İzmir Barosu: Başka Bir Dünya Yok

20 Aralık of 2010 by

Allianoi İzmir İli, Bergama İlçesi sınırları içinde, Bergama – İvrindi Karayolu’nun 18. kilometresinde, Bergama’nın kuzeydoğusunda, Yortanlı Barajı gölet alanının tam ortasında, Paşa Ilıcası Mevkii’nde yer almaktadır. 1998 yılından bu yana da Paşa Ilıcası merkez olmak üzere Yortanlı Barajı gölet alanı içinde kalan alanda kurtarma kazı çalışmaları devam etmektedir.

Allianoi termal bir sağlık yurdudur. Tarihi Prehistorik Dönem’e kadar uzanır. Osmanlı Dönemi’nde dahi bilfiil kullanıldığı bilinmektedir. Bu tarihi öneminden dolayı ’İzmir 1. No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 29.03.2001 tarih ve 9226 sayılı kararı ile ‘Allianoi antik kentinin bulunduğu alan, 1. Derece Arkeolojik Sit olarak tespit ve tescil edilmiştir. Buna rağmen, 2863 sayılı yasaya aykırı olarak ve bu yasa ihlal edilmek suretiyle söz konusu antik bölge üzerinde, Yortanlı Barajı inşaatına başlanmış ve halen inşaat devam etmektedir.

Bergama’da Allianoi antik kentinin sular altında kalmasına neden olacak Yortanlı Barajı girişimine karşı yakın geçmişte kültür ve doğa korumacıları tarafından açılan 12 adet dava vardır ve bu davalar halen sürmektedir. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde yapılan bir başvuru bulunmaktadır. İzmir İdare Mahkemeleri ile Danıştay 6.Dairesi, ‘antik kentin kille doldurulması işlemini onaylayan İzmir 2 Nolu Koruma Kurulu’nun vermiş olduğu kararın’ yürütmesi durdurmuş ve iptal etmiştir.

Bir kültür mirasımız olan ve Yortanlı Barajı suları altında kalması planlanan Allianoi termal alanı ile ilgili olarak, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 28.05.2010 tarih ve 5804 karar sayılı kararı ile 17.8.2010 tarih ve 6037 karar sayılı kararı hakkında; İzmir 4. İdare Mahkemesi 2010/1510 esas sayılı dosyada dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin olarak dava açılmış, yargılama devam etmekte olup savunmalar alınmış keşiften sonra ise yürütmenin durdurulması talebinin değerlendirilmesine karar verilmiştir. Üstelik iş bu karardan önce yürürlüğe giren ‘ALANIN MİLLE KAPLANMASI VE SU TUTULMASINA İLİŞKİN OLAN’ ve iptali istenen KURUL KARARI HAKKINDA İZMİR 4. İDARE MAHKEMESİ 2009/1921 esas ve 2010/1702 Karar numarası ile 30.11.2010 tarihinde iptal kararı verilmiştir. Bu nedenle son idari eylemlere konu olan KORUMA KURULU KARARI DA BENZER BİR KARAR OLDUĞUNDAN İPTAL EDİLME İHTİMALİ VARDIR.

Allianoi Girişim Grubu’nun başvurusu ve bilgilendirmeleri ile gelişmeleri, İzmir Barosu olarak yakından takip etmekteyiz. Şuan için Allinoi’nin üstü tamamen örtülmüş olup, her an baraj suyunun bırakılması ihtimali vardır. Bu konu ile olarak günlerdir çeşitli haberler yayımlanmaktadır. Biz bu basın haberlerini ihbar olarak kabul ediyoruz. Alana su verilmesi halinde yargı kararı iptal ile sonuçlansa bile telafisi mümkün olmayacak zararlar doğacak ve antik kent geri dönüşümsüz bir şekilde zarar görecektir. Yargı kararının sonucunun beklenmemesi, yargı kararlarının etkisiz kılınması anlamına gelecektir.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir.

