Kapadokya’da Sonbahar

05 Ocak of 2011 by

Kapadokya, Persçe ‘Güzel Atlar Ülkesi’ anlamına gelir. Bölge 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgâr tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmış. Ülkemizin İç Anadolu Bölgesi (Kırşehir, Nevşehir, Kayseri, Aksaray ve Niğde) sınırları içerisinde bulunur. İlk insan yerleşiminin izleri Paleolitik Dönem’e kadar uzanıyor.


Anadolu’nun tüm yöreleri gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapan bölge, Hititlilerin anayurdu olarak bilinir. Daha sonraki dönemlerde ise Hıristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuş. Doğa ve tarihin dünyada en güzel bütünleştiği yer olan Kapadokya, sonbaharda çok daha başka bir güzelliğe bürünür. Derin vadiler ve peri bacaları içinde yer alan sararmış üzüm bağları ile bütünleşen güzellik masalsı bir fon yaratır. Gündüzün ve gecenin ölçülü bir ısıda kaldığı güz günlerinin ılıman günlerinde sırt çantanızla yapacağınız vadi gezileri fiziksel ve ruhsal sağlımıza pozitif etki sağlar.

Yanardağların patlaması süreci ile başlayan süreç çok farklı ve etkileyici bir coğrafyanın tetikleyicisi olmuş. Bu uzun sürecin sonucunda Peribacaları gibi enteresan coğrafi oluşumlar meydana getirirken, tarihi süreçte, insanlar da, bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık yaşlı medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. Anadolu’nun tam ortasında yer alması ve Anadolu’nun Asya’dan Avrupa’ya giden tarihi yol güzergâhı içinde bulunması sebebiyle tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun da önemli kavşaklarından biri olmuştur. Aslında Anadolu’nun gelip geçilen yol olarak adlandırmak yanlış. Anadolu kültürlerin bulunduğu bir deryadır. İşte Kapadokya bu deryanın en derin noktasını oluşturur.

Bölge günümüzde ülkemiz turizmi açısından lokomotif bir öneme sahiptir. UNESCO tarafından hem doğal hem de kültürel listeye alınan bölgede pek çok yer gezilmesi, görülmesi gereken bulunur. Avanos, Ürgüp, Göreme, Uçhisar ve Ortahisar kaleleri, El Nazar Kilisesi, Aynalı Kilise, Güvercinlik Vadisi, Derinkuyu Yeraltı Şehirleri, Ihlara Vadisi, Çavuşin, Güllüdere Vadisi, Paşabağ, Zelve belli başlı görülmesi gereken yerlerdir. Ayrıca geleneksel el sanatlarından olan çömlek atölyelerini de gezmeyi sakın unutmayın.

Sonbaharın gelişiyle derin bir hüzün içinde kimi vadi içinde, kimisi yamaçlara uzanmış kayalara oyma Kapadokya evlerini gezmeyi sakın unutmayın. Bu evler 19. yüzyılda yamaçlara ya kayaların ya da kesme taştan inşa edilmişler ve günümüze değin pek çoğu ayakta kalmayı başarmış taşınmaz kültür varlıklarımızın gözbebekleridir.

Yazı ve fotoğraflar: İsmail Şahinbaş

Previous:

Marmara’nın Yüzük Taşı; Yuvacık

Next:

Kartepe’de Sonbahar

You may also like

Post a new comment