Dıngılıgül Lokantası

25 Temmuz of 2011 by

Yönünüzü bir gün Iğdır’a çevirin. Ağrı Dağı’nın kuzey eteklerinde yer alan ve üç ülkeye sınırı olan bu yeşil şehri ziyaret etmiş olmaktan hiç pişman olmayacaksınız.

Değişik tatlar denemekten hoşlana ve özellikle Azeri yemekleri yemek isteyenler için bir önerim var. Bu önerim; Iğdır’ı ziyaret etmek için pek çok önerimden sadece biri.

Iğdır’ın Karakoyunlu İlçesi’nde bulunan Dıngılıgül Lokantası Azeri yemekleri tatmak için iyi bir seçim. Bu lokantayı Azeri kökenli iki kız kardeş işletiyor. Karakoyunlu’da ev yemekleri hazırlayan tek yer. Fiyatlar çok uygun. Bu fiyatlar için yemek yemeye bile gidilebilir.

Burayı ziyaret etmeden önce mutlaka sipariş vermeniz gerekiyor. Zira bu lokantanın 10 ile 12 arasında değişen müşterisi var. Ve yemekler bu müşteriler için hazırlanıyor.

Lokantanın ismi ilginç. En azından ben duyunca bana ilginç geldi. Açıldığı gün isimsiz açıldı aslında. Uzun bir süre de isimsiz kaldı. Bir gün Karakoyunlu Kaymakamı Sayın Esengül Korkmaz Çiçekli’nin isim önerisi ile ismine kavuştu.

Lokanta binasının küçük olmasından kaynaklanarak Azeri dilinde ‘küçük’ anlamına gelen ‘dıngılı’ ismini uygun görmüşler. Ama birde çok sevdikleri Kaymakam Hanımın isimdeki ‘gül’ kelimesini de ‘dıngılı’nın arkasına koymayı da unutmamışlar. Anadolu’da ‘Vefa’ isimi sadece bir semt adı değil, yaşam şeklidir. Böylelikle olmuş lokantanın ismi ‘Dıngılıgül’ yani ‘küçükgül.’

Peki, ben hangi yemekleri yedim? Doğrusunu söylemek gerekirse, lokanta sahiplerinin Azeri ağızları ve cana yakın oluşları her şeyin ötesinde oldu. Kendilerine şaka olsun diye önerdiğim çelik kasa almaları gerekliliğini uzun süre düşündüler. Harika iki insan tanıdım. Burayı keşfetmemi sağlayan Esengül Hanım ve sevgili dostum Mehmet Fatih Çiçekli’ye teşekkür ederim.

Aramızda kalsın ben yemek işinden hiç anlamam. İçinde tereyağı olan, zeytinyağı olan her şeyi yerim. Ama burada yediklerimi en azından paylaşmak istiyorum:

Taş Köfte (Şorfa Köfte) yemeğinden tattım. Tattım ne, doyasıya yedim. İçinde kıyma, lepe (kırık nohut), pirinç, bulgur, erik (kuru alça), patates (kartof) bulunan meşhur bir sulu yemek. İçinden ereik çıkması çok ilginç geldi bana.

Birde Üzlü (ekşili) Gözlü Pilav Üstü isimli bir yemek daha yedim. Bu yemeğin içinde; kuşbaşı et, sarıkök (zerdeçal), soğan, lepe, biber ve düğü (İran pirinci) bulunuyordu.

Çorbasız sofra olur mu? Olmaz pek tabi ki. Qatıq (Katık Aşı) Yoğurt Çorbası içtim. Bununda içinde pirinç, lepe, maydanoz, çoban otu (kibrit), dereotu, kişniş, semizotu (pelipertiyan) bulunuyordu. Bu çorba yalnız soğuk olarak alınıyor bilginize.

Azeri ev yemekleri yemek, güzel ruhlu, temiz insanlar tanımak, Azeri ağzının şiirsel tınıları duymak isterseniz, aç da olmasanız bu lokantayı ziyaret ediniz. Pişman olmayacaksınız. Ben insanlarını çok samimi buldum. Hele Azeri ağzının şiirselliği yok mu? Birde benden selam söyleyin.

Dıngılıgül Lokantası

Karakoyunlu / Iğdır

0 (476) 518 73 95

 

 


Previous:

PAZART Her Pazar Cihangir Firuzağa Meydanı’nda!

Next:

İhsaniye Elması

You may also like

Post a new comment