Gabon’da

13 Mart of 2015 by

Cuma günü, ilk işim buradaki Türk okulunu ziyaret etmek oldu. Bir kısa film çekeceğim ve hazırlık aşamalarını tamamlıyorum. Filmin büyük bir bölümü buradaki Türk okulunda geçecek. Okulda 80 civarında ögrenci eğitim alıyor. Bunlardan sadece biri Türk, o da Resul. Çok iyi derece Türkçe konuşamıyorlar ama harika Türkçe şarkı söylüyorlar. Okulda, ilköğretim ve lise seviyesinde eğitim veriliyor ve öğretmenler Türk.

1

Gabonlu kadınların kendilerine özgü bir moda anlayışları var. Rengârenk kumaşları tercih ediyorlar, dünyadaki modayı takip edenler de var aralarında. Türkiye’yi acayip seviyorlar alışveriş konusunda.

2

Pazar günü sahilde konser vardı, oldukça kalabalıktı. Gabonlular ritmik ve enerjik müzikleri seviyorlar. Denizin kenarına kurulmuş bir sahneden harika eğlenceli müzik yükseliyordu. Çoluk çocuk herkes oradaydı.

3

4

Hindistancevizi satan bir adam gördük ve hemen bir Hindistancevizi aldık. Harika taze ve lezzetli! Satan adam hemen sizin için kabuğunu soyuyor orada. Tanesi 1 TL’den bile az.

5

Afrika’da kıtlık var doğru, yiyecek inanılmaz pahalı. Alışık olduğunuz sebze ve meyveleri çıkarın aklınızdan buraya gelirken. Yoksa kabağın kilosuna 30 TL’den fazla ödeme hazırsanız sorun yok. Afrika’nın kendi meyve ve sebzesini tercih ederseniz hayat şahane! Sakın tadı kötü sanmayın buradaki yemekleri, geldiğimden beri kilo aldım. İnanılmaz lezzetliler! Mesela şu gördüğünüz tezgahta tavuk satılıyor. Yeni pişmiş tavuğunuzu hemen sandviç yapıyor sizin için. Ahh bir de avokado ekliyor. İlk defa avokado ile tavuk yedim, harika! Belki tezgahı gördüğünüzde kirlilikten çekinebilirsiniz ama inanın hastalık filan yok, bir kere bile midemi bozmadım.

6

Afiyet olsun küçük bey…

7

Yemek porsiyonları çok büyük, hiç bir tabağı tamamlayamadım şimdiye kadar. Çok fazla et yemiyorlar, yerlerse de koyun eti seviyorlar. Balık ve tavuk en çok tükettikleri… Ah bir de mayonez! Hayatımda bu kadar mayonez seven kahvaltıda, yemekte her zaman mutlaka yemeğine mayonez ekleyen bir toplum daha tanımıyorum. ‘Non Mayonez’ demekten usandım artık. Balıkla mayonez mi yenir yav.

Hafta sonu yüzmek için Libreville’nin başbakanının yaşadığı semte gittim. Çünkü bütün iyi oteller ve otellerin yüzme havuzları bu bölge içerisinde. Normal Afrika mahallelerinden oldukça farklı. Maldivler, Bahamalar aklına gelecek, zenginlerin tatil yaptığı diğer yerler gibi. Sokaklar temiz, yollar bakımlı, binalar yıkık dökük değil gayet yeni duruyor.

