Martıları Beslemeli…

05 Ocak of 2011 by

Bir İstanbullu olarak martıları beslemek birinci görevim… Bunu en iyi yapacağım yer tabi ki şehir hatları vapuru… Fakat vapura hiç yolum düşmüyor… Anadolu yakasına hiç geçmiyorum kiiii… Avrupa yakasından Anadolu yakasına karayoluyla gitmeyi düşününce bile içim sıkışıyor… Fakat vapur keyifli… Gidilebilir…

Ama tüm hayatı Avrupa yakasına toplamışım… Karşı tarafa da sebepsiz geçilmez ki… Benim de martılara sözüm var… Ve illaki vapurdan besleyeceğim onları… Sözümü tutamadıkça içimdeki sıkıntım büyüyor…

Bir de Anadolu yakasına öyle bir iş için bile geçmiyorum… Paket programa ihtiyaç duyuyorum… En az üç iş bulunacak… O zaman geçiyorum… Nedense bu karşı tarafa  geçme işi büyük bir mesele gözümde…

Eee üç işi bulamıyorum… Vapura sebepsiz binemiyorum… Martılar bekleşiyor da bekleşiyor… Ben huzursuz… Böyle devam ederken…

Bir tatil planı gündeme geliyor… İstanbul’dan güneye doğru gidilecek güneye gitmek için feribota binmek lazım… Ha vapur… Ha feribot… Tamam diyorum oldu bu iş… Martıları besleyebileceğim.

Feribota biniyorum… Hızlıca büfeye gidiyorum… Alelacele iki üç poğaça alıyorum… Dışarı çıkıyorum… Feribotun dışarı çıktığım tarafı çok esiyor… Üşüyorum… Duramıyorum… Eee söz de vermişiz… Ne olacak şimdi… Şansımı feribotun öbür tarafında deniyorum… Tamam, bu taraf sakin… Oldu bu iş…

Poğaçaları küçük küçük parçalara ayırıyorum… Önce korka korka martılara atıyorum… Yemeğin kokusunu alan martılar yavaş yavaş etrafta toplaşmaya başlıyor… Küçük parçaları tam martıların gagalarına doğru atıyorum… O kadar yaklaşıyor martılar… Kimisi gagaya… Kimisi suya… Kimisi martının kafasına… Bir karamboldur gidiyor.

Bu arada martıların uçuş tekniklerini de inceliyorum… Çok ilginç… Bir süre feribotun yanında uçuyor… Sonra hoppp pike yapıyor aşağıya doğru sonra biraz düz gidiyor… Sonra gene yukarı… Yanıma geliyor… Martılar toplaştı… Benim poğaçalar bitti… Gidiyorum büfeye  hadi diyorum bu son… İki poğaça daha alıp geliyorum… Bu arada feribottaki insanlarda martıları beslemeye başlıyor… Biz bi sürü insan elinde simit, sandviç, poğaça martılara atıyoruz, martılar çevremizde dört dönüyor, acayip bi eğlencedir gidiyor…

Arkamdan yaşlı bir çift bana sesleniyor, kızım diyorlar bana, şu parayla poğaça al da bizim için de martıları besle… Tamam diyorum… Onların adına da martıları besliyorum… İçim çok güzel bir duyguyla dolup taşıyor…

Martılar, feribot yolcuları, o yaşlı çift… Ben…

Hep beraber öyle mutlu… Karşı kıyıya  geçiveriyoruz…

Sağlıcakla…

Fotoğraf: İsmail Şahinbaş

Previous:

Bir İlişki Ne Zaman Biter?

Next:

Zaman Nedir?

You may also like

Post a new comment