Kaş: Uyuyan Adam Kayası

11 Temmuz of 2011 by

Kaş’a uzun yıllar gitmedim. Yok, çok uzak dedim, yok, yolu kötü dedim, yok oraya gidince uzun kalmak lazım değmez dedim. Şunu dedim bunu dedim. Ahh şimdi ne pişmanım. Kaş’a gitme fırsatını her kaçırışıma şu an içim yanıyor…


Üstelik Kaş’a varmadan meşhur Kaputaj Plajı’nda denize girme imkânınız da var… Yalnız Kaputaj Plajı’na varmak için bayağı bir basamak inmek gerekiyor… Arkasından o terle hemen kendinizi mis gibi suya atıveriyorsunuz… Plaj küçük bir alanı kaplıyor ve herhangi bir tesis yok. O yüzden şemsiyenizi yanınızda götürürseniz iyi olur. Denizin suyu ise enfes… Kumları beyaz ve yumuşacık… Orada güzel bir deniz keyfi yaptıktan sonra keyifle Kaş’a doğru yola devam ediyorum.

Kaş ne büyük, ne küçük bir sahil kasabası. Bana göre Ortaköy’ü andıran sokaklardan oluşuyor. Balık lokantaları var, ev yemekleri yapan yerler var, tertemiz bir denize girme imkânı var, dalış yapma imkânı var, kolye, küpe ıvır zıvır alma imkânı var… Acaip bir yer bu kaş…,

Balık lokantalarından Bahçe restoranı tavsiye ederim… Biraz içerde kalıyor deniz manzarası yok. Ama sevimli bir bahçesi var. Ve her daim kalabalık… Yok, ben deniz kenarında yemek istiyorum derseniz Mercan’da yiyebilirsiniz.

Ev yemekleri yapan yerlerden de Bi Lokma’yı tavsiye ederim… Anne böreği ve etli yaprak sarması müthiş. Yalnız bu iki yer de çok kalabalık oluyor… O yüzden ya erken gitmenizi ya da rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim…

Kaş’ta nerede kalırım diye endişe etmenize hiç gerek yok… Her yer pansiyon ve otel dolu… Ben odada az vakit geçiricem diyorsanız Kaş’ın içindeki pansiyonlarda kalabilirsiniz… Biraz daha rahatıma düşkünüm derseniz Küçük çakıl bölgesindeki butik otellerde kalabilirsiniz… Kaş’ın cıvıltısından yürüyerek on dakika uzaklıkta…

Kaş’ın kendine yakışır ufak bir marinası var… Seyir tepesine çıkıp hem marinayı hem de tüm bölgeyi seyredebilirsiniz. Bir de meşhur Uyuyan Adam Kayası var. Aslında bu kaya nedense beni ürpertiyor. Adam sanki huzursuz bir uykuda. Her an kalkıverecek gibi… Uyuyan Adam Kayası’nın aşağısında antik bir tiyatro var… Antik tiyatrolara zaafım olduğundan burayı da geziyorum… Yaklaşık 4 bin kişi kapasiteli ufak bir tiyatro burası… …

Kaş’ın en civcivli sokağı Uzun Çarşı Sokağı… Yukardan aşağıya doğru uzanan, yolun her iki tarafında da iki katlı cumbalı evlerin olduğu bir sokak burası… Evlerin üzerinden begonviller fışkırmış… Pembesi, fujyası, beyazı derken inanılmaz bir görüntü oluşturmuş… Evlerin alt katları dükkâna çevrilmiş… Halılar, çantalar, eşarplar, takılar dükkânlardan dışarı taşmış… Yokuşun başında duruyorum, birazdan o dükkân senin, bu dükkân benim koşturucam. Yorulunca da bir buzlu (frozen) kavun suyu içicem. Ohhh hayat ne güzel…

Buralara gelip de Kekova’ya gitmemek olmaz… Ama o bir sonraki yazının konusu…

Sağlıcakla

Yazı ve fotoğraflar: Anette Inselberg

 

Previous:

Dalyanda Tekne Turu Yapılır

Next:

Nemrut’ta

You may also like

  • 08 Oca

    Kartepe’de Sonbahar

    Gezi

    Kartepe, Armutlu Yarımadası’ndan Sakarya ilindeki Geyve Boğazı’na dek uzanan bir dağ silsilesinin en yüksek noktasının ...

  • 08 Eki

    Diyar-ı Rum Gökçeada…

    Gezi

    Gökçeada ne zaman, nerede ve nasıl aklıma düştü, bilmiyorum. Bilinmez hangi güçler beni bu adaya ...

  • 23 Haz

    Bir Düşün Peşinde Yollarda

    Gezi

    Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu medeniyetlerin peşini Mezopotamya denilen medeniyetlere yaşam veren Fırat ve Dicle nehirleri ...

  • 12 Haz

    Cittaslow Gökçeada

    Gezi

    Dibek kahvesi, Rum köyleri, enfes koyları ile turizm cennetidir Gökçeada. Organik tarımın desteklendiği kendine has ...

Post a new comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.