08 Aralık 2010
(Aşağıdaki yazıda geçen diyalogda bireysel olarak yapılan tüm hata ve yanlış anlaşılmalardan saygıdeğer Emniyet Teşkilatımızı tenzih ederim. Yazıda ismi geçen merhum gazeteciler ve katil zanlısı kişiler hariç diğerlerinin hayal ürünü olduğunu belirtmek isterim). – Amirim çocuk tutukluların bulunduğu cezaevinden bebek bezi istiyorlar. Mümkünse ismi uyu ve oyna olan külotlu modelden olacakmış. – Lan oğlum deli [...]
06 Aralık 2010
Bu memlekette birilerinin bir şeyi görmesi için bazılarının kör olması gerekiyor anlaşılan. Son bir kaç senedir büyük şehirlerdeki özel göz hastanelerinin ta en küçük kasabalara kadar gelip insanları göz taramasından geçirdiğini biliyoruz. Karabük’ten kaldırılan ve halkı ücretsiz götürüp getiren otobüslerle hastaların, Ankara Sincan’da bulunan bir göz hastanesine taşındıklarını biliyorum. Aynı göz hastanesine Sincan’da yaşayan amcamın [...]
03 Aralık 2010
Liman güzel. Liman cici. Ama özgür ruhlar ilk fırtınada demir alıp gidici. Çünkü özgürlük doğasına çağırır insanı. Doğa ise yalnız olmayı gerektirir. Yalnızken korkuyla karışık bir heyecan duyulur doğada. Kalp atışları hızlanır, adrenalin salgılanır. Fakat insan doğası, her nedense, aşkı, özgürlüğüyle takas etmeye her an hazırdır. Aşk asla pişman olmamaktır demiş adam. Hayır, aşk pişman [...]
27 Kasım 2010
İki ördekten bir tanesi yirmi dört günlük kuluçka sürecini tamamlayıp on yumurtasından yedisinden evlat sahibi olmuş. Biz gördüğümüzde diğeri kırk gündür kuluçkadaydı. Sıcak bir yere yavruladığı için muhtemel helak olmuş yavruları. Annelik sıfatına kavuşmuş ördeğin az da olsa yaşama ihtimali olan üç yumurtasını bu kırk gündür kuluçkada olan ördeğin altına koymuş sahipleri. O da anneliği [...]
27 Kasım 2010
Televizyonu açtık. Programın adı Arena. Program sunucusu hiddetli bir heyecanla bildiriyor: “Şu anda Van Kale’sindeyiz sayın seyirciler. Antik Urartu Krallığı tarafından kütle halindeki taştan yaptırılan ve Urartu başşehri Tuşpa’yı kuş bakışı gören bu yapı Van Gölü kıyısında olup, Van Şehri’ne 5 km uzaklıkta bulunan bu kale sarp bir kayalık üzerine inşa edilmiş. Kale MÖ 9. [...]
27 Kasım 2010
Gece karanlığında arabamın tam önüne konan baykuşu görünce güldüm.”Ne arıyorsun sen burada?” “Ben hep buralardayım asıl sen ne arıyorsun burada? Tabelaların şaşırttığı alelâde bir yolcu musun? Yoksa sen mi tabelaları şaşırttın?” dedi. “Gezemediğim zamanlarda bile ruhum bedenimde geziyordu zaten” dedim. Uçtu. Çatal yol ayrımında kalbim sola mantığım sağa dön dedi. Bu defa mantığıma yenik düştüm. [...]
27 Kasım 2010
‘Her Şeyi Yak’ şarkısının orijinalini Haris Alexiou’dan dinledikten sonra, kendimi yıllarca kendisi tarafından aldatılmış hissetmekten alıkoyamadığım kadın. Hâlbuki ben onu ne saf ve temiz duygularla sevmiştim. ‘Mia Pista Apo Fosforo’ isimli şarkı Alexiou’nun Kratai Hronia Afti I Kolonia isimli 1990 yapımı albümündendi. 1991 yılında Sezen Aksu tarafından ‘Gülümse’ albümünün B yüzünün 2. parçası olarak seslendirildiğinde, [...]
