığım işleri İztv’de belgesel yaparak tanınmasını da sağladım. Bugün ilçede iki tane turizm amaçlı tesis açılmış. Dönemin Kaymakamı Alper Balcı ve Seben Belediyesi eski Yazı İşleri Müdürü Turan Yılmaz ile yoğun bir çalışma temposu ortaya koymuştuk. Bu çalışmalar bir yere kadar geldi. Ama maalesef ülkemizde yapılan iyi işler cezasız kalmaz, kalmadı, kalamadı…

Metin ve fotoğraflar: İsmail Şahinbaş

Previous:

Bir Düşün Peşinde Yollarda

You may also like

  • 18 Eyl

    Tirilye Diye Bir Yer

    Gezi

    Armutlu’da, kaldığımız evin balkonunda oturmuş, ta uzakları, Mudanya taraflarını seyrediyordum. Gemlik Körfezi’nin üzerine doğan güneş ...

  • 26 Tem

    Cin Köprü

    Gezi

    Kıbrıscık köylerinden Nadas ile Deveci köyleri arasında Cuma Deresi üzerinde bir köprü vardır. Bu köprü ...

  • 24 Ağu

    Nazilerin Kıyamadığı Şehir; Krakow

    Gezi

    Geçmişte Polonya’ya başkentlik yapan Krakow, asırlardır koruduğu tarihi dokusu, sanatçı ve misafirperver insanlarıyla Doğu Avrupa’nın ...

  • 23 Ağu

    Foça’da Kedilere Her Gün Bayram

    Gezi

    Foça’ya uzun yıllar gitmedim, gitmedim sonra aynı sezonda iki kere yolum oradan geçti… Foça kendine ...

Post a new comment