İşsizlik mi Ahlak Erozyonu mu?

03 Ağustos of 2011 by

Sayın Atam size bir itirafta bulunacağım. Siz demiştiniz ya “Türk milleti zekidir, çalışkandır” diye. Ben “Çalışkandır” kısmına takılmış durumdayım. Amacım sizin iyi niyetle söylediğiniz bu sözleri eleştirmek değil ama zaman çok değişti Atam. O zamanlar çalışkandılar, koskoca Kurtuluş Savaşı’nı kazandılar, ardından büyük atılımlar yaptılar ama zamana yaymak çok zor Atam. Bunları söylemek beni çok üzdüğü gibi sizi de üzecek ama gerçeği bilmenizde fayda görüyorum.


Sayın Atam, bizim küçük bir kamp otelimiz var. Biz burayı kurarken eşimle şöyle düşündük; ‘en az 3 kişiye istihdam sağlarız.’ Güzel, güzel burayı çalıştırırız. Doğayı seven insanlar gelir, dinlenir…

Olmadı Atam. “Çalışkandır” dediğiniz bu insanlar gidip Kaymakamlık kapılarında Sosyal Yardımlaşma Fonu’ndan para, yardım dilenmeyi, birilerinin oy almak için kapılarına makarna, kömür getirmelerini, yardım kamyonlarını talan edip birbirini ezmeyi tercih ediyorlar.

Sadece bir örnek vereceğim Atam, ne durumda olduğumuzu çok net açıklayacak size. Biz işletmemizi açmadan önce köye uzak bir şehirden gelmiş bir işçi aile vardı. Baba ayyaş, orda, burada kazandığını içkiye yatırıyor. Çocuklar sefil, okul çağındalar ve beslenemiyorlar. Biz bu aileyi görünce muntazam bir şekilde yiyecek ve okul yardımı yapmaya başladık. Aylar böylece geçiyordu. Para vermiyorduk çünkü adam parayı alır içkiye verir, çocuklar beslenemez diye. Bu ara bu ailenin annesi genç, tuttuğunu koparacak bir hatun. Kısacası benden sağlam. Bir gün biz bu otelimizi açtık ve hemen o güçlü kuvvetli 38 yaşındaki hatuna dedik ki; ‘gel burada yarım gün çalış.’ Çocukların eve gelince seni evde bulurlar, onlarla ilgilenme fırsatın olsun.  Biz bunu dedik. Sayın hatun kişi sabah dokuzda geldi oniki de dedi ki “Ben yoruluyorum. Belim ağırıyor. Çalışmayacağım.” Sayın Atam belimde, boynumda fıtık var, kanserle savaştım. Yaşım elli iki. Biz burada birileri de ekmek yesin bizde diğer işlerimize bakalım istedik ama olmuyor, olmuyor. Şimdi siz bizim yerimizde olsaydınız ne derdiniz? Lütfen açık olun. ….!!***– ! Hah işte bende öyle söyledim. Siz olsaydınız yardım etmeye devam eder miydiniz? …**** Evet, tahmin ediyordum bizde devam etmedik.

Bu sadece bizim sorunumuz değil biliyorum. Kiminle konuşsam “Adam bulamıyoruz” diyorlar. Adam kalmadı mı bu memlekette? Adam beş aydır işsizim geleyim çalışayım diyor ikinci gün “Ben buraya adapte olamadım” diyor paşam. Ben böyle adapteye ne diyeyim. Kabul edersiniz ki içimden dolu dolu birçok şey söylemek geçiyor da söyleyemiyorum. Neye adapte olamadın kardeşim? Karnının çalışarak doymasına mı?

Atam kusura bakmayın sizinde sinirinizi bozdum. Saygılar Atam.

 

Previous:

Antalyalı Anıtını İstiyor

You may also like

Post a new comment