Fransız Yapımı Betty Blue Filmi

31 Mart of 2011 by

Fransız yapımı Betty Blue filmi; birbirini  hiç tanımayan bir hayat kadını Betty ve hak etmediği bir hayat yaşayarak yazdığı romanı ilk kez okuyacak ve aşık olacağı kadını arayan Zork’un hikayesini anlatır.

Ahmet Altan’ın ‘Aşk Çıplak Gezer’ denemesindeki gibidir bu filmde aşk.

Bir orospudan bir azize yaratmakla meşguldür. Bir orospunun nasıl azizeye dönüştüğünü, aşkın nasıl çıplak gezdiğini ve hayatların kesiştiğin de sonuçlarının nerelere gideceğini gösterir bu filmin kareleri.

Betty yeni yeni aşık olmaya başladığı Zork’a  hayata korkakça adım attığı, kendisini hamallar gibi çalıştıran patronuna sesini çıkaramadığı ve hiçte kendisine yakışmayacak pasiflikte bir hayat yaşadığı, kısacası aldığı nefesin hakkını vermediği bir gün, ilişkilerinin üçüncü günü; kelimeleriyle ağır bir tokat atar:

‘Sana hayran olmadan seni nasıl sevebilirim ki.’

Böyle midir gerçekten?  Birini sevmek için gerçekten ona hayran olmak mı gerekir? Hayran olunmadan sevilemez mi? Kadın ya da erkek için ne önemliliktedir bu karmaşa, bu sıralama…

Kadınlar önce hayran olur sonra severler mi? ya da  erkekler önce sever sonra hayran mı olurlar?  Hayran olunmadan sevilmez, sevilmeden hayran olunamaz mı?

Betty bu sözü söyledikten hemen sonra Zork’un dudakları ve  aşk devreye girer. Gözlerini birbirinden alamayan çift bu sözün yoğunluğundan kaçmışlardır; birazda Zork’un inadıyla.

Aslında Zork bu ağır cümleden kaçmıştır. Duvarları boyayan ve tiner kokan işçi bedeniyle Betty’i kendine hayran bırakabileceğini hiçte ummamaktadır. Ona aşık olmak yada onun kendisine aşık olmasını da çok beklememektedir beklide…

Ama yanılmıştır  Zork. Yıllar öncesi yazdığı roman, bir temizlik sonrası, tam da keyif çayı içerken Betty’in karşısına çıkmış, onu bir solukta ve iki gece uyumadan  okumuş, okuduğu romanın yazarına  hayran kalmış  ve ona aşık olmaya başlamıştır.

Ve o günden sonra her dakika aşk bir orospudan bir azize yaratmanın tadını çıkarmıştır çıplak gezerek… Aşkın rüzgârına kapılan bir kadın, o kitabın her kelimesindeki her harfe  hayran olarak bir adama hayatını adamıştır.

Hayran olmasaydı adar mıydı acaba?

Previous:

Kanser ve Konser

You may also like

Post a new comment