Her Yaşın Bir Güzelliği Var Mı???

04 Nisan of 2011 by

Geçen gün annemle buluştuk… Kahvelerimizi içerken laflamaya başladık… Tipik bir anne – kız ilişkimiz olduğundan dolayı sohbet surat asmalar, gerginlikler, anlaşmazlıklar, biraz da hoşlukla akıp giden bir yörüngede devam ederken… Annem günün lafını patlattı…



Her yaşın güzelliği falan yok… O züğürt tesellisinden başka bir şey değil… Tabi ki ben ilk görevim olarak annemin söylediğine hemen karşı çıktım… Olur mu hiç öyle şey dedim…

Her yaş ayrı güzeldir… Ayrı beklentiler… Ayrı tecrübeler… Ve ayrı olgunluklar içerir… Sen onu külahıma anlat dedi annem… Bu noktadan itibaren… Annem ben ve külahı konuşmaya devam eder olduk…

Her sabah acaba bugün nerelerim ağrıyacak diye kalkmaya başladım… Yirmi yaşında zıp zıp zıplardım dedi annem… Anneme karşı gelme isteğim bastırılamaz bir şekilde devam etse de… Bi yandan da düşünmeye başladım… Her yaşın bir güzelliği varsa… Niye birisi bize küçük gösteriyorsun deyince seviniyoruz… Hatta bu büyük bir iltifat oluyor… Hatta yüzümüzde gülücükler açıyor…

Haydi, sanatçıları bir tarafa ayıralım, onlar sürekli göz önünde olduklarından, göze hitap etmeleri gerektiğinden, botokstu, estetikti  her yolu deniyorlar tamam… Ama artık bugünlerde herkes bu yola başvuruyor…

Göz kenarında, dudağında, alnında kırışıklığını gören botoksa, estetik uzmanına koşuyor… Yok, madem her yaş güzel niye bunu yapıyoruz, niye bu iltifatlara bu kadar seviniyoruz diye düşünmeden edemiyor insan.

Sadece kadınlar değil, erkekler de aynı telaş içerisinde…

Ayrıca bu işin ruhsal ağırlık bölümü de var… Her geçen yıl yaşadığınız olaylar çoğaldıkça kendinizi daha ağır hissediyorsunuz… Ben belli bir yaşa gelmiş insanları çok takdir ediyorum… Ne olursa olsun… O yaşa gelmiş ya… O kadar olayı geçirmiş… Yine de ayakta… Yoluna devam etmeye çalışıyor ya… Helal olsun diyorum…

İşin sağlık boyutu ise gerçekten düşünülmeye değer… ‘Check-up’lar başlıyor, sağlık sigortaları düşünülmeye başlanıyor, hücre gençleştirici, yenileyici vitaminlere kucak dolusu para ödeniyor.

Yemek masalarında son gençleştirici yöntemler konuşuluyor, yeni çıkan beyaz saçlar hemen boyatılıyor… Gerçekten bi durup düşünmek lazım… Yaşımızla barışık mıyız diye…

Doğum günlerinde yaşımız kadar mum koymuyoruz… Hatta yaşımızı üçer – beşer küçültüp söylüyoruz…

Galiba annem bu sefer de haklı çıkıyor…

Galiba her yaş güzel de??? Gençlik daha güzel…

Külaha bunu söyleyip… Masadan kalkıyorum…

Sağlıcakla…

Fotoğraf: İsmail Şahinbaş

Previous:

‘Kadınlar Günü’ Başlangıç Olsun

Next:

Benim Sürpriz Yumurtalarım: Mağaralar…

You may also like

Post a new comment