Şaman’a Giden Yol

18 Temmuz of 2011 by

Nagarkot, 02 Ocak’07

İçeriye girdiğim andan itibaren iliklerime kadar işleyen bir his ile kuşatıldım, şiddeti gitgide artan. Girişte gördüğüm ocakta ateş hala yanmaya devam ediyor. Duvarlarda asılı bir gaz lambasına takılıyor gözlerim. Ve her bir ayrıntıya bakmaktan kendimi alamıyorum. Oracıkta ateşin başına oturup yaşlı kadının ateşe odun atışını izliyorum.

Derken içerdeki sessizliği Min Tamang bozuyor. Bana dönüp ne yapmak istediğimi soruyor. Ne yapmak istediğimi bilmiyorum. Tek istediğim burada kalmak. Yaşlı kadına burada kalıp kalamayacağımı sormasını istiyorum. Onun davulunu görmek istediğimi ve davulu ile yapacağı bir ritüeli izleyip izleyemeyeceğimi…

O sırada adının …* olduğunu öğrendiğim Şaman kadın, davulunu getirip bana doğru uzatırmış gibi yapıyor. Davulu bana gösterdiğini anlıyorum. Üzerinde şekiller var, sapına oyulmuş figürleri fark ediyorum hemen ardından. Kalbim hızlı hızlı çarpmaya başlıyor. Bu bir rüya gibi. Bu anı olabildiğince içime almak istediğim, dibine kadar…

Benim onunla kalma isteğime bir an dönüp bana baktıktan sonra, başını sallayarak olumlu yanıt verdiğini anlıyorum. Biliyorum bu karar bana ait değil. İçimdeki dizginleri eline almış vaziyette ve ayaklarım buradan ayrılamayacak denli kararlı. Min bana dönerek dönüş yolunu bulup bulamayacağımı soruyor, ‘bulurum’ diyorum ama emin değilim. Onlar konuşadursun, tahta merdivenlerden tekrar yukarıya çıkıp odaya bakma isteği duydum. Konuşmaların ötesinde ev ile baş başa kalma isteği. Odayı izliyorum. Pencereler açık, içerden dışarıya küçük aralıklar var, çatının kenarlarından boşluklar. Bir tarafım bu kadar açıklık olan bir evde kalmaktan ürkerken, diğer tarafımda en ufak bir endişe yok. Derken aşağıdan gelen sesler çoğalıyor. Aşağı inip bakınca da şaman kadının oğlu olduğunu öğrendiğim bir adamı görüyorum. O esnada aralarında geçen konuşmalardan adamın hakkımda sorular sorduğunu anlıyorum.

Konuşmaları, davranışları ve bakışları hoşuma gitmiyor. Min Tamang’a dönüp onun bu gece burada bizimle kalıp kalmayacağını sormasını istiyorum. Kalacağını söylüyor. O adamla aynı evde kalma isteği duymamış olmam kararımı tekrar sorgulamama neden oluyor. Ve şaman kadınla birlikte ritüel yapma isteğimi başka türlü nasıl gerçekleştirebileceğimi soruyorum. Min dönüp kadına soruyor ve o da eğer onunla olmayı gerçekten istiyorsam eğer beş gün boyunca sabah gündoğumunda burada olmam gerektiğini söylüyor. O an geldiğimiz patika yolları getiriyorum gözümün önüne. Bulmak zor, yolu, izi olmayan patika yollardan, sisin içinden geçerek geldiğimiz bu yeri tekrar bulmanın zor olacağını ama imkânsız olmadığını düşünüyorum ve “tamam” diyorum, “geleceğim…”

Ardından Min ile yolu iyi anlamak için dönmeye karar veriyorum ve Şaman kadınla sarılıp ayrılıyoruz. Onunla olma isteğimden başka bir şey düşünemez haldeyim. Ve bugün öğleden sonra buraya tekrar gelip yolu test edeceğim. Ona söylüyorum, ‘bugün geri geleceğim’ ve söz veriyorum. Min sözlerimi tekrarlıyor ve öğleden sonra geleceğimi söylüyor. Geri dönüş yolunda aynı çimenler, ağaçlar, yamaçlar arasından geçerken, birbirine yakın konumlandırılmış evleri işaret noktası almaya çalışıyorum. İçimde en ufak bir şüphe yok. Yeri bulacağım ve içimdeki rehber bana yardım edecek, biliyorum. Min ile geri döndükten sonra biraz odaya geçip olanları düşündüm ve tekrar Şaman’a giden yolu bulmak üzere ormana girdim.

* Şamanların ismi söylenmez. İsim kişinin gücünü içinde taşır ve o ismin söylenmesi veya bilinmesi o gücü (erk) dağıtır. Evrende hem yapıcı hem de yıkıcı güçlerin varlığı Şamanların kendi güçlerinin farkında olan insanlar olmaları nedeniyle onları ‘bir av’ durumuna sokabilir.

Previous:

Nepal’de Bir Şaman Buldum

Next:

Cangılda Kayboldum

You may also like

Post a new comment