16 Ekim 2011
Mahallenin bütün çocukları ellerinde uçurtmalarıyla tepeye doğru koşuyorlardı. Hepsinin yüzünde kendi emekleriyle yaptıkları uçurtmaları bir an önce gökyüzüne salmanın hevesi vardı. Çocuklar birbirlerine yardım ediyor, uçurtmaları sırayla yerden yükseltiyorlardı. Az bir zaman sonra herkes rengârenk kuyruklu uçurtmaların gökyüzündeki dansını seyre dalmıştı. Aradan yıllar geçse de bu seyir, oğluyla ilk kez uçurtma yapan Mustafa Bey’in gözlerini [...]
17 Eylül 2011
Gülten Hanım ve Yusuf Bey, karavanlarıyla Karadeniz Bölgesi’nden başlayarak ülkemizin kıyı şeridini geziyorlardı. Akdeniz Bölgesi’ne geldiklerinde dostlarının tatil köyünde bir süreliğine mola vermişlerdi. Antalya’daki bu tatil köyünde dinlenmek, kat edilen binlerce kilometrenin yorgunluğunu kısa zamanda attırsa da, onlar bir aydan fazla kalmışlardı dostlarının yanında. Her zamanki gibi o yaz da köye pek çok konuk gelip [...]
13 Eylül 2011
Soğuk kış günlerinde pek çok kişi, yaz gelse de tatile gitsek diye hayal kurar. Çünkü koca bir yılın yorgunluğu, o tatillerde atılır. Haziran ayı gelip karneler dağıtılınca bütün ülkede bir hareketlilik başlar. Kimi beş yıldızlı bir otele, kimi mütevazı bir pansiyona, kimi ise dedesinin köyüne doğru yol alır ve tek bir gerçek vardır ki kimse [...]
25 Temmuz 2011
Ceren, kardeşi Yağmur’a Ölüdeniz’in korkulacak bir yer olmadığını, sadece her zaman durgun olduğu için bu isimle anıldığını anlatıyordu. Bu yılki tatil planları hiç hoşuna gitmemişti Yağmur’un. Babaları ise kızı rahatlasın diye, internetten Ölüdeniz fotoğrafları buldu hemen. “Gel bakalım korkacak bir şey var mı kendin gör” dedi kızına. Yağmur, etrafında sarıdan çok beyaz gibi görünen kumsalların [...]
20 Temmuz 2011
Mudurnu’nun cadde ve sokaklarında belediye binasından yapılan anonslar yankılanıyordu. Yaklaşan İpek Yolu Festivali ile köylerde kutlanacak olan ‘hacet bayramı’yla ilgili duyuruları okuyordu mikrofondaki ses. Kışın soğuk perdesi kalkıp, yaz kendini iyice hissettirdiğinden, parklar bahçeler insanlarla doluydu. O günlerde herkesin dilinde bayram hazırlıkları vardı. Mudurnulu kadınların çoğu yıl boyunca halk eğitim merkezinin kurslarına katılmıştı. Bayram günlerinde [...]
23 Haziran 2011
Sabah uyandığında içi kıpır kıpırdı Pınar’ın. Yatağından hızla kalktı ve pencereye yöneldi. Dışarıdaki aydınlık günü görünce: “Güneş de benim gibi mutlu ki ışıl ışıl parlıyor bugün” diye düşündü. Sonra gözü birden kanepeye ilişti. Pınar’ın annesi, geçen gün çarşıda beğendikleri kumaştan çok güzel bir şalvar dikip, sürpriz yapmıştı kızına. Şalvarı alıp hemen giyinen kız, heyecanla annesinin [...]
18 Haziran 2011
Ne zamandır iple çektikleri gün, sonunda gelmişti. Her gün, orada yapacakları hakkında senaryolar yazdıkları yolculuğa dakikalar vardı artık. Aileler, çocuklarının sıra sıra dizilmiş otobüslerden hangisine bineceğini öğrenmeye çalışıyordu. Çocuklarda ise garip bir sakinlik, etrafı inceleme durumu söz konusuydu. Yola çıkmayı bekleyen çocuklardan pek çoğu, ailelerinden ilk kez ayrılmanın tedirginliğini yaşıyordu. Uzun süren nasihatlerin ve duygu [...]
11 Haziran 2011
Ege Denizi’nin, mavinin her tonunu barındıran serin sularında sakince ilerliyordu emektar tekne. Balıkçı Yusuf Amca ve oğulları, yıllardır bu sulardan çıkardıkları nimetlerle evini geçindiren dünya iyisi insanlardı. Dostları Bülent Bey ile çocukları Bahar ve Tolga ise o gün, onlara eşlik ediyorlardı. Kıyıdan iyice uzaklaştıklarında, teknenin motorunu durdurdu Yusuf Amca’nın oğlu Abdullah. O, bir yandan çapariyi [...]
05 Haziran 2011
Irmak, Yağmur, Yusuf, Kuzey, Ece ve Ali, aynı mahallede oturan, ilköğretim çağındaki çocuklardı. Hepsi bu mahallede doğup büyümüştü. Birbirlerinin ilk arkadaşı olmuşlardı. Onların yaşadığı yer, komşuluk ilişkilerinin hala yaşandığı bir yerdi. Özellikle bu çocukların aileleri ve birkaç aile daha, ayda birkaç kez, birbirlerine misafir olarak çok güzel zaman geçirirlerdi. Yaz – kış demeden gezmeyi de [...]
04 Haziran 2011
Naz ve ailesi, yol boyunca, fotoğraf çekmek için öyle çok mola vermişti ki, Geyikli’ye varışları öğle vaktini bulmuştu. Yükyeri İskelesi’ne ulaştıklarında, arabalar iskele önünde arka arkaya dizilerek, bir konvoy gibi heyecanla vapurun gelişini bekliyordu. Aynı heyecanla onlar da sıraya girdiler. Ağustos ayının ilk günleriydi. Hava çok sıcak olduğundan, herkes arabasından çıkmıştı. İnsanların çoğu çay bahçesinde [...]
29 Mayıs 2011
Apartmana yeni taşınan komşularına ‘hoş geldiniz’ demeye gidecekti Kıvanç ve annesi. Aslında Kıvanç, maç yapmak için bahçeye çıkmak istiyordu, ama annesinden izin alamadı. Güneşin en tepede olduğu saatlerdi ve başına güneş geçebilirdi. Yukarı kata çıkıp, komşularının kapısına geldiklerinde ‘hoş geldiniz’ yazılı ahşap bir kapı süsü karşıladı önce onları. Komşularının konukseverliği daha içeri girmeden gösteriyordu kendini. [...]
25 Mayıs 2011
‘Yaşasın! Doğum günüm yaklaşıyor. Bir yaş daha büyüyorum ve çok heyecanlıyım. Ailem daha fazla şeyi kendi başıma yapmama izin verecek artık. Dışarıda daha çok oynayabileceğim. Acaba annem ve babam doğum günümde bana ne hediye alacak? Of sabırsızlanıyorum, bir an önce gelse o gün’ diye yazmıştı günlüğüne Erdem. Oysa yazın bu en güzel günlerinde, daldan dala [...]