Kumari

15 Ocak of 2011 by

İlginç hikâyesi ile bir diğer tapınak Kumari Bahal Tapınağı; tek yaşayan güzellik, saflık ise el değmemiş bakire tanrıçaları Kumari…

Yüzyıllar önce tahtta olan bir kralın, çocuk yaştaki bir kıza tecavüz etmesi ile başlamış Kumari Bahal Tapınağı’nın hikâyesi. Küçük kızın bu münasebetsiz durumda hayatını kaybetmesi üzerine kral, bu utanç ve acı ile arınmak niyetiyle olsa gerek ölen kızı tanrıçalaştırmak için bir gelenek uydurmuş. Kast sistemi içinde soylu bir aileden gelen 3 – 4 yaşlarındaki kızlar arasından türlü imtihanlardan geçirilerek seçilen küçük bir kız, kaşı, gözü, eli ayağı düzgün, yüzü güzel, boyu posu uygun olursa Kumari seçiliyormuş. Eğer son olarak tek başına karanlık bir odada türlü korkunç maskeler takmış kişilerin uğultularla dolu bağrışmalarla yaptıkları oldukça ürkütücü ayinden, tepkisiz ve cesaretle çıkar ise tabii.

Düşünebiliyor musunuz? Henüz dünyayı, etrafını neden, niçin diye sorgulayamamış, inanış ve ibadetlerin tanrının, tanrıların ne olduğuna anlam verememiş üç yaşında bir çocuk! Kafasından neler geçer bu görüntüler karşısında. Ve nasıl tepki vermeden durur? Şaşılacak bir şey doğrusu. Masallarda kulelere kapatılmış prensesler gibi hizmetlilerce el üstünde tutularak günlerini geçiren dünyalılara sadece küçük bir pencereden günde on dakika bakarak 12 – 13 yaşlarına kadar geçen bir yaşam! Yılda altı kez kutsal günlerde ışıl ışıl kıyafetleriyle tahtların üzerinde taşınarak meydanlara çıkarılıp saatlerce sokaklarda taşındığı günler, halk onu görmek, kutsanmak için sokaklara dökülüyor. Ben gelmeden kısa bir süre önce bu günlerden biriymiş. Kaçırmışım.

Kumari; her gün öğleden sonra detaylı oymalarla süslenmiş, yaşadığı iki katlı ahşap tapınağın avlusuna gelenlere küçük bir pencerenin önünde 10 dakika kendini gösteriyor, siyah sürmeli gözleriyle hiçbir duygu ifadesi vermeden orada oturup insanlara bakıyor, insanlar da ona…

Ergenliğe erdiklerinde tanrıçalık bitiyor, evlerine normal hayata dönüyorlarmış. Yeniden bir kız çocuğu seçilip tanrıça oluyormuş. Tanrıçalık sona erdiğinde kıza ve ailesine varlık veriliyormuş ama uğursuzluk sayıldığı için bu kızla kimse evlenmiyormuş. Benim gördüğüm Kumari 11 yaşlarında gözüküyordu. Bu da demek oluyor ki, şu sıralar bir başka Kumari seçilmiş olsa gerek. Gördüğünüz üzere o münasebetsiz kral kendi vicdanını kurtaracağım diye yine bir sürü kıza kıymış!

Previous:

Eski Saray Meydanı

Next:

Dr. Chakra

You may also like

Post a new comment