Renklerin ve pozitif enerjinin bayramı; Holi’de Bombay’e doğru…

09 Mart of 2011 by

11 – 14 Mart 2009

Ahmadabad’da tek başıma daha fazla dayanamayacağımı anladıktan sonra tekrar birkaç günlüğüne arkadaşlarımın yanına Bombay’e dönmeye karar veriyorum. Bir anda karar verdiğim için hemen Tren istasyonuna gidip sansımı denemeye karar verdim.

Saat 10’dan 12’ye kadar hızlı bir express de yer bulabilirim düşüncesiyle bekliyorum ve evet şans yüzüme gülüyor ve sleeping class da hemen de havalandırmalı olanından yer buluyorum kendime derkeeenn, 4 – 5 çocuk ellerinde renkli tozlarla üstüme doğru koşmaya başlıyorlar ve her trafik bir anda pembeye sarıya ve mora bulanıyor! Biletim de elimde, beyazdan maviye renk değiştiriyor yavaş yavaş…

Şöyle bir iki dakika hiç bir şey göremiyorum, gözlük camlarımı silmeye çalışıyorum ama araba sileceği gibi bir şey lazım resmen..

Nasıl da unuturum, bugün Holi! Renklerin bayramı.

Biran evvel trene binip kurtulacağımı zannediyorum ama yanılıyorum. Trenden trene bile devam ediyor. İnsanlar birbirlerini her fırsatta boyuyorlar! Kameraya bir şey olur düşüncesiyle fotoğraf çekmeye bir saniye olsun cesaret edemedim! Kendi kendime tadını çıkarmaktan başka bir şey yapmadım dolayısıyla. Negatif enerjiyi kovmak hastalıklardan korunmak ve baharı karşılamak için her şey… İşte gerçek İndia!

Bombay’e tam 6 saatte vardık, inanılır gibi değil! Tren oldukça hızlıydı! Neyse, bu sefer Bombay’ın her tarafını karış karış gezdik. Chawpati Beach, Victoria Train Station, bombalanan Tac Hotel dâhil olmak üzere, Neha sayesinde, burada görmediğim yer kalmadı diye düşünüyorum. Fakat yine büyük şehirdeyim, sabırsızlığımdan dolayı bagpacker kuralına ihanet edip, Trivandrum’a 7 bin Rupilik uçak biletini alıyor ve en sevdiğim Hindistan eyaleti: Kerala’ya doğru yola çıkmaya karar veriyorum, bir kaç gün sonra…

Previous:

‘Delhi: Adventures in a Megacity’

Next:

Varkala: Chakra & Yoga & Ayurveda

You may also like

Post a new comment