İyi Seyirler Değil De, İyi Oyunlar Dilerim…

14 Şubat of 2011 by

Yaşamlarımız için birer puzzle olduğunu söylesek aslında çok da yanlış olmaz. Ve ve ve şu puzzle (yap – boz) oyunumuzdaki parçalar bizi ne kadar oyalar ve yorar çoğu zaman. Bütünlüğü bozan parçalar girer oyuna, sanırım diğer oyuncuların yap – boz oyunlarından karışmış ve biz yanlışlıkla alırız oyunumuza.

Sanırız ki oyunun parçalarından, sonra bakarız olmuyor, eğrelti duruyor oturmuyor ve çıkartırız oyundan. Sonra bırakır biraz düşünürüz. Resmin bütünü bilmeyiz, sadece parçalar bizi götürür bir yerlere. Ne olmalı, ne yapmalıyım, nasıl doğru ilerlerim, nereden başlamalıyım oyuna tekrar diye, evirir çevirir düşünürüz. Ve diğer köşeleri deneriz. Deneriz bir oradan bir buradan, mekân değiştiririz bazen nefes almak adına.

Bazıları küçük oyunları seçer ve çok düşünmeden aheste aheste umursamadan yapmaya çalışır. Çoğunlukla yardım alarak ve göz ucuyla bakarak belki uzandığı yerden, başkalarının yardımı / tamamlamasından büyük haz alarak. Sadece göz uçları yorulur, esneyerek tamamlarlar oyunlarını. Kendileri, kendilerini birer oyuncu olarak değil de eleştirmen olarak görürler. Beyinleri çalışmadıkları için çeneleri çalışır. Ha dolu çalışsa eyvallah da, sürekli uyumaktan, kapalı gözler ile dolanmaktan çeneleri de boş çalışır tabiî ki. Rahatlık daha önemlidir, yormazlar beyinlerini. Bazıları ise büyük yap – boz seçer ve uğraşır seçimi ile özenle. Şu aradan karışan parçaları da eleyerek.

Aslında bazen hangisi daha iyi diye kafam karışıyor, yalan değil. Göz ucu ile yorulmak mı? Oyunla uğraşarak yorulmak mı? Ama iki çeşit oyuncudan biri, diğerinin ana rolünü maalesef ki üstlenemez. İstese de, çaba harcasa da diğeri olamaz…

Komşu diyarlardan, yanlışlıkla karışan parçalar epey yorar ve oyalar. Oyundan sanır yerleştirir bi yerlere, sonra anlar çıkartırız. Bu parça; bir kişi de olabilir, bir hobi de olabilir, bazen yanlışlıkla söylenmiş bir cümle ya da önyargı, bazen de bir düşüncedir. Asıl dostlarımızın kimler olduğunu karıştırmak ve yanlış düşünceler ile eleştirmek bile olabilir kimi zaman. Ancak bütünlüğü bozan parça hemen sinyal verir bünyemizde, yani oyunda ve kırmızı kart ile dışarı atılır.

Kimi zaman bizim oyunun parçaları da diğer oyuncuların parçalarına karışabilir ve orada yer bulamayarak geri döner tekrar ana yurduna. Oyun işte… Bazen öyle parçalar buluruz ki bonusu ile gelir. 2 – 3 parça yan yana denk gelmiştir, yan yana duruyordur ve dikkatimizi çeker, bonusu ile ekleriz hemen oyunumuza. Bazen de öyle parçalar vardır ki, bütüne ulaşmadan kolaylaştırıcı parçalardır, işte onları bulduk mu devamı o kadar kolay gelir ki oyunun. Onlar bize gönderilen hediye gibidir, hiç sinyal verilip oyundan atılmaz ve bütüne ulaşmada kolaylık sağlayan bazı parçalardır. Geldi mi devamında birkaç parçayı işaret eder ve bize yardım eder.

Hakkıyla, tek parça bile bırakmadan ve bitiminde oluşan resimden büyük bir zevk alarak bir oyun tamamlamamız dileğiyle, iyi oyunlar dilerim…

Fotoğraf: İsmail Şahinbaş

Previous:

Kuklaların Hazin Vedasını Görmeden Gitmek Olmaz

Next:

Odalar Arası Fark

You may also like

Post a new comment