İçimdeki Ben

31 Mayıs of 2011 by

Yıllar geçtikçe kendimi biraz daha yorgun ve farklı hissediyordum. Aslında ben aynı ‘ben’dim ama içimdeki ben, ben değildi. İçimdeki çok farklı bir şeydi, nasıl tarif etsem; sanki gırtlağımda sıkışan bir çığlık bazen de patlamaya hazır bir bomba gibiydi. Yorgunluğum çok çalışmış olduğumdan da değildi, yorgunluğumun tek nedeni geçmişimdi.


Yalnız kaldıkça geçmişte almış olduğum kararlara kızıp, sorguluyordum. Kendimce geçmişi cezalandırıyordum. Aslında kendimi yıpratmaya devam ediyordum. Çevreme zarar vermiyordum ama kendimle iç çatışma yaşamaktaydım. Çevremle arama kocaman bir duvar örmüştüm. Bu duvarın dışarıdan girişlere açık olmadığı gibi yarına açılacak kapısı da yoktu. Yıkıp geçmek istiyordum, ellerim ve tırnaklarım kanayıncaya kadar kazmak istiyordum. İçeride zaman kaybetmeye devam ettiğim sürece karanlıkta kalacağımı biliyordum.

Zamana ihtiyacım vardı. Belki de ihtiyacım olan zaman değildi. İhtiyacım olan kendimi özgür bırakmaktı. Yalnızlık kendim için en büyük ızdırap olmakla birlikte acı ve kimsesizlikti. Her zaman yarına başlamaktan korktum, yarından ve kendim için açacağım temiz sayfaları kirletmekten de korktum.

Kendime verdiğim sözleri tutmayacağımı bildiğim halde defalarca yeminler ettim. Gelecek beni korkutuyordu. Yeni bir hayata başlamak istemiyordum. Aslında ben; nefes aldığımı, her gün güneşin yeniden doğuşunu, sevdiklerimi ne kadar arayıp sormasam da benden uzakta ve iyi olduklarını unutmuş olsam bile yalnız değildim.  Karanlıktan arınıp, beyazlığa ve huzura ihtiyaç duyduğum kadar sevgiye de ihtiyaç duyuyordum.

Daha fazla vakit kaybetmemem gerekiyordu, zaman hızla akıyordu ve beni beklemiyordu. Yeni bir hayata başlamak ve kaybettiklerimi geri almak için acaba içimdeki ben, bana ne zaman izin verecekti?

Yazı: Gönül Melisa Köylüoğlu, fotoğraf: İsmail Şahinbaş

 

Previous:

Mum

Next:

Kızılderili ve Çağdaşlık

You may also like

  • 04 Oca

    ‘Olimpos’ Diye Bir Yer Yok

    Özgür Yazılar

    Kültürel olgu, insanoğlunun bin yıllardır süren yaşam serüveninde, doğayı ve yaşamı anlama istediği ile doğmuştur. ...

  • 13 May

    Yankı

    Özgür Yazılar

    Sakin ve mutlu gülüşlerle kafa tutuşum, dudaklarımı, belki suçlulukla ısırışım, gözlerimin bazen bir şeyler saklayışı, sen aklıma geldiğinden sebep… ...

  • 30 Kas

    Resim

    Özgür Yazılar

    Bir fırça aldım elime, başladım yeryüzünü boyamaya. Önce Veysel gibi, uzun ince bir yol çizdim kendime. ...

  • 14 May

    Geleneksel Yoga Beraberlik Günü

    Özgür Yazılar

    Evrensel birlik, doğanın sağlığı ve insanlığın sulh ve huzur içinde yaşaması,  insanoğlunun ihtiras, bencillik, aç ...

Post a new comment