22 Şubat 2012
Rio Karnavalı ismini Brezilya’nın en büyük şehirlerinden biri olan Rio De Janeiro’dan alıyor. Rio kenti, Sao Paolo’dan sonra Brezilya’nın ikinci büyük şehri. Şehirde yaklaşık 6 milyon kişi yaşıyor. Rio, Corcovado Dağı’nın tepesindeki ünlü 38 metrelik dev İsa heykeliyle ünlü. İsa heykeli dışında samba, plajlar ve güzel kızlarda Rio denilince ilk akla gelenlerden. Rio Karnavalı, genelde [...]
12 Şubat 2012
Çok uzaklarda Uzakdoğu’da, doğa güzelliği iklimi, güler yüzlü sıcak insanları (yalancı gülümsemeleri ile sizi yolmaya hazır bazı satıcılar hariç), lezzetli yemekleri ve tarihi yapılarıyla ünlü, gelirini turizmden sağlayan güzel bir ülke Tayland. Olağanüstü manzaralarının ve Kuzey Yarım Küre’de kış hüküm sürerken, sonsuz bir yaz ikliminin tadını çıkarmak isteyen turistlerin akın akın gittiği bu uzak ülkeye, [...]
22 Aralık 2011
18 Aralık 2011 Osmanlının ilk başkenti İznik, Bursa’ya bağlı 85 km uzaklıkta bir ilçe. Tarihte dört kez başkent olmuş, dört medeniyete evsahipliği yapmış tarihi ve antik bir şehir. Yolculuğumuza Cumartesi gecesi başlıyor ve pazar sabahıgünün ilk saatlerinde İznik’de göl kıyısında olmayı planlıyoruz. Fakat havaoldukça yağmurlu ve kasvetli. Hüseyin Hoca’nın yapmayı planladığı uzun pozlamayı hava şartlarından [...]
20 Aralık 2011
9 – 13 Kasım 2011 Sabah erkenden Lugano Gölü’ne giden trene bindim. Tren fazla kalabalık değildi. Koltuğuma yerleşip manzarayı seyretmeye başladım. Gördüğüm manzarayı nasıl tarif ederim bilemiyorum. Her karesini dondurmak istediğim bir yolculuk oldu. Sıra sıra dağlar ve bu dağların üzerinde kâh kalkan kâh yoğunlaşan bir sis bulutu var. Yağmur çiseliyor ve boydan boya bir [...]
16 Aralık 2011
9 Kasım 2011 Uzun seneler İsviçre’nin başkentinin Zürich olduğunu zannederdim. Adını çok duyurmuş olması sanırım bunda başlıca etken. Başkent olmasa da İsviçre’nin en büyük kentine kısa bir tren yolculuğundan sonra varıyorum. Zürich Garı gördüğüm en büyük garlardan biri. Alışveriş merkezi havasında ve dükkanlarla dolu. 60 adet perona sahip. Garı dolaştıktan sonra şehirle buluşuyorum… İlk olarak [...]
15 Aralık 2011
Fotoğraf çekmeyi hobi edinmenin en güzel yanı sizi farklı yerlere sürüklemeye, farklı kültürleri tanımaya ve gezmeye teşvik etmesidir diye düşünüyorum. GAP turu da adlandırılan Şanlıurfa, Mardin, Hatay, şehirlerine bu geziyi sadece fotoğraf çekme isteğiyle yapmaya karar vermiştim. İstanbul’a dönerken uçakta gözlerimi kapadığımda ise hafızamda kalan fotoğraflar gözlerimin önünden geçerken Türkiye’de böyle şehir ve kültürlerin varlığını [...]
09 Aralık 2011
8 Kasım 2011 İsviçre’nin başkenti Bern 140 bin nüfusuyla Avrupa’nın en küçük başkentlerinden biri. Aare Nehri kıyısına kurulmuş kent derli toplu yapısıyla, üç dört katlı binaların pencerelerinden sarkan çiçekleriyle beni hemen kendisine çekmeyi başarıyor… İlk olarak şehrin simgesiolan Saat Kulesi’ne gitmek istiyorum. Saat başlarına beş dakika kala gösteri başladığı için adımlarımı sıklaştırıyorum. Ve gösteri başlamadan [...]
