Geyiğin Mesajı

08 Ocak of 2011 by

Keçilerin arasına karışmış, görünce onu öyle bana hissettirdiği duyguya bıraktım kendimi uzun bir süre. O görkemli boynuzları; ehlileştirilmemiş, doğal, gizemli ve vahşi bir yanı olduğunu anlatır gibiydi. Duruşu dimdik ve etrafı keskince dinleyen dikkati ona yabansı bir görünüm veriyordu adeta. Bakışları, duruşu, yürüyüşü kesinlikle hiçbir hayvana benzemiyordu. Ona saygı duymamak imkânsız…

O an dönüp bir de keçilere baktım. Birbirleriyle koordine hareket eden ve her an korku içinde oraya buraya kaçışan bu hayvanlarla geyiğin arasındaki farka şaşakaldım. Bir şey ile başka bir şey arasındaki bu farklılık bana aslında farklılıkların ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. Ve var olan her canlının kendine has farklılıklarını korumasının ne kadar önemli ve doğası gereği öyle yaşamasının sağlıklı olacağını…

Ona öyle bakarken aramızdaki o bağa da şaşakaldım. Geyiğin bana hissettirdiği ya da onun varlığı nedeni ile benim hissettiklerim beni zenginleştiriyordu. Onun o kendine has enerjisi benimkini etkiliyordu. Hissettiğim o taze, hiçbir yoruma düşünceye yer bırakmayan ‘o net his’ onun bana mesajıydı işte. Yine hayretle fark ettim ki hayvanlar bize mesaj vermekteler an be an. Etrafımızda gördüğümüz her hayvan ile aramızda bir bağ oluşmakta ve onun varoluş nedeni ile bizimkisi birleşmekte…

Sözgelimi keçiler ve koyunlar sürüler halinde yaşarlar; kimi insanlar gibi korku içinde. Tek başına yaşayamaz, karar veremez, hayatı başkalarının kontrolüne ve gücüne endekslidir.

Kartallar en yüksekte uçarlar. Tek başına. Ve ansiklopediyi açarsanız onlarla ilgili bilgi edinmek için şöyle yazdığını görürsünüz; ‘en uzaktakini en yakın gören hayvan…’ Kimi insanlar gibi…

Yılan… Onu hiç tanımıyor ve ondan korkuyor olmamız aslında kendimizi tanımadığımızı gösterir. Tarihler boyunca kendi bilgeliğine erişme yolunda yılan insanlara önderlik etmiştir. Yılandan hem korkarız hem de onu görme inceleme tanıma dürtümüze engel olamayız. Aslında bilgiye götüren merak duygusunu sembolize etmektedir bu; kendi bilgeliğimize…

Bu örnekler çoğaltılabilir. Unutmamamız gereken şey onların taşıdığı enerjinin her birinin kendine has olduğu ve bu enerjinin bize akarak o bilgiyi bize hatırlattığıdır. Ve her biri diğerinden kesinlikle benzersizdir. Bir zamanlar bizim olduğumuz gibi…

Var olan hiçbir canlıdan ayrı değiliz. Onların sahibi hiç değiliz. Çoğu zaman bu bilginin ayardın da olmamamıza rağmen hayvanlar bize öğretmekten hiçbir zaman vazgeçmiyorlar.

Bir gün onların dilini anlayan dek…

Fotoğraf: İsmail Şahinbaş

Previous:

Cinsel Güdüler

Next:

Kartal (1)

You may also like

Post a new comment