Kader…

14 Mayıs of 2011 by

Issız yayladan aşağıya doğru inerken, ismi Kader olan, kaderi de çobanlık olan 14 yaşındaki bir kız çocuğu ile karşılaştık. Kırmızı entarili, lastik ayakkabılı, üzüm gözlü, ürkek bakışlı çoban kız 40’a yakın keçinin bulunduğu bir sürünün başındaydı. Keven otlarının dikenlerine dolana dolana ayaklarında yaralar ve kan izleri oluşmuştu.

Efsunlu bir hali vardı. Sanki ermiş bir kızdı. Sadece sorduğumuz sorulara cevap veriyor, çok az konuşuyordu. Aşağı köylerden birinde oturuyordu. Köyden çok uzakta, bu ıssız yaylada tek başına sürü otlatan Kader’in kaderi gerçekten yürek sızlatıyordu. Her an her şey başına gelebilirdi (Allah korusun!).

Okulda, dersin başında olması gerekirken nasıl olur da tek başına bu ıssız dağlara gönderilirdi. Köy hayatının acımasızlığı kimseyi ayırt etmiyordu.

Önce bizden kaçmaya çalıştı, bütün köy kızları gibi… Bir ürkek keklik gibi havalanarak uçacaktı sanki… Dağlarda özgürce uçan ve musikili ötüşü gönülleri coşturan kınalı keklikten farkı da yoktu zaten! Ancak, Hasan amcanın Kürtçe konuşması onu bulunduğu yerde tutmaya yetmişti.

Yürekleri delen bir bakışı vardı. Objektifler bu bakışı yakalarken, çok önemli bir belgenin altına imza attığımın daha o zaman farkına varmıştım. Kader’in kaderi sadece bu dağlarda keçi otlatmak değildi. Akşamüzeri eve varacak, ahıra inecek, hayvanların yemini verecek, odun kıracak, damdan mısırları indirecek vs. Köy hayatının bütün işlerini yerine getirecekti. 14 yaşında omuzlarında büyük bir yük vardı.

Aslında Kader, köylerimizde aynı kaderi paylaşan bütün ‘Kader’leri temsil ediyordu. Ne yapabilirdik? Elimizden ne gelirdi? Köylerde ayakta kalmak, köyün acımasız şartları altında hayatı sürdürmek zordu.  Kader’in babası kızını dağa göndermek zorundaydı. Bütün köydeki kızlar, daha küçük yaşta bütün işleri görmeye alışık halde yetiştiriliyorlardı. Erkeklerin, hem de büyük yaştaki erkek çocukların, delikanlıların yapacağı görevler Kaderlerin omzuna yükleniyordu.

Türkiye’nin yıllardır değişmeyen kaderiydi bu…

Kader’in gözlerinde başka bir Türkiye’nin gözlerden uzak hayatı gizliydi.

İşte Kader’in fotoğrafı…

Bakarken ve sizler monitörleri başında bu tarihi belgeyi seyrederken, neler hissediyorsunuz, çok merak ediyorum.

Yazı ve fotoğraf: Alişan Hayırlı

 

Previous:

Geleneksel Yoga Beraberlik Günü

Next:

Gecenin Beyazı

You may also like

Post a new comment