Kartepe’de Sonbahar

08 Ocak of 2011 by

Kartepe, Armutlu Yarımadası’ndan Sakarya ilindeki Geyve Boğazı’na dek uzanan bir dağ silsilesinin en yüksek noktasının (1.602 metre) bulunduğu bölgenin ismidir. Kuzeyde İzmit Körfez’i ve Sapanca Gölü, güneyde ise Gemlik Körfezi, Gemlik Ovası ve İznik Gölü ile sınır teşkil eder. Samanlı Dağları’nın uzunluğu 130 km, genişliği 30 km dolayındadır.

Sonbaharın en coşkulu olduğu ekim günlerinde Kartepe’nin doruklarında engin orman denizi içinde sarıdan kızıla renk geçişlerine şahit oldum. Başka bir Kartepe ayaklarım altında uzanıyordu. Kartepe’nin farklı kesimlerinde değişik yeryüzü şekilleri ve oluşumları içinde bulunuyordum. Bu dağ silsilesinin ortaya çıkmasında yakın dönemdeki tektonik yükselme ve çöküntü hareketlerinin izleri eşliğinde doruklardan uzanan vadilere uzanan enginlik içinde ayrıcalığımı yaşıyordum.

Samanlı Dağları, Antik Çağ’da Bithynia ile Mysia’nın sınırını oluşturuyordu. Kartepe’nin doruğundan kuzeye bakınca başka bir uygarlık, güneye bakınca başka bir uygarlık görülebilirdi. Bir başka deyişle zamanı geri alabilseydik eğer Kartepe’nin doruğuna düşen bir damla yağmur suyunun bir milimetre güneye düşmesinde bile başka bir uygarlığın ırmaklarını beslediğine şahit olabilirdik. Tüm bunları düşünürken bir an evvel uygarlıkların izlerini görmek için sisin dinmesini bekliyordum. Ben sislerin üzerinde, Sapanca Gölü ve İzmit Körfezi sislerin altında kalmıştı. Samanlı Dağları’nın Antik Çağ’daki ismi Arganthonios idi. Tüm dağ silsilesi bu isimle adlandırıldığına göre Kartepe’yi de bu isimle anmak doğru olabilir.

Strabon’un yazdıklarına göre; Samanlı Dağları, eski Yunan mitolojisindeki ‘Hylas Efsanesi’nin geçtiği yer olarak bilinir. Argonautlar seferine katılan Hylas, efsaneye göre, Herakles’in en sevdiği arkadaşlardan biridir. Gemlik Körfezi açıklarında Herakles’in küreği kırılır. Yeni bir kürek yapmak için ağaç bakmaya Samanlı Dağları’nın gür ormanlarına girer. Hylas da su bulmak için karaya çıkar. Ancak ormanda kaybolur. Bir söylentiye göre Nymphaler bu güzel delikanlıya aşık olmuşlar ve onu kaçırmışlar. Buna inanmayan Herakles, Mysialılara, Hylas’ı bulmalarını emreder. Ancak bütün çabaları zamanla bölgede Hylas’ı arama festivaline dönüşür. Bu törenler sırasında halk dağlara çıkar ve Hylas’ı çağırır.

Kartepe, bitki ve hayvan çeşitliği açısından zengin bir coğrafyaya sahiptir. Sonbaharın bu kadar renkli olmasının sebebi yoğun ağaç sayısı ve tür çeşitliliği olarak açıklanabilir. İğne yapraklı ve geniş yapraklı ağaçların birlikteliği mavi gökyüzü, beyaz bulutlar, yeşil iğne yapraklılar ve sarı – kırmızı – turuncu – kahve renkli yapraklarla bir şenlik oluşturur. Sonbaharın renklendirdiği bu coğrafya inişli-çıkışlı vadileri ve engin orman dokusu ile ruhuma zenginlik kattı. Kartepe’nin doruklarında yürümenin keyfini yaşadım. Mantar topladım, sararmış yaprakları havalara savurdum. Güneşin batışını izledim. Vadiler içine düşen sisin içine düşen ruhunla birazcık ıslansam da ilk doğan güneşle kuruyacağımı bildiğim için hiç önemsemedim. Ateş yakmadım, silah atmadım, bağırmadım, kamp dahi kurmadım. Kartepe’yi birlikte paylaştığım hayvan dostlarımı ürkütmedim. Sadece aracımın kaputlarına dolan sararmış yapraklarla döndüm evime.
Yazı ve fotoğraflar: İsmail Şahinbaş

Previous:

Kapadokya’da Sonbahar

Next:

Myra Destanı… Ben Bu Toprakların Sessiz Çığlığıyım

You may also like

Post a new comment