Problem Çözen Adam Penelman ve Problem Çalgı Vuvuzela

15 Aralık of 2010 by

Akıl Oyunları filminden şizofren matematikçi John Nash’i hatırlarsınız. Grigori Penelman için de John Nash’in ikibinli yıllardaki temsilcisi diyebiliriz. Kirli sakalları,   aksi ve asi duruşu, kalın kaşları ve ilk bakışta ilginizi çeken suretiyle John Nash kadar farklı bir adam olduğunu hissettirebiliyor.

Geçtiğimiz Pazar günü otuz altı yaşını kutlayan Rus matematikçi Penelman yüz yıldır çözülemeyen ve dünyanın en büyük yedi probleminden biri sayılan ‘Poincaré’ önermesini geçtiğimiz Mart ayında çözdü. Bu problemin çözümü; dünyanın oluşum hikâyesinde eksik kalan bazı noktalara önemli ipuçları sağlayacak. Diyebilirsiniz ki bize ne. Evet, belki çok önemli bir konu değil ama asıl hikâye ise buradan sonra başlıyor.

Perelman, annesi ile mütevazı, hatta ve hatta çok fakir bir yaşam sürdürmekte. Geçimini verdiği özel derslerden ve annesinin emekli maaşından karşılayan bu adam psikolojik sorunları sebebiyle üniversitedeki görevinden istifa edip matematikten de elini ayağını çekmiş durumda. Şu sıralar sadece edebiyat ve özelliklede opera ile ilgilenmekte.

Dünyada çözülemeyen yedi problemden birini çözen Penelman kendisine ABD Clay Matematik Enstitüsü tarafından verilen bir milyon dolarlık ödülü ise geri çevirdi. Yanlış duymadınız bu fakir adam bir milyon doları elinin tersiyle itiveriyor. Sebebini ise şöyle özetliyor kendisi ile yapılan röportajda; “Para veya ün beni ilgilendirmiyor. Hayvanat bahçesindeki bir hayvan gibi sergilenmek istemiyorum. Matematik kahramanı değilim. O kadar da başarılı değilim, bu yüzden herkesin gözünü bana dikmesini istemiyorum.” Böyle diyor Penelman ve dünyada matematik adına verilen en prestijli ödül olan Fields Ödülü’nü de geri çeviriyor. Bu ödülü geri çeviren ilk adam olarak tarihe sayfalarına geçerek.

Uçuk, dahi, ceketinin içine spor bir polar giyerek kendine farklı bir moda yaratmış Penelman’ı tebrik ediyorum. İyi ki var…

Her şeyin para olmadığını, mütevazılığin erdemini ve yükselirken yaşadığın alçak gönüllüğün kudretini gösterdiğin için de takdir ediyorum…

Ancak bu başarılara imza atan bir bilim adamı olduğun ve insanoğlunun yararına daha yeni başarılar elde edebileceğini düşünerek;  matematiğe yeniden dönmeni,  hijyenik ve sağlıklı bir yaşam sürdürmeni temenni ediyorum kendimce…

Benimde Penelman’dan bir isteğim var. Dünyamızın çözülemeyen yedi probleminden birini çözmüş olsa da, gelişen dünya yeni problemleri ortaya çıkarıveriyor bir anda. Dünyamızın yeni ve popüler bir problemi ise Güney Afrikalıkların çalgısı Vuvuzela.

Afrikalı futbolseverler Güney Afrika’da düzenlenen Dünya Kupası maçlarında;  Vuvuzela adlı, sinek vızıltısı ile fil sesi arasında tınısı olan bu aleti çalıyorlar. Çin işkencesinin Afrika versiyonu bu. Vuvuzela için çok şey yazıldı, söylendi ve şu günlerde yasaklanması gündemde. Ben bir an önce yasaklanmasını istiyorum.

Kültürlerin ve onların yaşatılmasının her zaman yanındayım. Bu, tüm Afrika kıtasının önemli bir futbol kültürü olabilir. Ama ortada yedi kıtanın birlikte olduğu bir dünya kültürü var. Vuvuzela’dan çıkan ses hem izleyeni, hem anlatanı en önemlisi de teknik ekip ve oyuncuları olumsuz yönde etkiliyor. Hollanda – Danimarka maçına inanın kırk dakika tahammül edebildim.

Bu çalgıdan çıkan sesin derecesi 135 desibel. 100 desibellik sese 15 dakikadan fazla maruz kalan kişilerde kalıcı duyma problemleri ortaya çıktığını düşünecek olursak bu Vuvuzela her yönüyle gerçekten büyük bir problem.

Benim kendi açıma çözüm fikrim şu: Sadece gol sonraları, sevinmek maksadıyla kullanılabilir. Ama sadece gol sonraları. Problem çözen adam Penelman, problem çalgı Vuvuzela senin için çocuk oyuncağı. Bu sorunu da çözersin.

Aslında çözebileceğini bilsen şu problemleri de senden çözmeni isterdim Penelman Amca. Ama bunların çözülemeyeceği düşünülerek çoktan problem olmaktan çıkarıp, hayatın bir gerçeği haline getirdi insanoğlu.

Açlık ve İşsizlik problemi,

Sevgisizlik ve duyarsızlık problemi,

Çevresini kirleten insan topluluğu problemi,

Savaş yanlısı insan ve politikaları problemi,

Yere tüküren ve karısını döven,  insan taklidi yapan profil problemi…

Fotoğraf: İsmail Şahinbaş

Previous:

Kahramanlık Değil Yapacağınız, Biraz Fedakârlık Sadece

Next:

Madamın Çığlığı ve Plastik Poşet

You may also like

Post a new comment