11 Eylül 2011
11 Şubat’07, Belucistan, Pakistan Çölün içinde sallana sallana kıvrılarak akan, eski ve süslü bir Pakistan otobüsündeydim. Otobüs çöle girdiğinde herkes uyuyordu. Bazen öyle çok sallanıyorduk ki, bu sallanmaların burada doğal olduğu malumdu. Koltuklar hep doluydu, herkes uyuyordu, koridorda yerde uyuyanları fark ettim ardından. Yere boylu boyunca uzanmış, bir şey sermeye bile gerek duymamışlardı. Bu insanlar [...]
10 Eylül 2011
10 Şubat’07, Quetta, Pakistan Ertesi gün gidişe doğru uyandım yine. İçimde kalmak isteyen yandan ziyade gitmek isteyen yan daha güçlüydü artık. İçinde bulunduğum yaşam biçimleri, düşünce tarz ve adetleri bakıp da görebildiklerim arasındaysa eğer gördüklerim çok da kalmanın bir anlamı olmadığını söylüyordu. İnsan her yerde aynı insandı; görünen şeklin, kıyafetlerin, törelerin ötesinde aynı şey vardı; [...]
09 Eylül 2011
9 Şubat’07, Pishin, Pakistan Gecenin ilerleyen saatlerinde yer döşekleri serildi, çocuklar çoktan uyumuş, Canan Khan ile Muhammed de esnemeye başlamışlardı. Alauwedi’nin uykusu zaten ağırdı ve bir köşeye kıvrılmış, çoktan uykuya yenik düşmüştü. İçlerinde uyanık kalan tek kişi vardı, o da Alauwedi’nin karısıydı. Kadından bana gelen etki, bana her bakışında merak ettiği şeylerin azalacağı yerde arttığını [...]
08 Eylül 2011
8 Şubat’07, Pishin, Pakistan Tekrar uzun duvarların, dar sokakların, toprak kokusunun, ağaçsız ve çiçeksiz yurdundaydım. Alauwedi’nin köyüne girdiğimizde bu kuraklığı, bu insanları özleyen yanımın da farkındaydım. Karısı ve çocukları beni görünce, sanki uzundur tanışıp da birbirini görmeyen insanlar gibi sarıldılar boynuma. Ev, bayram havasına bürünmüş gibiydi. Bir konuk olarak, böylesi bir sıcaklık ve samimiyette karşılanmak [...]
07 Eylül 2011
7 Şubat 2007, Quetta, Pakistan Otobüsten indiğim yer hem garaj hem de oteldi. Vahid Khan da yanımda, çantamı taşımama yardım ediyordu. Hemen Ali Mansoor’u aradım. Ne yapacağıma karar vermeliydim. Otele yerleşmek istemiyordum. Telefon önce cevap vermedi. Tekrar aradığımda karşıdan gelen ses Ali’nin kardeşi olduğunu, Ali’nin şu an İran’da olduğunu, Tahran’da iş için bulunduğunu söylediğinde doğrusu [...]
06 Eylül 2011
6 Şubat 2007, Quetta Yolunda, Pakistan Şu an bulunduğum yeri doğrusu gelişte hatırlayamadım. Köy gibi bir yerdi. Etrafta sürülerini gezdiren çobanlar, pazaryeri, araçların tozu dumana boğduğu dar yollar vardı. Derken yoldan geçmekte olan bir minibüs yanımda durdu. İçinden birileri indi. Ve kapıdan ‘Quetta’ diye seslendim. Adam önce hayır dermiş gibi yaptı, ardından işaret etti, binmemi [...]
05 Eylül 2011
6 Şubat 2007, Hindistan Sınırı Odaya döndüğümde koridordan geçerken yatakların üzerine oturmuş gitar çalan bir gruba denk geldim. Kimi söyleyerek kimi dinleyerek çalanlara eşlik ediyordu. Müziğin tınıları ortamı ısıtmış, yumuşatmış, sihirli bir değnek gibi her birimizin ruhuna dokunmuştu. Neşeli bir şarkı, o anda onu duyduğumuz anda, dünyadaki tüm ağır duygulara inat, bilmediğimiz bir şeye duyduğumuz [...]
04 Eylül 2011
5 Şubat’07, Amritsar, Hindistan Amritsar’da indiğimde zaten çok yakın olan Altın Tapınak’ın yolunu tuttum. Ve Sikhlerin misafir odalarında boş yer bulabilmeyi umdum. Hava sıcaktı, yanımda sırt çantamla birlikte taşıdığım bir çanta ile Kathmandu’dan bu yana bana eşlik eden bir Şaman davulu vardı. Hal böyle olunca yürümek bazen işkenceye dönüşüyordu, o yüzden de bisikletli rikşalardan birine [...]
