Papatya Falı Katliamı

13 Aralık of 2010 by

Papatyayı koparır âşık insanlar. Acımadan ve egoist bir ruh haliyle yapraklarını koparırlar dünyalar güzeli papatyaların. Aşklarının sonunun ne olacağını bilmeyen / göremeyen / kestiremeyen katiller, aşklarının akıbetini papatyaların yapraklarında ararlar. Acımadan koparırlar onları. Doğanın bize sunduğu sarı ve beyazın aşkını, kendi,  belirsiz aşkları uğruna heba ederler…

Yapraklarını kopardığın, canına kastettiğin papatya senin aşkının sonunu nerden bilsin ey insanoğlu. Ve sen onun canını kastederken o sana neden söylesin gerçeği. Sen, senin canını böyle basit bir nedenle alan bir katile hakikati bilsen bile söyler misin?  O papatyanın senin belirsiz aşkında hiçbir suçu yokken ölmesi ne diye. Çek ellerini benim papatyamdan kör âşık…

Oynadığın basit bir kumar. Papatyanın yapraklarının sayısına göre, sevdiğin kişi ya seviyordur seni ya da sevmiyordur. Ki senin aşkın papatya falına kaldıysa, muhtemelen seni sevmiyordur.

Papatyaların yapraklarını koparacağına git birine içinden bir sayı tutmasını iste ve sonucu öğren. Arkadaşının tuttuğu sayı tek ise seni seviyordur, çift ise seni sevmiyordur. Ki senin aşkın, arkadaşın tuttuğu sayıya kaldıysa, muhtemelen seni sevmiyordur.

Papatyaları koparma ve onlara uzun uzun bak. Yeşile bak. Papatyalara bak tekrar uzun uzun. Sarı ve beyazın uyumunu izle. Nasıl sarılmışlar birbirlerine…

Sen sarı isen sevdiğin beyazdır. Bunu düşün. Sarısı olmayı iste beyazın ve onun için uğraş. Sarının beyazı olmak için neler yaptığını hatırla ve neler yapabileceğini hayal et. Ama papatyayı koparma. Sarıyı beyazından ayırma. Sonra başını kaldır biraz. Gökyüzünün maviliğine bak. Gözlerini kapat ve kuşların ötüşünü dinle. Sevdiğini ilk gördüğünde papatyalardan bahset ona. Gökyüzünün maviliğini, tabiatın yeşilliğini göster. Gözlerini kapatıp kuşların müthiş bestelerini dinlet ona. Sonra biraz da papatyanın sarı ve beyazından bahset. Sarı ve beyazın aşkından. Senin sarı çığlıklarına bembeyaz bir sayfa açtığını görebiliyorsan gözlerinde, bil ki seni seviyordur. Bunu göremiyorsan da sevmiyordur. Onun gözlerinde gördüğün ya da göremediğin hakikattir ve papatya falının sonucu gibi kandırmalı bir yalan değildir…

Doğayı katletmeden (kısacası papatyayı) gerçeği görme sanatıdır bu. Doğayı katledersen sana gerçeği göstermez / söylemez / açıklamaz hiç bir zaman. Ama onu seversen, korursan, içine girersen, haz alırsan güzelliklerinden ve bakarsan uzun uzun ve ara sıra dost hüneriyle dertleşirsen doğayla, er ya da geç gerçeği fısıldar sana. Dostun doğa,  sana uçsuz bucaksız, sonsuz güzelliğinde birçok gerçekle tanıştırarak büyütür seni…

Fotoğraf: İsmail Şahinbaş

Previous:

Eylül Bir

Next:

Kahramanlık Değil Yapacağınız, Biraz Fedakârlık Sadece

You may also like

Post a new comment