Şaman

24 Şubat of 2017 by

Gecenin sabaha erdiği noktadayım, gölgeler uzuyor yollarda. Ekmek derdinde insanlar sorgusuz, koşturmacalarda. Metropol, sarı-kırmızı akan nehirler gibi, binlerce yola ev sahibi. Derin uykudan uyanıp, silkinen dev bir ejder misali.

Yarı uyanık, çoğu hala bilinci bulanık yüzler. Topluca taşınıyorlar, farklı noktalara.

Yollar sıkışık, bazen çarpışarak omuzlar ve bitmeyen telaşla
Yürekler sıkışık
Adı üstünde, tüketim toplumu
Hava, su da tükenecek bir gün
Şefkatle bakan gözlerin ışığı,
Heyecanla atan yüreklerin tükenişi gibi…

Sisler arasından geçiyorum,
Binlerce yıl öteden, uzak coğrafyalardan bir zaman yolcusu, şimdi kalbime misafir.
Sohbeti asırlarca uzun, dansı göz açıp kapayıncaya kadar doyumsuz.

Önce gözlerim, yakılmış dev bir ateşle buluşuyor.
Alevlerin dansını izliyorum, nefes almaksızın
Sonra Şaman’ın.
Elinde davulu ve aynası, renkleri kol kola uzun cübbesi.
Başında heybetli külahı, küçük zil ve çıngıraklarla bezeli destansı görünümüyle dilinde duaları ile transta.
Yeraltında, yerüstünde, gökyüzünde âlemleri izlemede. Kâh coşkuyla, kâh hüzünle yakarıyor
bildiğince ve gücü yettiğince..genetiğinde taşıdığı yada edindiği tüm yetenekleri ile sağaltmaya çalışıyor tüm acıları.

Gecenin ayazı iliklerime işliyor, mantomun içine daha bir sokuluyorum.
Sert bir rüzgâr esiyor, nerdeyse ayakları yerden kesercesine
Yerküre binlerce kilometre hızla dönmeye devam ediyor, hissettirmeden.
Sisler dağılıyor, günışığımla buluşuyorum. Gün boyu ben de dansıma ve kurtlarla koşmaya devam ediyorum.
Bir gün daha eksilirken, pencerelerden. Şükür bin defa şükür…
Güneşin gölgesi ay ışığında, ormanın, dağın ruhuyla modern zaman Şamanı ile söylüyoruz şimdi şarkılarımızı. Tüm evrene. İlla…

Gözlerinin içine girdim,
Başka âlemler gözledim.
Ben bunlarla övünmedim, beklemedim illa.
Beklemedim, sevdim.
Gölgelemedim, bağını bahçesini
Günü, güneşi örtmedim
Yapılanlar, söylenmez ki her zaman.
Sömürmedim illa…

Rüzgârların, denizlere aşkı ile köpüklerin coşkusu ile söylemeye devam.

Bir salkım söğüdün altında, sen bana ben sana kavuşalım.
Bedenimi ruhumu al, al ki kurtulsun bu canım
Benliğimi canımı al ki, kurtulsun can.
Daha gidecek çok yolumuz var, güzel yârim.
Daha gidecek çok yolumuz var…

Deniz Can
23. 2. 2017

Previous:

Yol

Next:

Mayıs 18’e

You may also like

  • 06 Nis

    Hayallerim

    Özgür Yazılar

    Küçükken hep hayal kurardım. Irmakların en büyüğün de, en uzunun da, yeşil vadilerin arasından; durmadan ...

  • 02 Eyl

    Artık Ben De Söyledim

    Özgür Yazılar

    İçeriden çıtır çıtır sesler geliyor. Tavanda kırmızı alacalı yansımalar.  Güğümdeki suyun sabrı zorlanmış. Şaşmaz aralıklarla ...

  • 03 Ara

    Kelebekler Vadisi’nden Merhaba

    Özgür Yazılar

    Bir tırtılın kelebeğe dönüşmesi ne kadar sürüyor acaba? Bu vadide kaç çeşit kelebek var acaba? ...

  • 11 Haz

    Yalın

    Özgür Yazılar

    Bazen karabasan olur, sarar çehreni iner karabulutlar üstüne. Güneşi görmeye çabalarsın, nafile! Tutunacak bir dal ararsın, bulursun ...

Post a new comment