Sansarak ve İnikli Köyleri

22 Aralık of 2011 by

18 Aralık 2011

Osmanlının ilk başkenti İznik, Bursa’ya bağlı 85 km uzaklıkta bir ilçe. Tarihte dört kez başkent olmuş, dört medeniyete evsahipliği yapmış tarihi ve antik bir şehir.

Yolculuğumuza Cumartesi gecesi başlıyor ve pazar sabahıgünün ilk saatlerinde İznik’de göl kıyısında olmayı planlıyoruz. Fakat havaoldukça yağmurlu ve kasvetli. Hüseyin Hoca’nın yapmayı planladığı uzun pozlamayı hava şartlarından dolayı maalesefertelemek zorunda kalıyor ve ilk köyümüze doğru yola çıkıyoruz. Yaklaşık yarımsaatlik bir yolculuktan sonra Sansarak Köyü’ne geliyoruz. Köy kahvesinde  odunateşinde demlenen  çayla, köyde bizimiçin yapılan peynir, ekmek, zeytin ve yörenin yetiştirmiş olduğu domatesle  kahvaltımızı yapıyoruz. Bu arada yağmur hiç dinmek nedir bilmiyor ve hızınıgitgide artırıyor. Fotoğraf çekmek bu yağmurda biraz zor gibi görünüyor. Ama yinede köyü gezmek ve görmek istiyoruz.

Sansarak, İznik ilçe merkezine 17 km mesafede bir köy. Otantik yapısınıkorumuş çok enteresan bir köy. Bu köyde eskilerde ‘Sarı Kısrak’ diye isimlendirdikleri kısraklar çok yaygınmış ve sarı kısrak adı zamanla değişerek ’Sansarak’ halini almış ve bu köye adını vermiş. Köy gerçekten görülmesi gereken bir yapıda, iki katlı, altı taş, üstü  kerpiçten yapıları hala özelliliğini koruyor.  Köy fotoğraf içinideal bir yer…

Hüseyin Hoca’nın deyimiyle ”Bu evler  yıllara karşı direnişinin izleri, daracık toprak ve tezek kokanan sokakları, sokakta oynayan çocukları, kalabalık nüfusu ve sıcak kanlı insanlarıyla özel bir köy.”

Köy halkı samimive çok sıcak kanlı ve aynı zamanda  misafirperver. Sabahın ilk saatleri, ortalıkta hiç kimse yok. Herkes sanki uykuda. Köyde yaklaşık üç saat kadar kalabileceğimiz söyleniyor fakat yağmur buna müsaade etmeyeceğe benziyor. Yağmura rağmen halk yavaş yavaş ortalığa çıkmağabaşlıyor. Onlarla ayaküstü sohbet ediyoruz ve bizi hemen evlerini davet edipbir şeyler ikram etmek istiyorlar. Yağmur dinmeyeceğe benziyor, fotoğraf çekmekte zorlanıyoruz, makineler ıslanmaya buhar yapmağa  başlıyor. Hüseyin Hoca diğer arkadaşlar göl kıyısına yada çini atölyelerini gezmeyi  teklif ediyor. Sansarak’tan saat 11.00 gibi ayrılmayı planladığımız gezimizi saat 10.00 gibi bitirmek zorunda kalıyoruz. Otobüslere binmeye başladığımızda yağmura rağmen köye gelişimizden haberleri olan özellikle çocuklar merak edip bizigörmeye geliyorlar. Bazı arkadaşlar çocuklariçin yanlarında getirdikleri  balon, şeker ve çikolataları onlara ikram ediyor ve diğer arkadaşlarda çocukların fotoğraflarını çekmeğe çalışıyorlar.

Sansarak çok güzel bir köy umarım tekrar buralara gelip uzun zaman kalıp bol bol fotoğraf çekme imkanımız olur.

Sansarak Köyü’nden ayrıldıktan sonra çini atölyelerini ziyaret etmek ve öğle yemeği için İznik merkeze doğru gidiyoruz…

Öğle yemeğinden sonra Saat 15.00 gibi İznik’e 11 km uzaklıktaki İnikli Köyü’ne  gitmek için yola çıkıyoruz. Ahşap camisi ve bir birinden ilginç ahşap evleri ile ilginç bir köy. İnikli, halk arasında, inek besledikleri için yada inekli bir Yörük nedeniyle bu adı aldığı söylenir. Daha sonra Gedikli, zamanla da İnikli olmuş. Evlerin bir kısmı maalesef kaderlerine terk edilmiş durumda. Bir kısım köy halkı yeni yapılan evlerde yaşamlarını sürdürüyor. Tıpkı köyün camisi gibi. O güzelim camiyi restore etmek yerine betondan kocaman bir camii yapmışlar. Köyün tam ortasında hiçbir özelliği olmayan bir bina görüntüsünde…

Yağmurun azizliğine burada da uğruyoruz. Köy halkı evlerinde, bizlere pencerelerinden el sallıyorlar ve meraklı gözlerle bakışıyoruz. Köy kahvesinde ikram edilen sıcak çaylar ve sohbetlerden sonra saat 18.00 gibi yola koyuluyoruz.

Fotoğraf açısında, rotası çok güzel tespit edilmiş keyifli bir gezi yaptık. Emeği geçen herkese teşekkürler. Bir dahaki gezilerde buluşmak üzere…

Yazı ve fotoğraflar: Güler Kara

Previous:

Lugano’da Trekking

Next:

Sırt Çantalının Uzak Yolculuğu; Krabi

You may also like

Post a new comment