Lotus Çiçeği

24 Haziran of 2011 by

Lumbini, 08 Aralık’06

Etrafta Mahayana felsefesine* göre yapılandırılmış çok sayıda manastır var. Yürümeye devam ettim ve birbirinden güzel, adeta birbirleriyle yarışan güzellikte ve ayrıntıda birçok manastır gördüm. Çin, Japon, Tayland, Kore, Tibet, Vietnam manastırlarının yanında Alman manastırının da olması ilginç geldi bana. Sonradan anladığım kadarıyla burası Budist anlayışın sembolü olan bir yerdi ve birçok ülke burada kendi varlığını betimleyen bir manastır olmasını istemişti.


Ayaklarımın beni götürdüğü yer bir bataklık kıyısıydı ve içinde bariz yoğunlukta yosunlar olan sudan gün ışığına çıkmış lotuslar gördüm. Öyle anlamlıydılar ki; oracıkta oturup düşünmeye başladım. Lotusun; yapraklarını suyun üstünde açana dek durmak, yorulmak bilmeyen tarafı, aydınlanmaya doğru bitmek bilmez arayışında insanoğlunun durmak bilmeyen yanı ile özdeşleşmiştir. Cidden de lotusun karanlıktan, çamurdan, onca yosunun, kendi doğasıyla ilgisi olmayan bitkilerin içinden sıyrılarak günışığını görene dek uzaması ve yapraklarını tam da o anda suya bırakması içinde anlam bulunabilecek derinliktedir. Ve çamurlardan çıkan lotus çiçeği saflığın, bozulmamışlığın sembolüdür. Ve denir ki ‘lotus yaprağının ortasında titrek bir çiğ damlası gibi, sabah güneşi parıldar.’

Lotusun yapraklarının çıkıntılarla kaplı olması düşen damlaların kristal benzeri damlacıklara dönüşmesine neden olur. Çiçekleri yüksekte dimdik dururken yaprakları suyun üzerinde durur. Güzel bir çiçektir. Onlara ‘gerçek nazik çiçekler’ denmesi boşuna değil…

Lotus; Budistler içinde özel bir semboldür. Lotus onu diğer bitkilerden ayıran ekolojik bir özelliğe sahiptir. Bitkilerin çoğu çiçeklerini açıp döktükten sonra meyve verir. Lotus ise meyvesi olgunken çiçek açar. Bu nedenle Budist felsefe, lotusu geçmişin, şimdinin ve geleceğin biraradalığının bir ifadesi olarak görür. Zaman ve uzayın her türlü kısıtlamalarını aşma gücünü sahip olan lotus, saflık ülkesinin çiçeğidir.

Belli başlı sutralardan ‘lotus sutra’da lotus çiçeği, insanların aydınlanmayı yakalamasını sağlayacak ‘gizemli yasayı’ temsil eder. En eski Budist sutralarının birinde lotus yapraklarının üstündeki çiğ damlacıkları ve lotus tohumları, arzuyla kirlenmemiş hayatı ifade eder. Lotus çiçeğinin ortasındaki besleyici ‘beyaz özsuyu’ insanların Budist doğasına benzetilir. Küçük lotus çanağı ve tohumlar, insanın iç dünyası gibi geniş ve sınırsız kabul edilir. Tohumları taşıyan çanak insan ruhuna açılan kapı gibidir.

Yine bir sutraya göre cennetin kralı bir lotus yaprağının üstünde oturur. Tarotta bir kart, evrenin derinliklerine bakış atabilecek noktaya gelen öz varlığımızı bir lotus yaprağının üstüne oturarak betimler. Kendini dünyasal kaygılardan kurtaran aydınlanmış insan gibi, lotus da çamurdan çıkar ve enfes çiçekler açar. Lotusun yaylalarda değil de pis bataklıklarda büyümesine karşılık, kendi doğasının kirlenmeyen dünyasında, bedeninin ve ruhunun temiz kaldığı aydınlamış insana benzetilmesi rastlantı olmasa gerek. Buna göre kök ve çiçek, kirliliğin ve saflığın arasında farkın bulunmadığı Bir’de kaynaşmıştır…

Yine bir Budist manastıra girdiğinizde sizi karşılayan lotus biçiminde oturan bir rahibin oturuş şeklinin lotusa benzetilmesinin yanında, meditasyon yapan bir insanın da lotus biçiminde meditasyona dalması aynı şeydir. Lotus duruşu ideal meditasyon duruşudur. Bedenin esnekliği, olması gerektiği kıvam ve kendi derinliğine açılacak kapının lotus duruşu ile başlaması ilginçtir. Eğer lotus duruşu yapamıyorsa insan, yeteri kadar esnek değildir. Ve kendi var oluşunun gizemine dalacak kıvama henüz gelmemiştir…

Tüm bunları düşüne düşüne lotusu inceledim. Etraftaki devinimsizlik, durağanlık bir bataklığın işaretleriydi ve suyun içine doğru baktıkça bir netlik, bir berraklık görünmüyordu. İşte bu da aslında dünyadaki karmaşanın bataklıkta görünen hali değil miydi?

*Mahayana Felsefesi; Budist felsefede tüm insanlığın kurtuluşu için bir insanın Buda-aydınlanmış kişi- olmasından önce, Bodhisattva mertebesinde kalarak insanlığa hizmet etmeleri amaçlanır. Mahayana ‘büyük araç’ anlamında kullanılabilir. Tüm insanlığa açık demektir…

 

 

Previous:

Kişisel Menkıbe

Next:

Kral Kobra

You may also like

Post a new comment