Kleopatra Adası’nın Kumları Bir Aşk Hediyesiymiş…

08 Ağustos of 2011 by

Yolunuz Marmaris tarafına düşerse gitmeniz gereken yerlerden biri Kleopatra Adası… Buraya Çamlık Köyü’nden  tekneyle ulaşabiliyorsunuz. Sezonunda daha yoğun olan bu tekne seferleri, sezon sonuna doğru paralel olarak azalıyor. Kleopatra Adası hem denizi ve kumu hem barındırdığı antik kentiyle çok güzel bir yer.

Kleopatra Adası’nın çok romantik bir öyküsü de var… Büyük aşk yaşadıkları söylenen Kleopatra ve Sezar bu öykünün kahramanları… Sezar, Kleopatra’ya öyle aşıktır ki taa Mısır’dan 60 gemiyle  getirtir adanın kumlarını… Kleopatra’ya sunduğu hediyelerden sadece biridir bu kumlar… Kumların dünyada bir bu adada bir de Mısır’da olduğu söyleniyor…  Adanın kumları gerçekten görülmeye değer… Hepsi aynı boy ve yumuşacık… Rivayete gore ateşe atsan yanarmış…  Kumları koruma altına almak için büyük çaba sarfediliyor ama giderek azalmakta olduğunu farketmemek mümkün değil…

Kleopatra Adası’na keyifli bir tekne turuyla vardıktan sonar önce antik kenti ziyaret etmek istiyorum. Apollon Tapınağı’nı ve tiyatroyu görmek istiyorum. Hem antik kent adanın biraz iç tarafına denk geliyor. Biraz yürüyüş yapıp, terleyip arkasından o pırıp pırıl suya girmek daha cazip geliyor. Antik kente doğru giderken tarifi zor bir manzaraya şahitlik yapıyorum. Orada o manzaranın karşısında duruyorum. Ne ileri ne geri gidesim kalıyor. Sadece orada olmak istiyorum. O manzaranın karşısında yaşamak istiyorum bir süre.

Bir süre sonra yola deviyorum ve antik şehre varıyorum. Doyasıya geziyorum eski anıların arasında. Tiyatroda biraz daha uzun kalıyorum.

Antik kenti dolaşırken hava giderek ısınıyor. Sahile doğru hızlı adımlarla geri dönüyorum. Kleopatra Adası’nın  denizine atıveriyorum kendimi. Deniz pırıl pırıl. Altın rengi kumlara basıyorum. Uzun süre suda kalıyorum. İnsanın canı denizden dışarı çıkmak istemiyor. Denizin hemen kenarında kaplumbağalar için ayrılmış bir bölge var. Kaplumbağalar her sene buraya gelip yumurtalarını bırakıp gidiyorlarmış… İpten  yapılmış bir sınır bu… Kumların üstünde herhangi bir iz yada yumurta görürmüyüm diye akıyorum ama hiçbirşey göremiyorum…

Denizdeyken etrafınıza baktığınızda  manzaradan nefesiniz kesiliyor. Denizin güzelliği bir yandan etrafın güzelliği öbür yandan aklınızı başından alıyor. Sık sık da yelkenliler geçiyor etraftan… İnsanın yelkenliye atlayıp gezesi geliyor…

Bu arada adanın horozları ayrıca anlatılmalı…Horozlar acaip besili ve güçlü…Birkaç taneler. Çok hızlı hareket ediyorlar. Vakitli vakitsiz ötüyorlar. Ve en korkuncu direk üstünüze geliyorlar. Ben de nasibimi alıyorum bu durumdan. Horoz direk üstüme doğru hareketleniyor. Kısa bir kovalamaca geçiyor horozla aramda. O bana doğru geldikçe ben yer değiştiriyorum. Fakat sonuç alamıyorum, peşimden gelmeye devam ediyor…

Çareyi iletişim kurmakta buluyorum.Bu adaya barışçı amaçlarla geldiğimi ve dost olduğumuzu söylüyorum ve konuşmamın ardından  adaya huzur geliyor… Horoz sonunda ağacın dibine yerleşveriyor…

Kleopatra Adası’nın tadı hala damağımdadır. Umarım kısmet olur da tekrar giderim. Umarım sizler de gidersiniz bu altından sahili olan adaya… Bizim horoza ‘biz dostuz’ demeyi unutmayın sakın : )))

Sağlıcakla,

Yazı ve fotoğraflar: Anette Ingelberg

 

Previous:

Nemrut’ta

Next:

Akyaka’da, Azmak Tekne Turu Yapılır

You may also like

  • 06 Haz

    Edirne’den Badem Şekeri Alınır

    Gezi

    İtiraf etmeliyim ki ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisi Osmanlı İmparatorluğu’na olan ilgimi arttırdı… Kim kimden sonra geliyor… ...

  • 10 Tem

    Antibes

    Gezi

    Antíbol ya da Antibo olarak ta tarihte yer alan Antibes, Fransa’nın Cote d’Azur Bölgesi’nde, Cannes ...

  • 03 Nis

    Cennet Gibi Güzel Bahçe; Eğin

    Gezi

    Eğin (Bugünkü adı: Kemaliye), Erzincan’a bağlı bir ilçe. Eğin adının Ermenice Agn, Akn ‘kaynak’ kelimesinden ...

  • 01 Oca

    Kar, Kış ve Kars

    Gezi

    Bu sefer farklı bir yazı yazmak istiyorum, aslın bakarsanız ben hep yaptığım gezileri yazmak istemişimdir ...

Post a new comment