Kayıp Anadolu’nun Ezgileri

08 Aralık of 2010 by

Nezih Ünen’in yıllardır üzerinde çalıştığı Anadolu’nun Kayıp Şarkıları projesi; gösterime girmeden önce Kalan Müzik etiketiyle piyasaya çıktı.

 

Nezih Ünen’in yedi yıldır yapımı süren Anadolu’nun Kayıp Şarkıları filminin soundtrack CD’si film vizyona girmeden önce Kalan Müzik etiketiyle müzik marketlerde.

“Yüzyıllık sessizlik sona eriyor!” sloganıyla Mart ayında gösterime girecek müzikal belgeselin temel özelliği, Anadolu’nun ücra noktalarında provasız ve canlı kaydedilen otantik ses ve görüntülerin evrensel ‘sound’larla düzenlenmiş olması.

Nezih Ünen, Anadolu’nun Kayıp Şarkıları projesi için; “Bundan yaklaşık yüzyıl önce, teknolojik gelişmeler sonucu ses, kaydedilir, kopyalanabilir, taşınabilir ve satılabilir hale geldi. Plak endüstrisi kuruldu. Her kültür kendi şarkılarını, müziklerini seslerini kaydederek dünyaya yaydı. Kültürler kültürlere karıştı, evrimleşerek yeni kültürler oluşturdu. Dünyanın en eski yerleşim merkezlerinin, dolayısıyla uygarlıklarının mekânı Anadolu hariç. Neden mi? Belki biraz değerini bilmediğimizden, biraz da siyasi kaygılardan. Bizi ilgilendiren ise bu değerli mirasın yok olmasını ya da başkaları tarafından yağmalanmasını beklemeden harekete geçmek. Yıl 2010. Bu sessizlik sona eriyor. Kendi halkımızla birlikte bütün dünya bu yıl Anadolu’yu ve onun sesini duyacak” diyor.

Bozlak’tan destana…

Anadolu’nun kayıp şarkılarında toplam 16 eser yer alıyor. Memleketin dört bir yanından ağıtlar, türküler, şarkılar sırayla yerini almış. Gaziantep – Barak Yöresi’ne ait ‘Döne’m Zülüflerin Deste Deste’ isimli eserle başlayan çalışmayı Mehmet Demir seslendirmiş. Tunceli – Hozat Yöresi’ne ait ‘Eşrefoğlu Al Haberi’ türküsü ile devam eden çalışmanın sürprizlerinden biri Neşet Ertaş’ın babası, unutulmaz saz virtüözlerinden biri olan, Muharrem Ertaş’ın sesinden dinleme şansını bulduğumuz ‘Kalktı Göç Eyledi Avşar Elleri’ bozlağı.

Halil Er tarafından seslendirilen Beyköylü Ali Bey Yörük türküsü, ‘Bu tarla pamuk tarla yola gel / Bu tarla pamuk ister yola gel / İşçiler para ister yola gel / Patronlar sopa ister yola gel /  Çavuşlar sopa ister yola gel’ sözlerine sahip Diyarbakır türküsü, ‘Gam-ı Aşkınla’ isimli Urfa türküsü derken, Anadolu’nun kültürel çeşitliliğinin müziğe nasıl yansıdığını görebilmek mümkün.

Albümün Doğu Karadeniz’e uzanan türküleri ise Hemşin Yöresi’ne ait ‘Köprü Ortasında ve Derenin Kenarına Yattım.’ ‘Köprü Ortasında Karadeniz’de bir ağıt türü olarak destanı örneklemek için albüme alınmış. Üç Hemşinli kadının ses verdiği destanda, ilki köprüden düşüp ölen ikincisi de İzmir’e gidip ölen iki genç kızın arkasından yakılan ağıt dillendirilmiş. ‘Derenin Kenarına Yattım’ ise Kaçkarların yükseklerinden gelen bir rüzgâr esintisi gibi… Ufuk ve Firdevs Altay, bu çok eski destanı o kadar hakkını vererek okuyor ki, dinlerken insanın tüyleri diken diken oluyor.

Kayıp şarkılara teşekkür

Anadolu büyük bir kültürel mirasın üzerinde, zenginliğini ‘tekleştirmeye’ indirgemek isteyenlere inat yaşamaya devam ediyor. Buna mukabil ‘Anadolu’nun Kayıp Şarkıları’, kültürel geçmişimizin bir izdüşümü gibi, her gün telaşla koşturduğumuz hayatın içinde bize derin bir nefes aldırıyor. Nezih Ünen’e, ekibine, bu birbirinden değerli türküleri icra edenlere ne kadar teşekkür etsek az.

Anadolu’nun Kayıp Şarkıları/Nezih Ünen/Kalan Müzik

Yazı: Uğur Biryol

 

Previous:

Olympos’un, Benim Tarafımdan Keşfi (MS Mayıs 1993)

Next:

‘Bir Anlık Farkındalık’

You may also like

Post a new comment