27 Kasım 2010
Kız kardeşim olsaydı herhalde ancak bu kadar sevebilirdim dediğim ikinci insan, Nurgül, Kurucaşile’de evlenecekti. Kalkar gideriz dedim. Düğün bu gidilmez mi? Amasra buradan şurası, Kurucaşile de Amasra’dan sonra olsa olsa ne kadardır? Sanki Google Maps ile entegre beynim var. İnsan gideceği yola haritadan bir kere bile bakmaz mı? Bir pazar öğleden sonrası Ankara’dan yola çıktım, [...]
27 Kasım 2010
Durup dururken Isabel Allende. Hani bir dergide bir yazardan bahsetmenin doğru zamanı vardır ya, yeni bir kitabı çıkmış olabilir, doğumunun ya da ölümünün 25′li 50′li 100′lü yıllardan bir yıldönümü olabilir, ya da biz ölümsüz sanıp hiç beklemezken ölüp gitmiş olabilir. Bizimki basbayağı durup dururken Allende. Niye mi? Çünkü: Öncelikle bir kadın. Ve bir yazar. Kadınları [...]
27 Kasım 2010
Sana geldim. Önceden haber vermedim ama sen her kim olsa buyur edersin bilirim. Beni karşıladın. Uzun boyun, mevzun fiziğine yakışmış pantolonunun cebinde belli olmasın diye her zaman cüzdansız taşıdığın paradan taksiciye uzatırken, ayağını taksiden atınca sportif ama şık ve her zaman pırıl pırıl siyah ayakkabın yere sağlamca bastığında, marka olabilen ama hiçbir zaman ben buradayım [...]
27 Kasım 2010
- Bayan yanı koridor. Tek kişi evet. Teşekkürler. Tüm yolculuklarımda koridora bilet alırım ben. Ve buna şaşırmayan bir tek firma görevlisi görmedim şimdiye kadar. Yahu sevmiyorum işte kapana kısılmış gibi hiç tanımadığım birisinin himayesinde oturmayı. Bir bacağım koltuktan sarkmalı gelip geçen muavine toslamamaya çalışarak. Otobüs yavaşladığında kafamı azıcık koridordan yana uzatıp görebilmeliyim yolda ne olup [...]
27 Kasım 2010
Sabah sabah bilmediğim bir dilde çığırışlarla uyanıyorum. Değişik erkek sesleri, gırtlak nameleri Türkçeden fazla ama Arapçadan az bu dille birbirlerine bağırıp duruyorlar. Komşu binanın inşaatında çalışan Kürt kökenli işçiler bunlar. Bence binanın dış peyzajına pek de uymayan bir taş duvar işçiliği sergiliyorlar. Komşu bina ile aramıza koca koca taşlardan bir duvar örüyorlar. Hiç Kürt [...]
27 Kasım 2010
Danino yoğurtlarının bir süredir çocuk kanallarında dönen çıkartmalı 29 harfi bul 29 mesleği öğren şeklinde eğitici öğretici reklam kampanyası var: 29 HARF 29 MESLEK. Eğiticiliğinin yanı sıra reklamdaki güzelim minik kızın görüntüsü eşliğinde ‘Çıkartmalardan bir tanesini bilgisayarının kamerasına göster sana mesleğini söyleyelim’ şeklinde İ harfinden yola çıkarak İTFAİYECİ mesleği örnek verilmekte. Reklamdaki küçük kızın ailesini [...]
27 Kasım 2010
“Allah’ım Allah’ım ateşlere yürüyorum.” İlle de aşk yakmaz ya insanı. Güney sahillerinin kumlarına çıplak ayakla basmadınız mı hiç? Dalgalarla ıslanmış kum bölgesine ya da bir şemsiyenin gölgesinde soğumakta olan bir kum öbeğine kadar zıplaya zıplaya kaçmadınız mı hiç? Güney sahilindeki ilçelerimizden en zor ulaşılanına ulaşmış idim sonunda. Kendisine en yakın iki ile dolayısıyla da [...]
27 Kasım 2010
Yıllarca sürmüş bir şehir uykusundan uyanmak gibiydi Ankara’dan ayrılmak. Kafamı kum yerine direkt asfalta gömmek gibi. Otobanın tabelalarını gördüğümde ‘köyün en son çitine’ gidemeyen Ünzile idim; ama ondan daha kararlı ve yaşça biraz daha büyük. Yolda giderken sonbaharın göz hafızama sunduğu renk cümbüşünü tekrar görebilmek için bir sene beklemem gerekecekti. Sırf bunun için bile bir [...]