Chitwan

18 Ağustos of 2011 by

11.08.2011

“Dünyayı allar pullar boyarlar gözünü / Aklı olan hor görür süsünü püsünü / Kimler geldi gitti, kimler gelip gidecek / Al gitmeden alacağını, doyur gönlünü.”

Geçmiş zamanda Müslümanlarla, Hindistan’da savaşa giren Taura yerlileri savaşı kaybetmiş ve ülkelerini terk etmek zorunda kalıp Nepal’e, Chitwan’a yerleşmişler. Burada yaşamaya karar verip köylerini buraya kurmuşlar. Bir süre sonra sıtma baş göstermiş. Çok fazla yaşamda bu yüzden yitip gitmiş. Tauralılar bundan böyle evlerini sıtmadan korunmak üzere sadece dört duvar yapmışlar. Penceresiz, küçük bir hava deliğine sahip tek göz oda…

Tarihin içindeki bu köyde olmak anlatılanları dinlemek, yüzlerdeki yaşanmışlığı, gözlerdeki açlığı görünce emin olun düşünmek zorundasınız. Bir başkasını düşündürtmek değil ya da bir başkasını, bir milleti, bir ırkı, bir güruhu düşünmek değil. Yalnızca kendinizi düşünün. En güzeli de düşünmek için görmek zorunda olmamaktır.

Korku? İstemeden elde edilen korku ve istemsiz gelen korku. Her iki durumla da karşılaştık. Ama burada Chitwan’da genel olarak hep korkmayı kendimiz istedik. Doğadan kopan, taş binalar içinde yaşayan bizler, bu gerçek diye adlandırdığım hayatta iki tip korkuyla da yüzleşmek zorunda kalıyoruz. Timsahların yüzdüğü bir nehri geçmek, kaplanların yaşadığı bir ormanda yürümek. Neden? Her şey bir eğlence gibi görünse de parametrelerin değişmesi sonucunda karşılaşılacak ters durumu hiçbirimiz hesaplamıyoruz. Kopuş, doğaya geri dönüşü koşulsuz kabul ettiriyor.

Gerek yerel halk, gerek yukarıda bahsettiğim Taura kabilesi ise doğadan kopmadıkları için korku mekanizmasını işletmemişler. Onlar yaşadıkları şeyden zaten korkamazlar. Buradaki yerleşim yerleri vahşi yaşamın ortasında…

Bütün günü dizlerimize kadar çamurlar içinde ormanlarda, bataklıklarda, nehirlerde geçirdikten sonra gerçekten bitkin düştük. Akşam dinlenip ertesi gün Himalayalar’ın eteklerinde kurulmuş olan Pokhora’ya doğru 7 saatlik bir yolculuğumuz var. Günün son saatlerini muhteşem bir manzaraya karşı, Chitwan’ın yüksek sıcağının altında soğuk bir şeyler içerek geçirip, kaldığımız yere dönüyoruz. Gece de eğlence hakkımız olduğu için geç saatlere kadar, burada edindiğimiz dostlarımızla son gece partisinde sohbetler edip vedalaşarak, güzel duygularla ve edindiğimiz doğa tecrübesiyle yataklarımıza dönüyoruz…

 

Previous:

Chitwan

Next:

Pokhora

You may also like

Post a new comment