Pokhora

20 Ağustos of 2011 by

13.08.2011

“Yedi arz, yeryüzü varoluşunun birlikte var olan, birbirlerine nüfuz eden, ancak içlerinden sadece birine duyusal algıyla ulaşılabilen, diğerleri atıl halde olan, istisnai olarak özel durumlarda farkına varılabilen, ‘tabaka’lardır. Bunların, dünya yaşamı süresince birbirlerini izleyen çeşitli dönemlerde sırasıyla belirdikleri söylenir. Yedi arzın her biri, bir qutb tarafından oluşturulmuştur. Bu yedi qutbi yüce qutba bağlıdır. Yedi arzın birlikte varoluşu nedeniyle, eş zamanlı olarak ve sürekli bir biçimde işlevlerini yerine getirirler. Yüce qutb Kafdağı’dır. Yedi yeryüzü qutbunun, sırasıyla yedi gezegen göğüne hükmeden yedi semavi qutbun yansımaları olduğunu da unutmamak gerek.”

Ellerimi uzatırsam eğer yedi arzdan biri orada biliyorum. Korkuyorum beni içine çekecek diye. Yürüdüğümüz, geçtiğimiz yolları bulutların kapladığını görünce anlıyorum ki artık gerçekten bulutların üzerindeyim.

Gökyüzünü delen Himalayalar… Nepal dünyanın çatısı, evet görüyorum çok açıkça ve ben o çatıdayım şuan. Ve buraya ne televizyon antenini tamir etmeye geldim, ne de bozulan kiremitleri tamir etmeye. Sırtımda taşıdığım ‘ben’, aşağıdaki ‘ben’i görmeliydi. İkimizde onu izliyoruz. Bunun için buraya geldik biz.

Ne yazık ki çok istediğim güneşimi göremiyorum. Bulutların kapladığı gökyüzü bana izin vermiyor. Ama biliyorum ki orada, aradan bakıyor ve beni görüyor. Onu selamladığım için ise beni seviyor biliyorum.

Aklımda ‘Yezidiler’ var. Günde 3 defa güneşe yüzlerini dönüp dua eden bu halk gözümü önünde. Derler ki yeryüzünün en güzide duaları bunlardır.

Previous:

Pokhora

Next:

Pokhora

You may also like

Post a new comment