Ege’de Doğal Bir Doğa Müzesi: Dilek Yarımadası Milli Parkı

29 Ağustos of 2012 by

Yeşillere bezeli ormanlar, onlarca farklı türü barındıran bir bitki örtüsü, akvaryum berraklığındaki koylar, kent hayatının hemen her alanında karşılaşamadığımız ve soyları tükenmeye karşı korunası hayvanlar…

Dilek Yarımadası, Büyük Menderes Deltası Milli Parkı, yukarıda bahsi geçen güzellikleriyle gezegenimizin insanoğluna ve canlılara bahşettiği özel armağanlardan biri ve günümüzün beton kirliliğinde giderek daha da hasret kalınan bir doğa cenneti…

Aydın ilinin Güzelçamlı Belediyesi sınırları içinde yer alan parkın kapısından içeri girdiğiniz andan itibaren adeta açık hava bir doğa müzesindeymişsiniz hissiyatı oluşuyor. Zira burada betonlaşmanın nerdeyse esamesi okunmuyor ve kendinizi bir anda yemyeşil bir dünyanın içinde buluyorsunuz. Ağaçların gölgelediği yolda ilerlerken turkuaz renginin en duru haliyle göz dolduran Ege Denizi’nin temiz koyları seyre dalınıyor. Artık iyice yakın mesafede yer alan Samos Adası (Sisam) ise ardı ardına sıralanan dağlarıyla ve Ege Denizi’nin ortasında bir şerit gibi uzanan coğrafi yapısıyla hemen karşınızda sizi selamlıyor.

Parkın orta yerinde yer alan Olukludere Kanyonu ise 15 km.’lik uzunluğuyla milli parkı bir kemer gibi kuşatıyor ve bir tarafından diğer tarafına değin yürüyerek parkın zengin florasını ve faunasını keşfetme imkânı sunuyor.

Kanyonda yapacağınız doğa yürüyüşünden sonra serinlemenin en güzel yolu şüphesiz kendinizi parkın serin koylarına bırakmanız. Koylar, serin olmalarının yanı sıra su altı dünyasının zenginliğini ortaya koyuyorlar ve suyun temel yaşam kaynağı olduğunu bir kez daha hatırlatıyorlar.

Dilek Yarımadası Milli Parkı’nın bitki örtüsü, canlı yapısı, kanyonu, yürüyüş rotaları ve koylarının her biri ayrı bir yazının konusu olabilecek zenginlikte ve parkı anlatmak için daha çok sözcük gerekli ancak tüm betimlemeler, parkın güzelliklerini canlı olarak keşfetmenin yanında yetersiz kalır.

Öyleyse dört mevsim ayrı güzellikler sunan Dilek Yarımadası Milli Parkı’nı ziyaret edip; tüm zenginlikleriyle ülkemizin kıymeti bilinip de korunması gereken ciğerlerinden biri olduğunu hatırlamak ve hatırlatmak gerek…

Yazı ve fotoğraflar: Türker Adakale

Previous:

Cin Köprü

Next:

Tirilye Diye Bir Yer

You may also like

  • 17 Ara

    Pamphylialıların Antalyalılara mirası; Perge

    Gezi

    Antalya’nın 17 km doğusuna Perge’ye gidiyoruz. Antik kente yaklaşırken tiyatro hemen göze çarpıyor. Sanki MS ...

  • 23 May

    Zonguldak’ta Bahar

    Gezi

    İlk kez 2011 yılı Kasım ayında gittiğimiz Zonguldak’a, bu defa Mayıs ayında gidiyoruz. 2011 kışında, ...

  • 18 Eyl

    HASAN BOĞULDU

    Gezi

    Edremit Pazarı, şimdi olduğu gibi yüzyıllar önce de Çarşamba günleri kurulurdu. Etraftaki köylüler ürünlerini pazara ...

  • 09 May

    Kadim Şehir Palu

    Gezi

    Dönemin Palu Kaymakamı sevgili dostum Mehmet Fatih Çiçekli’nin daveti üzerine geçtiğimiz yıl (2015) Palu’da bir ...

Post a new comment