Kültür Turları Başlığı Altında Yapılan Turlar Yasaklansın!!!!

12 Aralık of 2010 by

Özgür bulutların keyifle dans ettiği yerler burası, aman sakın gitmeyin. İnsan denen yok edici varlığın doğal güzelliklere uğramaması lazım bence.

Doğal güzellikleri doğal felakete çevirmemek adına, kültür turları başlığı altında yapılan turlar yasaklanmalı. Bende kültür turlarına katılan ve faciayı gören biri olarak bunu söylüyorum. Zaten doğa aşığı için kültür turu şart değildir, o bir şekilde âşık olduğu yere gider, yolunu bulur.

Kültür turlarına katılan katılımcıların % 70′i doğayı fotoğraf karesi olarak görüyor, bir canlı olarak değil. Aman gideyim de iki fotoğraf çektireyim, döndüğümde gösteririm. Ağaç, çiçek böcek vs bu kavramlar onlar için bu durumdan ibaret. Bu sebepledir ki gittikleri yere facia götürüyorlar ve bu sebepledir ki düşünmeyen birer yürüyen yıkımlar ve yine bu sebepledir ki ha bir şelale fazla ha bir tane az. ‘Tortum’ kurumuş kime ne, o kadar çok var ki onlardan, bir ‘Tortum’ kurusa ne olacak…

Gençlerimiz marka, alışveriş, mekân, futbol vs dünyası dışına çıkamadığı sürece bu katliam artarak devam edecektir. Bunda sadece gençler mi suçlu, hayır. Tabi ki büyük oranda ebeveyn ve eğitimciler. İlkokulda çocuğuna hediye olarak kitap yerine bilgisayar alan anne-babadan ve o çocuktan ne beklenebilir ki…

Gençlerimiz HES’in ne olduğunu ne getirdiğini ve ne götüreceğini ne kadar biliyor, gençlerimiz diyorum çünkü asıl onların bilmeleri gerekir… Ancak şu dönem gençliğinden bahsederken, evet çok şey bekliyorum… HES’in ne anlama geldiğini anlattığınızda, aldığınız tepki karşılığında katil olmamak içten değil. ”Her yer yeşil, bir eksik bir fazla ne fark eder, hem ne kadar canlı hayvan barınabilir ki burada” cevabını alınca insanın sinirlerinin alınmış olması gerekiyor. ”Be adam fikrin buysa ne işin var senin doğada” diyorsun ama kime tabi …”Okuyun arkadaşlar diyorum belki hala geç değildir.”

Bugün bir arkadaşım, ”insanlar hayvanlardan tabii ki üstün canlılardır” diyor, ”iyi madem niye öyle davranmıyorlar” dediğimde de aldığım cevap “sen nasıl konuşuyorsun.” Çünkü verebileceği cevap yok. “İnsanlar insanlara gereksiz şeyler için zarar veriyor peki hayvan dediğimiz canlı türü bunu kendi arkadaşlarına yapıyor mu” sebepsiz yere dediğimde, tepki; tu kaka.

Yaratılışta tabii ki üstünüz ancak bizler kendimizi öyle bir konuma getirdik ki, bu üstünlük daha çok fark kelimesine devretti yerini ve bu fark da ‘kötülük’ oldu, yani farkımız; kötülüğümüz. Tüm kavramların yerini, başka kavramlara/anlayışa, devrettiği şu dönemde kavram sorunu bence bu konuda da yaşanıyor.

Gittiğiniz yerlerin sahiplerini hep yerlerinden kovuyorsunuz ya da bunu yapanlara çanak tutuyorsunuz. Bakir yerler bırakın bakir kalsın ki yaşayabilsin, sizin elinizde para kazancı için bir oyuncak olmasın. Örneğin bilindik bir yer ‘Ayder’ çekirdek çitleyicilerine kucak açmış durumda. Gitmeyin, siz ve sizin gibiler gitmedikçe doğa yerini çöplüğe ve bir yıkıma dönüştürmeyecektir. Hayırlı bir şey mi yapmak istiyorsunuz, doğa ile oynamayın çünkü oyuncak değil… Vakit gelir bumerang cm sapmayla kafanıza çarpar o zaman bende karşınıza geçer gülerim… Ha! Ha! Ha…

Fotoğraflar: Doğa Gül

Previous:

yAP – BOZun sAKLı ParçAlaRı

Next:

Dumanlı Dağların Altında Yatan Gizli Gerçek

You may also like

Post a new comment