Doğa ve Hayvan Dostlarına…

16 Aralık of 2010 by

Bu hafta sonu Pazar günü, Konyaaltı Belediyesi Sokak Hayvanları Rehabilite Merkezi’ndeydik. Çoğu insanın durumun bile farkına varmadığı, varanların da kendi hayat gailelerinde görmemezlikten geldikleri, unutulan, fazlaca eziyet gören sokak hayvanlarınaydı bu ziyaret…

Konyaaltı Belediyesi’ni kutlamak lazım. Ellerinden gelenin en iyisiyle, tam olması gereken standartlarda hayvan dostlarımızın barınma, beslenme ve sağlık ile ilgili problemlerini çözmek için çok güzel bir sokak hayvanlarını koruma ve rehabilite merkezi açmışlar. Bırakın sokak hayvanları sorunumuzu akılcı ve yapıcı bir şekilde çözmeyi, zamanında bu sorunla uğraşmak yerine, çözüm olarak, topladıkları binlerce hayvanı tüfeklerle vurup ya da zehirleyerek, çöplüğe gömen belediyeler gördük.

Ama şimdi iş yapıcılığa gitmiş. Hiçbir siyasi görüşüne aldırmaksızın bu sağduyulu hizmeti verebilen her belediyeyi ayakta alkışlamak lazım. Çünkü hayvanları sevebiliyorsak birbirimizi de sevmeye başlayabileceğiz. Çünkü doğadan geldik. Ve bu canlılar doğanın en önemli parçaları. Unutmayın; beraber yaşamamız gereken alandan onları çıkararak, yaşama olanağı tanımayan bizleriz.

Vazgeçiniz; “o kadar çoklar ki hangisiyle ilgilenelim” demekten,

Ya da , “çocuğum yaklaşma mikrop kaparsın, ısırır seni” demekten,

Hangisi olmak istiyorsunuz?

Görünce önce “ah yazık” deyip, sonra görmemezliğe gelip yanından uzaklaşanlardan mı?

Yoksa çocuğuna oyuncak yerine alıp, sonra ilgilenilmesinin zorluğunu görünce sokağa bırakanlardan mı?

Hayır…

Sadece şu cins hayvanım var demek için alınan sözde hayvan sevgisine. Bakabileceksen sahip ol. Ailenin bir ferdi olarak göreceksen ve çocuğun kadar seveceksen al. Binlerce para döküp sadece bende var demek için alınan hayvanlar yerine sokakta bir simidin köşesiyle günler geçiren hayvanlar var. Hayvan pazarını canlandırma. O hayvanların çoğu kaçak olarak bavulların içerisinde getiriliyor. O bavullardan içine tıkıştırılmış yavru ölülerinin arasından belki bir tane canlı çıkabiliyor.

Önce muhtaç olana yardım et. Bir hafta sonu değişiklik olsun diye sinemaya gitmek yerine bu sefer hayvan barınaklarını ziyarete git. Birde sen yakından gör hallerini. Barınağa getirilmeden önce çocuklarca eziyet edilmiş aciz bir köpeğin yanına yaklaştığında korkusundan altına işediğini gördüğün zaman benimle aynı şeyi mi hissedeceksin? Ve sende benim gibi bir şeyler mi yapmaya çalışacaksın?

Şuanda Antalya’da bile hava inanılmaz soğuk. Şuan bütün sokak hayvanları üşüyor ve açlar. Bir tekme bir taş görmeden barınacak yer arıyorlar. Empati yapmak veya sevmek zorunda değilsin onları. Ama bir kez olsun şu soruyu sor kendine ‘ya onun yerinde olsaydım ne yapardım?’

Hayvan Barınaklarının:

1. Kullanmadığınız, eski, yorgan ya da kazak gibi hayvanların altlarına serilebilecek ve onları sıcak tutacak şeylere ihtiyacı var. Hayvanlar betonda yatıyorlar.

2. Açılmamış kuru mama

3. Makbuz karşılığı bağış ve en önemlisi hayvanların kendilerini evlat edinecek sevgi dolu ailelere ihtiyacı var!

Bunlardan hiçbirini karşılayamıyorsan gördüğün yerde bir kafalarını okşaman bile insanlık için büyük bir şeydir!

Yazı ve fotoğraflar: Kerem Güner

Previous:

Fatih Reyhan’dan Dağların Şifası Bir Çiçek

Next:

Irreversible Aşk

You may also like

Post a new comment