Dumanlı Dağların Altında Yatan Gizli Gerçek

14 Aralık of 2010 by

Hep anlatılır ama bize masal gelir şu ayrıyken iki ayrı birey, birleştiklerinde farklı bir birey olmanın hikâyesini. Ve bizde deriz ki; yok böyle bir şey aslında varmış… Rüzgâr anlattı, silgim de yanımdaydı… Ben sildim beynimdeki kötülükleri o anlattı, ben sildikçe o anlattı… Ve bana söz verdirtti, sakın ‘her şeyi’ anlatma. Tamam dedim…

Aslında doğanın ne farkı var ki bizlerden. Evet, onlarda bizim gibi bir yaşam sürüyor aslında, hiç farkları yok görebilene. Örneğin şu dumanlı dağlar diye tanımladığımız bir bütün olarak gördüğümüz, o gözle baktığımız dağlar var ya; çoğu insan bilmez ama gerçekte onlar iki sevgiliymiş. Ben onları seyrederken, o sohbetlerine tanık olduğumda, arkadaşları ‘rüzgâr’ söyledi bana. Uzun uzun anlattı hikâyelerini ıslık eşliğinde, ama onlar duymadı. Civarda da kimse yoktu zaten rüzgâr ve ben.

Anlat dedim; ‘başı ve sonu yok’ dedi. Şu insan denen sizler, belki de böyle bir şeyi yakalayamadığı içindir ki, yok etmeye çalışıyorsunuz. Ancak biz direniyoruz tüm bedenimizle, siz körsünüz dedi. Sizin olduğu kadar bizimde bu dünya ve biz bu birlikteliğe destek veriyoruz, bulut ve dağın sevdasına… Arkadaşları ‘rüzgâr’ ve ‘güneş’ ayrıca civarındaki sıklıkla onları ziyarete gelen canlılar ile birlikte. Ama siz sakın onları ziyaret etmeyin, siz kötüsünüz. Sizler farkında değilsiniz biz sizden önce de vardık ve bu birlikteliğe şahidiz dedi… Utandım.

Siz ya yol yaparsınız kendi keyfiniz için ya baraj ve canını acıtırsınız ‘dağ’ın ve ‘bulut’ hemen koşar, ‘dağ’ına destek için. Bazen komşuları ‘yağmur’ ve ‘şimşek’ öyle bir kükrer ki bir şey yapamazsınız, çalışmalarınız durur. Bazen büyük büyük nineleri deprem hemen kızarak gelir ve yine durursuz. İşte siz bu kadar zavallısınız ama farkında değilsiniz. Sizin neyinize bu sevgiye engel olmak ama körsünüz. Şaşkın şaşkın dinleyen benim halimi gören ‘rüzgâr’; masal değil bu dedi. Ancak görebilene. Sen duyabilensin bu yüzden anlattım dedi. Daha çok şey anlattı ama anlatma dedi… Ben de gizli diğer anlattıkları, öncesi ve sonrası…

Bunu bilen bilir, gerçektir bu. Birlikte olunca daha heybetli, daha gösterişli ve büyüleyiciler adeta kükrer ve etrafına mutluluk saçar boyutta. Ayrıyken de ayrı güzeller ancak birlikte olunca değme keyiflerine hele bir de yakın komşuları ‘güneş’ kendilerine konuk olunca öyle bir büyü saçarlar ki etrafa ve bu büyüde öyle bir tılsım vardır ki onları seyredenleri kendilerine hayran bırakırlar. O saniyeleri, o dakikaları yakaladıysanız eğer o sohbet halini, muhakkak ama muhakkak sebeplenirsiniz, deneyin görebilmeyi ve deneyin duyabilmeyi…  

Ancak bunun için her zaman yanınızda bulunması gereken silgi ile kötü şeyleri beyninizden silmeniz gerekir. O düşünceleri fark ettiklerinde konuşmazlar… Ne arkadaşım rüzgâr, ne de komşuları… Hazır olarak giderseniz benden selam söyleyin, yakında gelecek deyin…

Fotoğraflar: Doğa Gül

 

Previous:

Kültür Turları Başlığı Altında Yapılan Turlar Yasaklansın!!!!

Next:

Ne ve Nasıl Olmayı Tercih Ettiğimize Göre Değişir Durduğumuz Nokta

You may also like

Post a new comment