06 Aralık 2011
Kurban bayramı tatilinin 9 güne çıkması ile eşimle evde hayaller kurmaya başladık. Ardından, önümüze aldığımız dünya haritasında önce bizi ot etekli kızların karşıladığı Bahamalar ile başlayıp Maldiv kumsallarında el ele koşturduktan sonra bir bütçemiz olduğunu hatırlayarak Viyana gezisi yapmaya karar verdik. Gotik – melankolik sınır şehri ‘Wien…’ Orta Çağ’dan kalma güzellikleriyle Viyana gezmeye ve görmeye [...]
05 Aralık 2011
(7 Kasım 2011) Cenevre’yi iyice tanıdıktan sonra sıra gölün kenarındaki diğer şehir olan Montreux’a gitmeye geliyor. Oraya gölden kalkan gemilerle gidebileceğiniz gibi trenle yaklaşık 40 – 45 dakikada da gidebiliyorsunuz. Burada şehirlerarası yolculukları trenle yapmak çok yaygın bir yöntem. Ben de treni tercih edenlerden oluyorum. Trenin koca penceresinden çevredeki manzarayı özellikle de üzüm bağlarını seyrediyorum. [...]
27 Kasım 2011
(03 – 07 Kasım 2011) Aslında hiç aklımda yokken bu sefer de yolum İsviçre’yle daha doğrusu resmi adıyla İsviçre Konfederasyonu ile kesişti. Zaten dağları çok sevdiğim için Alpler’le kuşatılmış bu ülkeye yolumun düşmesine çok sevindim… Ülkenin Fransa, Almanya ve İtalya’yla sınırı var. Bana en ilginç gelen şeylerden biri de şehirleri hangi ülkenin sınırına yakınsa, o [...]
25 Eylül 2011
Eskişehir’deki ikinci günümde sabah erkenden kalktım ve doğruca Bilim ve Sanat Parkı’na gittim… Burada trenle bütün parkı gezebiliyorsunuz. Yemyeşil kocaman bir alan, suni göl bile yapılmış. Üstünde su kayağı bile yapılabiliyormuş… Bir de meşhur gemisi var bu parkın… Korsan Gemisi… İçeriye ziyaretçi alındığını duyunca çok sevindim ve hemen gemiyi gezmeye koştum… Verilen bilgiye göre Amerika [...]
20 Eylül 2011
Geçen sene Mayıs ayında Yunus Emre Kültür ve Sanat Etkinlikleri kapsamında iki günlüğüne Eskişehir’e gittim… Aslında İstanbul’dan trenle Eskişehir’e çok kolay ulaşıldığını duydum ama otobüs yolculuğuna çok alışık olduğum için otobüsle gitmeyi tercih ettim… Eskişehir’e varınca ilk olarak Yunus Emre Müzesi’ne gittim… Yunus Emre’den bir sürü dörtlükler asılmış müzeyi büyük bir huşu içinde gezdim… “Sevelim… [...]
06 Eylül 2011
Beypazarı gezimiz olanca hızıyla devam ederken yemeğe gitmeden önce iki katlı evlerin içinde biraz daha yürüyoruz. Rehberimiz zamanında ev halkı alt katta otururmuş ikinci katın inşasına da başlanır ama bitirilmezmiş niye diye soruyor? Hepimiz birbirimize dönüp bakıyoruz ama bilen yok… Rehber cevap veriyor… Azrail geldiği zaman bizim bu dünyada yapacak daha işimiz var şimdi git [...]
29 Ağustos 2011
Uzun yıllar önce birbirlerini çok seven iki genç, ailelerinin karşı çıkması nedeniyle bir türlü evlenemiyorlarmış. Hiç bir zaman kavuşamayacaklarını düşünen sevgililer Azdavay’ın Devrekâni Çayı üzerinde kurulu olan köprü üzerine gelerek intihar etmek istemişler. Olayı duyan aileler ise hemen köprüye gelerek gençleri bu kararlarından vazgeçirmeye çalışmışlar. Ailelerinden evlilik onayı alan genç sevgililer, intihar etme girişiminden vazgeçmişler. [...]
29 Ağustos 2011
Geçen bahar aklıma Beypazarı düşünce tura katılıp oraya gittim… Beypazarı’na varınca bizi direk Hıdırlık Tepesi’ne çıkardılar… Çevrenin manzarası çok güzel, tepelerin arasında iki katlı evler çok estetik gözüküyor… Her yerde havuç suyu satan yöre kadınlarının tezgâhları var. Fakat esas beni sevindiren uçurtma şenliğine denk gelmiş olmak… Her yer çoluk çocuk, irili ufaklı, esprili bir dolu [...]