TC ANAYASASI’NA GÖRE; ‘Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirler alır’ (63. Madde) 2863 sayılı yasasına göre; 9. maddesine göre; bu alanlara inşai ve fiziki müdahalede bulunulamayacağı bildirilmiş, 65. maddesinde ise bulunanlar hakkında cezai müeyyideler uygulanacağı bildirilmiştir.

4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 2/c maddesi uyarınca ‘Tarihi ve Kültürel Varlıkları Korumak’ Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın görevleri arasındadır.

Ayrıca bu alan Anayasanın 90 / 5 maddesi uyarınca; 1972 Paris Dünya Kültür ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesi, 1985 – Granada Avrupa Mimari Mirasın Korunması Sözleşmesi ve 1992 Valetta/Malta Arkeolojik Mirasın Korunmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi ile evrensel hukukun koruması altındadır.

Böyle bir kültür mirasının hem de hukuki süreç devam ederken heba edilmesine İzmir Barosu’nun seyirci kalması mümkün değildir. Yargı kararlarının etkili kılınması ve HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKLA YÜKÜMLÜ İZMİR BAROSU OLARAK Allianoi sürecinin takipçisiyiz.

Yaşadığımız kent bizim evimizdir. Kültür ve tabiat varlıkları bizim zenginliğimizdir. Allianoi gibi binlerce yıl insanlığa hizmet etmiş bir termal sağlık yurdu sulara gömülmek istenmektedir. Birgi gibi tarihi ve doğal güzelliği dillere destan bir beldemiz altın aramak için yok edilmeye çalışılmakta, binbir çeşit canlıya ev sahipliği yapan Kozak Yaylası yine aynı tehlikeyle karşı karşıyadır. Hidro elektrik santralleri yüzünden ülkemizin dört bir yanında dereler ve derelerin beslediği canlılar tehdit altındadır. Çernobil onlarca yıl sonra hala can almaya devam ederken ülkemize nükleer tesisler yapılmak istenmekte hem de tüm mevcut hukuki düzenlemelere inat ihale edilmektedir. Yüzlerce çeşit kuşa ev sahipliği yapan Uluabat Gölü’nün yanından geçirilecek Bursa – Balıkesir – İzmir Otoyolu çalışmaları Çevre Etki Değerlendirme Raporları’ndan muaf tutulmaya çalışılmakta, sürecin alelacele tamamlanması için genelgeler çıkarılmaktadır.

Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu adı altında Meclis’te görüşülen yasa tasarısı ile doğal ve tarihi koruma alanları Koruma Kurulları’nın elinden alınmakta ve tamamen Çevre Bakanlığı kontrolüne verilmektedir. mevcut olan koruma alanlarında ise ‘üstün kamu yararı’ kavramı çerçevesinde Bakanlar Kurulu aracılığı ile bölgede yapılmak istenen her türden yatırıma izin vermenin kapıları aralanmaktadır.

Biz bu dünyada misafir olduğumuzun bilincindeyiz. Üzerimize düşen en başat görev gelecek nesillere de bu güzelliklerin ve bu kültürel mirasın aktarılmasını sağlamaktır. Gelişmeye, ilerlemeye karşı olmamız mümkün değildir. Ancak hukuk kuralları çiğneyerek, çevrenin ne şekilde etkileneceği hesaplanmaksızın, kültür ve tabiat varlıklarını yok edecek yapılacak her türlü karar ve eylemin karşısındayız.

Allianoi’de gömülmek istenen tarihimizdir. Tüm yurttaşlarımızı tarihine sahip çıkmaya davet ediyoruz.

İlgili tüm bakanlıklar ile TBMM Çevre Komisyonu’nu ve İzmir Koruma Kurulu’nu göreve davet ediyoruz.

Tüm basını ve kamuoyunu evimizi, kentimizi, Allianoimizi korumaya, kültür ve tabiat varlıklarımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Başka bir dünya yok…
Bunlara seyirci kalmayacağız…

Av. Sema PEKDAŞ
İzmir Baro Başkanı

Previous:

Irreversible Aşk

Next:

Heyamo’dan Destanî’ye…

You may also like

Post a new comment