03 Eylül 2011
6 Şubat 2007, Amritsar, Hindistan Yol, beni kalabalıkların arasından tren istasyonuna doğru götürürken surlarını gördüğüm bir kale gördüm uzaktan. Yanından geçip gitmem gerekiyordu, vakit yoktu. Bir an tereddütte kaldım. Madem buraya kadar gelmiştim, içine girmeliydim. Ben de öyle yaptım. Büyük kapıya doğru yönlendiğimde yine pembe taşların arasındaydım işte… İçine girdiğimde çizgi filmlerdeki kalelerle, tarih kitaplarındaki [...]
02 Eylül 2011
5 Şubat’07, Jaipur, Hindistan Aklımda bu düşünceler olduğu halde yürüyorum. Bir taraftan da Mihrace’nin sarayındaki oymalar, figürler gözümün önünden gitmiyor. Öyle güzeller ki sanırım uzun bir süre bu gördüklerimi unutamayacağım. Derken yol bir parkın içine doğru götürdü beni veya yolu şaşırıp bir parkın içine giriverdim, bilmiyorum. Ve durdum. Gandhi’nin yarı çıplak heykeli orada, parkın ortasında [...]
01 Eylül 2011
5 Şubat’07, Jaipur, Hindistan Aynı akşam soluğu Jaipur’da aldım. Ve Hindistan vizesini neden 6 aylık değil de 3 aylık aldığıma böbürlendim. Olan olmuştu. Pembe Şehir dedikleri bu yeri görmeden geçmek olmazdı ve işte buradaydım. Şehre indiğimde kendimi rikşacının beni götürdüğü yere teslim ettim. Ve beni bıraktığı yerde indiğimde bulunduğum yerle ilgili hiçbir fikrim olmamasına güldüm. [...]
30 Ağustos 2011
4 Şubat’07, Delhi, Hindistan Demir kapının açılmasıyla beraber içeriye adımımı attığımda, Hindistan’dan Türkiye’ye girmişim gibiydi. Kapıdaki Hintli üniformasıyla doğrusu hoştu. Onu takip ettim. Beni ayakta karşılayan yetkilinin ‘hoş geldiniz’ deyişine ‘hoş bulduk’ derken kelimelerin kulağımdaki tınısı Türkçenin ne güzel bir dil olduğunu düşündürdü bana… Sıcak bir karşılama, kendimi bildik bir yerde hissetmeme neden olmuştu. İlgili [...]
29 Ağustos 2011
Delhi, Hindistan, 03 Şubat’07 Vakit geldi. Hindistan’dan çıkmam için 3 günüm var. Burada uzun kalmasaydım çok kesin olmamakla birlikte trenle güneye, Goa’ya doğru, belki Osho’nun Puna’sına belki de en güneye Sri Lanka’ya, uzun sürecek tren yolculuklarına rağmen gidebilirdim. Yine de kuzeydeydim ve güney çok uzaktı. Bodhgaya’da uzun kalmıştım. Bir rahibin arkadaşlığı, Buda’nın bıraktığı izler, Tibet [...]
28 Ağustos 2011
Bodhgaya, Hindistan 01 Şubat’07 Düşünmeden edemedim; aşkın olanın kıyısına götürürken biri diğerine göre nasıl donatıyordu insanı? Ritüeller, pek de düşünmenin ağırlığını hissettirmeden taşırdı o kıyıya belki ya da zihnin eşliği bir denge durumunda kalırdı yol boyu. Ya mitoloji? Kim bilir, deneyimlerin eşliğinin tıpatıp benzeşmediği normal olarak adlandırılan dünyayla örtüşmediğinde modern insan onu alıp da nasıl [...]
27 Ağustos 2011
Bodhgaya, Hindistan, 01 Şubat’07 Manastırın içindeyim. Rahipler oturuyor yan yana sıralanmış bordo minderlerin üzerinde. İçeride değişik noktalarda yanmakta olan tütsüler bir tapınakta olduğumun üzerimde yarattığı hissi daha fazla keskinleştiriyor. Erken uyanmış olmanın verdiği bir dinginlik var üzerimde. Uyanık ve kendimdeyim… İçlerinden biri yavaş yavaş gırtlaktan çıkardığı sesi, aynı tonda biraz daha yükselterek salonun sessizliğinin içine [...]