Nagarkot’a Doğru

13 Temmuz of 2011 by

Nagarkot, Nepal, 29 Aralık’06

Kendimi otobüsten inmiş bulduğumda şöyle bir etrafa bakındım. Gideceğim yönü kestirmeye çalıştım. Hangi sokak çağırıyordu beni, onu duymak üzere açtım algımı. Baktığım yerlerde bir güzellik, bir etki, bir ışık yakalamaya çalıştım. Ve yürümeye başladım gördüğüm bir çağrının peşi sıra…

Bir meydana çıktım ardından. Bir kadın topraktan, çamurdan, seramikten yaptığı kaplar arasında oturuyordu. Beyazlaşmış saçları ve etrafından kopmuş bir vaziyette işine odaklanışı ondan etrafına yayılan bir huzurun varlığıma gelip çarpmasına neden oldu. Biraz oturdum ve onu izledim.

Ardından meydandan daracık sokaklara giden yollardan birine daldım. Yürümeye başladım. Kapı önünde oturan bir kadın ellerini açıp para istedi, selam verip yürümeye devam ettim. Fakir olduklarına inanan insanlar gördüm. Kendi halinde çalışan insanlar gördüm. Oyun oynayan çocuklar gördüm, insanların yüzlerine baktım, evlerine, sokaklarına, yaşamlarına…

Ve Nagarkot’a gitmek üzere otobüsten indiğim noktaya geri döndüm. Beklemeye koyuldum. Yanıma bir adam geldi ve nereye gideceğimi sordu. Gideceğim yeri öğrenince de parmağıyla bir otobüse işaret edip benden para istedi. Bir an düşündüm, otobüs ücretleri böyle peşin verilmiyordu. Hiç karşılaşmamıştım. Yine de böylesi yerel noktalarda istenme olasılığını da göz ardı etmiyordum, çantamdan para çıkarmaya çalışırken benden istediği ücretin fazla olduğu hissine kapılmadan da edemedim. Bir taraftan yanımda bekleyip acele etmesi, düşünmeme fırsat vermeden konuşması beni çok rahatsız ediyordu, farkındaydım. Üzerimden istediği miktarda bozuk çıkmayınca otobüste vereceğimi söyleyip oturdum, yanıma geldi tekrar ve bozabileceğini söyledi. Israrları üzerimde bir sıkıntı yarattı ve o an otobüsten indim ve binmekten vazgeçtiğimi söyledim. Şöyle bir bana baktı ve kayboldu! Arkadan gelen otobüse bilet fiyatını sordum, benden istediği paranın beşte biriydi. Kandırılmaktan son anda kurtulmuştum. Yüzü, konuşmaları ve davranışları tekrar gözümün önüne geldi ve bir tiksinti duydum. Otobüsün hemen arkasında arkası açık bir pikap dikkatimi çekti.

Nagarkot’a gidiyordu ve arkada hem Nepalli hem de sırt çantalılar vardı. Eşyalarla birlikte oturuyorlardı. Görüntüyü sevdim, o an otobüsle gitmekten vazgeçip atladım aralarına. Otobüs bir süre sonra dağ yollarından daha da yukarıya çıkarken keyfim geri gelmişti. Yol boyunca ters istikamete doğru oturarak geçip gittiğimiz yerleri izledim. Dalıp gittim sonra. Derken omzumun üstünde bir ağırlık hissettim, dönüp bakınca da uyumakta olan bir Nepalli yaşlı bir adamın başı olduğunu gördüm. Güldüm ve adamın uyanmaması için kıpırdamadan öylece kaldım bir süre…

Gitgide yukarılara çıktık. Yol enfes görüntüleri vermeye devam etti. Nagarkot hayallerimdeki gibi karşılıyordu beni…

Previous:

Siyah Çay

Next:

Himalayalarda Bir Dağ Köyü

You may also like

Post a new comment