Defne Diyarı: Harbiye

27 Kasım of 2010 by

İsmi mitolojide ‘Daphne’ olarak geçen Antakya’nın güzel bir beldesi Harbiye. Her mevsim taptaze yeşilliğini koruyan defne ağaçlarının ve coşkun şelalelerin koyun koyuna olduğu, buram buram defne kokusunun insanı sarıp sarmaladığı büyülü bir yer.

İnsanoğlu tarihte güzelliğinden çok etkilendiği yerleri her zaman şiirsel derinliği olan hikâyelerle, efsanelerle daha da etkileyici hale getirmeye çalışmıştır. Nedendir bilmem. Belki bu hikâyeler insanların gördüğü şeylerin yaratılışını dini inançlarına göre yorumlama ihtiyacından türemiştir. Belki de değişik insan topluluklarına kendi değerlerinin çok kıymetli ve farklı olduğunu gösterişli bir dille anlatma ihtiyacından. Buna mizahi bir dille hava atma ihtiyacı ya da ilgi çekme ihtiyacı da diyebiliriz.

Harbiye’nin mitolojik hikâyesi de tipik sonu vuslatı bulmayan aşk hikâyelerinden. Zeus’un oğlu Apollon’un âşık olduğu ve kendisinden sürekli kaçan Dahpne’nin, Türk filmlerindeki gibi bir kovalamaca esnasında Apollon tarafından yakalanıp ‘Ey toprak ana, beni ört, beni sakla, beni koru.’ demesiyle bir defne ağacına dönüşüvermesi, gözyaşlarının da sel olup şelaleler oluşturması olarak özetlenebilir. Acısından kahrolan Apollon da ne yapsın? Aşkını başına taç etmiş tabiki. Heykellerindeki defne yapraklarından oluşmuş taç bu aşkın bir göstergesi imiş.

Bu efsane okuyan herkesi Harbiye’ye gitmeye teşvik eder mi bilmem; ama Harbiye’ye gidenlerin efsaneyi bir kenara bırakıp kendisini; enfes şelale seslerinin ritimlerine, mis gibi defne kokusuna ve yeşilin insan ruhuna verdiği mayhoş huzura kaptıracağından eminim. Ayrıca biraz soluklanmak isteseniz dahi etkileyici manzarayı seyretmeye devam ederek, dünyaca ünlü, meşhur Antakya mezelerini de büyük bir keyifle tatmanız mümkün. Buradan alacağınız defne sabunlarını evinize götürdüğünüzde, defne diyarının doğal kokusunu da beraberinizde götürmüş olacak ve her kullandığınızda şelalelerle kucaklaşan defne ağaçlarının etkileyici kokusunu hatırlayacaksınız.

Defne diyarından geçmeniz dileğimle…

 

Next:

Doğayla Dost Turizm: Ekoturizm

You may also like

Post a new comment