Kapadokya’da Balon Sefası

23 Ocak of 2011 by

Yıllar önce Kapadokya’ya gitmiştim kıştı… Neredeyse on beş sene oldu… Hayal meyal  bir şeyler kalmış aklımda… Palto giydiğim… Etrafın beyaz olduğu… Üşüdüğüm… Bir de aaaaa etraf ne güzellll… Düşüncesi…

Balonla Kapadokya gezileri başladığından beri hep aklımdaydı yeniden gitmek…

Nihayet kısmet oldu… Kapadokya’ya (Katpatuka’ya) tekrar gitmek… Aklım fikrim balona binmekte… Hemen organizasyonu yapıyorum ve ertesi sabah altıda otelden alınmak üzere firmayla randevulaşıyoruz… Zaten erken kalkarım… Sorun olmaz diye düşünüyorum…

Ama buranın havası öyle temiz ki çarpıyor beni… Zar zor kalkıyorum… Hazırlanırken aklımdan bir sürü gereksiz düşünce geçiyor… Balona bir şey olur mu?  Havada çok mu balon olucak… Balonun pilotu tecrübeli midir gibi… Neyse ki balona götürecek araç geliyor da gerginlik yerini heyecana bırakıyor… Balona giderken aynı niyetle yollara dökülmüş yüzlerce insan görüyorum… Eehh iyi bari diyorum… Hepimiz deliyiz… Nedense toplu delilik beni rahatlatıyor.

Bizim balonun yanında araçtan iniyoruz… Bi sürü insan… Bi sürü hazırlık var…

Balona biniyoruz ve yavaş yavaş havalanıyoruz… Hava sakin… Acaip bir duygu bedenimi kaplıyor… Uçuyorum: balonla ama olsun… Önce yer ekibi… Arkasından havalanma hazırlığındaki diğer balonları geride bırakıyoruz… Herkes ve her şey giderek ufalıyor…

Ver elini muhteşem Göreme Vadisi manzarası ve havadaki balonlar… Yavaş yavaş 400 – 500 metreye kadar çıkıyoruz… Burada rüzgâr daha hızlı… Göreme üstünde geziniyoruz… Balonda olmak mı daha zevkli… O muhteşem peri bacalarını seyretmek mi bilemiyorum… Bir saat boyunca nefes almakta bile zorlanıyorum

İniş zamanı giderek yaklaşıyor… Hafızama tüm bunları aralıksız kaydetmesi için mesajlar gönderiyorum… Havanın sakinliği devam ediyor… Kolay bir iniş olacağını söylüyor pilot… Daha önceden göstermiş olduğu iniş pozisyonunu alıyoruz ve tüy gibi konuyoruz çimlerin üstüne… Her balon yolculuğunun farklı bir tat bırakacağı muhakkak… O günkü hava durumuna göre, rüzgâra göre göreme vadisinin farklı semalarında dolaşılacak ama benim seyrim bitti… Darısı sizlerin başına diyorum…

Balondan inip yer ekibinin toparlanışını seyrediyorum… Hem bir burukluk hem bir sevinç içindeyim… Saat sabah sekiz civarları… Bekle beni Göreme Vadisi… Seni bir de karadan fethedicem…

Yazı ve fotoğraflar: Anette Inselberg

Previous:

Karamürsel’de Gizli Bahçe

Next:

Karlar Altında Yedigöller

You may also like

  • 03 Nis

    Cennet Gibi Güzel Bahçe; Eğin

    Gezi

    Eğin (Bugünkü adı: Kemaliye), Erzincan’a bağlı bir ilçe. Eğin adının Ermenice Agn, Akn ‘kaynak’ kelimesinden ...

  • 06 Ara

    Viyana

    Gezi

    Kurban bayramı tatilinin 9 güne çıkması ile eşimle evde hayaller kurmaya başladık. Ardından, önümüze aldığımız ...

  • 03 Kas

    Lviv Anılarım

    Gezi

    Odessa’dan kalkan trenim Lviv’e ya da Rusların deyimi ile Lvov’a sabah 06.50 gibi geldi. Bir ...

  • 22 Şub

    Rio Karnavalı

    Gezi

    Rio Karnavalı ismini Brezilya’nın en büyük şehirlerinden biri olan Rio De Janeiro’dan alıyor. Rio kenti, ...

Post a new comment