8

Gabonlu insanlar inanılmaz kibar. Merhaba demeden masanıza gelen garsona direk bir kahve alabilir miyim derseniz size önce “Merhaba” diye hafif yüksek ses ile çıkışırlar. Halbuki siz kahvenizi mümkün olduğu kadar kibar istemeye çalıştınız. Öğlen yemeği için küçük bir lokantaya girdiniz, genel olarak merhaba dediniz ve bir masaya oturmak için ilerlediniz… Eyvah eyvah ben bu şekilde yaptığımda masada oturan bir adam “Afiyet Olsun!” şeklinde bağırdı bana şaşırdım. Masasının önünden geçerken ‘Afiyet Olsun’ demeniz gerekiyor. Önce ‘Merhaba’ sonra ‘Afiyet Olsun’ diyerek ilerlemek… Tüm bu fakirliğin ve gelişmemişliğin ortasında insanlık yönünden bu denli gelişmiş olduklarını görmek beni çok etkiledi. Markete, bakkala kimseye selam vermez olduğumuz İstanbul’dan sonra iyi geldi bu alışkanlık bana. Hal hatır sormak, tanımadığın bir insanla bir koridorda karşılaştığında tanımıyor bile olsan gülümseyip ‘İyi Akşamlar’ demek…

Gabonlu çocuklar çok şeker, çikolata renkleri onlara ayrı bir şekerlik katıyor bence.

9

10

Ben geldiğimden beri okullar tatil çünkü öğretmenler protesto ediyorlarmış, maaşları yüzünden. İki haftayı geçti halen devam ediyor protesto. Gabon’da hukuksal işler biraz yavaş ilerliyor. Eğer elektrik dairesi ya da herhangi bir devlet dairesi ile işiniz varsa yandınız diyebilirim. Herkes bir başkasına aktarır sorununuzun çözülmesi için günleriniz gider ama çözülmez. Neyse bu ayrı bir konu.

Okullar tatil olduğu için daha doğrusu öğretmenler çalışmadığı için çocuklar da eğlencede…

11

Geçenler de futbol maçı vardı, Gabonlular tam bir fanatik! Maç izlerken oldukça keyifliler, çok eğlendim…

12

Cumartesi  akşamı gece kulübüne gittik. Gözüme ilk çarpan kızların kıyafetleri. İnanılmaz seky kıyafetler giyiyorlar, özellikle garsonlar. Hadi diyelim tüm dünyada varolan bir gece kulübü pazarlama stratejisi. Diğer taraftan beyaz yaşlı adamların sevgilisi olan gencecik zenci kızları var. Bu noktada gece kulübü benim için içkimi içip eğleneceğim bir ortam olmaktan çıktı.

Gabonlu insanlar müziği, eğlenmeyi çok seviyorlar. Oldukça da neşeli insanlar, bir diğer sevdiğim yanları beyazsınız diye tüm gözler size çevrilmiyor. Bu konuda çok cool oluşları harika. Gece dışarı kız kıza eğlenmeye çıkan görmedim. Genelde erkekler eşlik ediyor.

Gabonlu kızlar çiçek sevmiyor, eğer Gabonlu ise kız arkadaşınız sakın sevgililer gününde çiçek tercih etmeyin. Bunu yiyebilecek miyiz? şeklinde tepki veriyorlarmış. Yani daha elle tutulur ihtiyacım olan bir şey al anlamına geliyor. Çikolatayı kabul ederlermiş çünkü yiyebilirlermiş. Yani kızlarımız biraz maddiyatçı.

13

Gece kulübünden devam edelim. Garson kızların güzelliğine bakmaktan her ne kadar kendimi alamazsam da, içkimi söyledim. Kokteyller çok kötü, birçok kokteyli de bilmiyorlar zaten. Menü soruyorum ne bildiklerini anlamak için o da yok. Gece kulübünde ayna var her yerde, neredeyse tüm duvarlar ayna ile kaplanmış durumda. Öğrendim ki kadınlar ayna karşısında dans etmeyi seviyorlarmış. Evet, evet tek başlarına aynanın karşısına geçip dans ediyorlar, yüzleri aynaya dönük şekilde. Ne var keramet şu aynada dedim ben de denedim. Hakikaten keyifli. Nasıl göründüğünü görerek yalnız dans etmek…

Zeynep Uslu

 

 

Previous:

Gabon’da İlk Günüm

Next:

Selçuk’tan Girit’e Yolculuk -1

You may also like

Post a new comment